Bakan Çelik: 10 Yıl İçinde Gelen Turist Sayısı ve Turizm Geliri 3 Kat Arttı (3)
Bakan ÇELİK.Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Ak Parti Çukurova İlçe Başkanlığı Danışma Meclis Toplantısı'na katılarak partililere seslendi.
Bakan ÇELİK: 10 YIL İÇİNDE GELEN TURİST SAYISI VE TURİZM GELİRİ 3 KAT ARTTI (3)
BAKAN ÇELİK'TEN SİLAHLI UNSUR AÇIKLAMASI
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Ak Parti Çukurova İlçe Başkanlığı Danışma Meclis Toplantısı'na katılarak partililere seslendi. Bakan Çelik, çözüm sürecinde silahlı unsurların yurtdışına çıkmaları için yasal bir düzenlemeye gerek olup olmadığı tartışmasının sanal olduğunu söyledi.
Bir devletin ve milletin büyüklüğünü irdeleyen Bakan Çelik, tarih boyunca çok iniş ve çıkışlar yaşandığını, ama her zaman birlik ve beraberliği koruyarak, kardeşlik, eşitlik ve dayanışma duygularını ile sorunların çözüldüğünü anlattı. Sorunlar karşısında öz dinamiklere dayanan yerli çözümler üretilmesi gerektiğini de vurgulayan Bakan Çelik şöyle devam etti: "Ürettiğimiz yerli çözümler evrensel düzeyde kabul görüyor. Çözüm süreci böyle bir süreçtir. Türkiye'nin içindeki sosyal barışın yeniden kurulması, demokrasi eksikliklerinin giderilmesi yönünde 10 yıldır büyük reformlara imza atıldı. Türkiye'deki maalesef yıllar evvel yanlış uygulamalar yüzünden devlet içindeki çeteleşmeler yüzünden, vatandaşımıza karşı yapılmış haksızlıklar çeşitli toplum kesimleri arasında çatışma unsurları doğuracak bir takım sıkıntılar meydana getirdi. Devletin eksik demokrasi uygulamasından dolayı inanç sahipleri insanlar okulların kapılarından çevrildi. Kürt vatandaşlarımız dillerini kimliklerini yasaklarla savmaya çalışan bir takım uygulamalarla karşılaştı. Liberal kimliğe, sol demokrat kimliğe sahip olanlar, azınlıklar büyük zulümlerle karşı karşıya kaldılar. Vatandaşla karşı karşıya gelmeye çalışan devlet anlayışının, yanlış vatandaşlık, yanlış devlet ve yanlış demokrasi yazılımı yüzünden Türkiye'de pek çok sıkıntı çekildi. Ak Parti hükümeti bu yazılımı yenileme konusunda, makbul vatandaş ve makbul olmayan vatandaş ayrımını ortadan kaldırmak için büyük irade gösterdi. Eksiklikler ve yapılması gerekenler yok mu? Tabiki var. Demokratikleşme sürekli geliştirilmesi gereken bir süreçtir. Çözüm süreci Türkiye'nin demokrasi, sosyal barışını tehdit eden silahlı unsurların ülke dışına çıkarılma sürecidir. Bu konuda kara propaganda malzemesi olan, maalesef gerçeklerle alakası olmayan bir takım şeyler üretiliyor. Ak Parti milletin evet demediği hiçbir şeye evet demez. Sanki devletin niteliği, milletin vasfı üzerine bir pazarlık yapılıyormuş gibi izlenim vermeye çalışanlar, eski Türkiye'nin zihniyeti içinde yeni Türkiye'nin özgüvenini anlamıyorlar. Bugün kaygı ve korku üretenler, topluma korku salmaya çalışanlar özgüven sahibi Türkiye'ye adapte olamamış insanlardır. Biz eleştirinin, uyarının, bir takım eksiklikler varsa bunların tartışılmasının her zaman yararlı olacağını düşünüyoruz. Ama korku ve kara propaganda üretmek olsa olsa psikolojik bir operasyondur, siyaset değildir."
PROVOKASYONLAR SÜRECE DESTEĞİ ARTTIRDI
Akan kanın durması için büyük bir iradeyle çözüm süreci yürütülürken, meselenin Türk ve Kürt ırkçılığının kavgası haline dönüştürüp gündemi başka bir yere çekmeye çalışanlar olduğunu söyleyen Bakan Çelik, şunları ifade etti: "Millet artık bu iki zıt ırkçılığın provokasyonu arasında çözüm sürecinin sıkışıp kalmasına, sabote edilmesi müsaade etmeyecektir. Büyük bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısı adı altında, bütün kimliklerin herkesin anadilinin aziz olduğu bir olgunluğa artık Türkiye ulaşmıştır ve buradan geri dönüş yoktur. Millet 30 yıldır süren bu sorunu daha çok adalet üreterek çözeceğini söylüyor. Süreç başladığından beri bir sürü provokasyon oldu. Ama şükürler olsun ki, her provokasyon bu aziz milletin sürece desteğini arttırdı. Şimdi 'Anayasadan Türk ifadesi çıkacak mı, çıkmayacak mı?' diye soruyorlar. Türkiye Cumhuriyeti ibaresinin çıkıp çıkmamasıyla ilgili bir sürü sanal tartışma yapıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti, Türk milleti, bayrak, demokrasi, bu millet, bunları ortak değeri olarak biliyor. Ama bunun Kürdü, Çerkez'i, inançlı insanı, inançsız insanı kimseyi dışlayan bir süreç üretmemesini istiyor. Bu millet bütün kimliği, etnik grubu, bütün mezhebi dini anlayışıyla tek bir millet olarak geleceğe yürümek istiyor. Ak Parti döneminde bu yanlış ulus devlet anlayışının ürettiği anlayışa son verilmiştir. Tam vatandaşlarımızın kimlikleri azizdir. Resmi dilimizin Türkçe olması bizim için kazanımdır. İnsanların anadillerini öğrenmesi Türkiye'nin temel ortak değerleriyle çelişmez."
İRADEYİ ANLATTI
'Silahlı unsarlar yurtdışına nasıl çıkılacak?' diye sorulduğunu kaydeden Ömer Çelik, şunları belirtti: "Devlet silahlı mücadelesini hangi metotlarla veriyorsa, o metotlar bugün demokrasimizi korumak için, sosyal barışımızı korumak için, teröre karşı nasıl mücadele edilmişse, aynı mekanizmalar bugün silahlı unsurların silahlarını bırakıp yurtdışına çıkma iradesi göstermeleri halinde, onlara dokunmaksızın yurtdışına çıkmalarını sağlayacak iradeyi üretecektir. Bunun için bir yasal değişikliğe, bir yasal güvenceye ihtiyaç var mıdır, yok mudur tartışması, sanal bir tartışmadır. Bu TBMM'de yasal düzenlemeyle halledilmesi şeklindeki tartışma zeminine çekilmesi doğru bir tartışma zemini değildir. Eğer demokrasi ve sosyal barışımız silahlı tehdit altında olduğu zaman nasıl bir iradeyle bununla mücadele ediyorsak, bu silahlı tehdidi edenler ülke dışına çıkmaya kalktığı zaman siyasi irade 'bunlar silahlarını bırakıp yurtdışına çıktıkları takdirde bunlara dokunulmayacak' deniyorsa bu çok basit bir şekilde bir düzenlemeyle halledilir ve bu temin edilir. Meselenin başka yerlere çekilmesi bu süreçle ilgili üretilen provokasyonlardan bir tanesidir. Mesele nettir. Silahlı unsurlar silahlarını bırakıp yurtdışına çekilmeye başladıkları andan itibaren bunlara dokunulmayacaktır ve bunlar ülkeyi terk edecektir. Hükümetin iradesi budur. Çözüm süreci artık bir Türkiye sürecidir. Bir partinin yürüttüğü süreç değildir." - Adana