Bakan Ergün Bosna Hersek'te
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün bir takım temaslarda bulunmak üzere Bosna Hersek'e gitti.
Ergün, Avrupa Teknoloji ve Toplum Konferansı'na katıldı. Ergün, TSE Çözüm Ortaklığı Ofisi'nin açılışını yaptı.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün:
"(Gezi Parkı odaklı gelişmeler) 'Türkiye'de otoriter rejim var. Türkiye'de demokrasi yok, insan hakları, özgürlükler ayaklar altına alınıyor' dezenformasyonuyla karşı karşıyayız şu an"
"Eğer Türkiye otoriterleşen, diktatörlerin yönettiği, demokrasiden uzaklaşmış bir ülke olsaydı, bu sıçramaları yapabilir miydi? Hiçbir ülke antidemokratik ortamda, otoriter bir rejim altında Türkiye'nin gösterdiği bu sıçramayı gösteremez"
"(Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinde yeni faslın açılmasıyla ilgili) Türkiye zaten kararlı, Avrupa da kısmi bir kararlılık göstermiş oldu. Türkiye için açılması gereken bu faslı açmamak, yapılabilecek en önemli hatalardan biri olurdu''
" Türkiye'nin son 10 yıllık hikayesinden dünya övgüyle bahsediyor. Bu on yıllık hikayeyi, dezenformasyonla ortadan kaldırmaya çalışmak, doğru değil. 'Türkiye otoriter bir rejime doğru gidiliyor, demokrasi ortadan kalkıyor, insan hakları ve özgürlükler alanı daralıyor' gibi görüşler birer dezenformasyondur"
"Ya Türkiye'nin geçtiğimiz on yıllık hikayesi gerçek değil, ya bunlar gerçek değil. Ancak Türkiye'nin 10 yıllık hikayesi ölçülebilir, tartılabilir bir temele dayanıyor.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, çeşitli temaslarda bulunduğu Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da, Türk girişimcilerince kurulan Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (IUS) ile Sakarya Üniversitesi tarafından düzenlenen Avrupa Teknoloji ve Toplum Konferansı'na katıldı.
Ergün, 'Türkiye'de otoriter rejim var. Türkiye'de demokrasi yok, insan hakları, özgürlükler ayaklar altına alınıyor' dezenformasyonuyla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Elbette bu bizi öldürecek değil, yaralayacak da değil ama yapılmak istenen şeylerden bir tanesi soru işareti bırakmaktır" dedi.
''Avrupa Teknoloji ve Toplum Konferansın'nda konuşan Ergün, bugün dünyada özellikle bilim ve teknolojideki gelişmelere rağmen özellikle ahlakın, barışın, empatinin, diyaloğun, işbirliğinin sürekli bir şekilde tahrip edildiğini söyledi.
Bir taraftan büyük gelişmeler olduğunu bir taraftan da çok temel değerler aşındırıldığını ifade eden Ergün, "Temel değerlerin üzerine teknolojik gelişmeleri inşa etmesek bilim ve teknolojideki gelişmeler bizim sonumuz da olabilir, yıkımımız da olabilir. Bütün bunları temel değerlerin, ahlaki, insani değerlerin üzerine inşa etmek zorundayız. Bizim medeniyetimizden miras aldığımız birçok değere bugün dünyanın ihtiyaç duyduğu açıktır. Dünyaya katacağımız çok şey var" diye konuştu.
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeleri dikkate aldığımızda, her bilginin herkese çok kısa sürede ulaşılabilir hale geldiğini dile getiren Ergün, şöyle konuştu:
"İnsanlar adeta bilgi bombardımanı altında. Peki nasıl yararlanacağız biz bundan. Bu bilgi bombardımanı bizi tahrip edecek mi, yoksa biz bundan istifade mi edeceğiz. İstifade etmek için birtakım temel değerlerimiz, anahtarlarımız olmalı, o bilgi yoğunluğundan istifade etmek için. Bilgi ve iletişim teknolojileri içindeki bunu bilgi akıtan kanallar o kadar da temiz kanallar değil. Doğru bilgi, yanlış bilgi, yalanlar, karalamalar, iftiralar, hersey aynı kanaldan geliyor. Nasıl ayıracağız? O zaman çok dikkatli olmamız gerekiyor. Bilgi doğru mu yanlış mı, tam mı eksik mi, temiz mi virüslü mü ona bakmak gerekiyor. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin bize katkısı olmasını istiyorsak bu doğrultuda hareket etmeliyiz."
"Yapılmak istenen, soru işareti bırakmaktır"
Enformasyon teknolojileri alanında enformasyonun yanı sıra dezenformasyon bulunduğunu dikkati çeken Ergün, dezenformasyona karşı son derece dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Son zamanlarda bu teknolojinin birçok sosyal ve politik hareketlerin örgütlenmesinde ve dezenformasyonda kullanıldığını ifade eden Ergün, "Son zamanlarda Türkiye ile ilgili kullanılan alanlardan birisi budur. Enformasyon teknolojileri alanıdır. Tam bir dezenformasyon var. 'Türkiye'de otoriter rejim var. Türkiye'de demokrasi yok, insan hakları, özgürlükler ayaklar altına alınıyor' dezenformasyonuyla karşı karşıyayız şu an. Elbette bu bizi öldürecek değil, yaralayacak da değil ama soru işareti bırakacak. Sonunda yapılmak istenen şeylerden bir tanesi soru işareti bırakmaktır. Gerçek bu mu? Gerçek bu değil. Gerçeğin bu olmadığını son 10 yıldaki somut veriler çok açık bir sekilde ortaya koyuyor. Son 10 yılda Türkiye'nin göstermiş olduğu ekonomik ve siyasi ilerlemeyi gösterebilmiş değildir, Türkiye ölçeğindeki hiçbir ülke yoktur. Eğer Türkiye otoriterleşen, diktatörlerin yönettiği, demokrasiden uzaklaşmış bir ülke olsaydı, bu sıçramaları yapabilir miydi? Hiçbir ülke antidemokratik ortamda, otoriter bir rejim altında Türkiye'nin gösterdiği bu sıçramayı gösteremez. Asla olamaz öyle bir şey" diye konuştu.
" Dezenformasyon, bilimsel değil"
Türkiye'nin son 10 yıllını değerlendiren Ergün, milli gelirin 3 kat, ihracatın da 4-5 kat arttığına dikkati çeken Ergün, bunun ancak demokrasiyle gerçekleşebileceğini belirtti.
Türkiye'nin ilerlemesinin, kilogramla, metreyle de ölçülebileceğini, tartılabileceğini ancak dezenformasyonun ölçümünün mümkün olmadığını anlatan Ergün, "Bir şey ölçülebilir degilse bilimsel değildir. Bilimsel olması için ölçülebilir, gözlenebilir ve denenebilir olması lazım. Bu söylenenlerin hiçbirisi ölçülebilir, gözlenebilir ve denenebilir değildir. O zaman bilimsel değildir. Türkiye gerçekleriyle uzaktan yakından ilgisi de yoktur'' diye konuştu.
IUS Üniversitesinden mezun gençlerin akademik hayat ve ekonomiye büyük katkıları olacağı ifade eden Ergün, burada eğitim gören gençlerinn bütün önyargıları ortadan kaldırarak dünyadaki barış ve istikrara büyük katkıları da olacağını kaydetti.
Türkiye'nin özellikle son 10 yılda gösterdiği gelişimi hatırlatan Ergün, Türkiye'nin bu değişimini Bosna Hersek ve bölgedeki tüm vatandaşların gördüğü, Türkiye'nin güçlü olmasının, dostlarının güçlü olmasının anlamına geldiğini ifade etti.
Avrupa Teknoloji ve Toplum Konferansı'na, Sakarya Üniversitesi Sanayi Mühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Torkul, IUS Rektörü Prof. Dr. Özer Çınar ve IUS'un Mühendislik ve Sayısal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fehim Fındık da konuşmalar yaptı.
TSE Çözüm Ortaklığı Ofisi açılışı…
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Çözüm Ortaklığı Ofisi'nin açılışını yaptı.
Türk girişimcilerce Bosna-Hersek'te kurulan Uluslararası Saraybosna Üniversitesi'nin (IUS) kampüsündeki TSE Çözüm Ortaklığı Ofisi'nin açılışına, Bakan Ergün'ün yanı sıra, IUS Rektörü Prof. Dr. Özer Çınar, Saraybosna Eğitim ve Öğretimi Geliştirme Vakfı (SEDEF) Başkanı Hasan Topaloğlu, TSE Çözüm Ortaklığı Ofisi Müdürü Prof. Dr. Ümit Alver, TSE Genel Sekreteri Üzeyir Karagöz ve Bosna Hersek Standartları Enstitüsü (BAS) Müdürü Aleksandar Cincar katıldı.
Ergün, buradaki TSE Çözüm Ortaklığı Ofisi'nin, TSE ile BAS arasındaki işbirliğinin bir sonucu olarak oluşturulduğunu söyledi.
Hem IUS'un hem de IUS'u kuran vakfın, bu çözüm ortaklığının içinde olduğunu kaydeden Ergün, "Bu bünyede, üniversitede bazı test laboratuarları oluşturuldu. Bosna Hersek'e gelen ve Bosna Hersek'ten çıkan ürünlerin belgelendirilmesi ve kalitesi konusunda TSE'nin önemli bir rolü olacak" dedi.
TSE'nin uluslararası alanda ciddi çalışmalar yapan bir kuruluş olduğunu vurgulayan Ergün, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu kuruluşumuzu çok daha güçlendireceğiz. Bugün, standartlar savaşı dediğimiz bir rekabet ortamındayız. Bunu hiçkimsenin tek başına başarması mümkün değil, mutlaka güçlü işbirlikleri gerekiyor. TSE de bu güçlü işbirliğini yapabilecek en önemli organizasyonlardan birisidir. O yüzden 30'a yakın ülkede bu işbirliklerini oluşturan mekanizmalar harekete geçirildi. Bosna Hersek için de TSE'nin buradaki çözüm ortaklığı ofisi çok önemli bir güç kaynağı olacak. Ofisin, hem Bosna Hersek'e hem de TSE'ye büyük katkısı olacaktır."
TSE Çözüm Ortaklığı
TSE çözüm ortakları, ilgili hizmet bölgesinde örnekleme, test, muayene, belgelendirme, bu faaliyetlerin yeterliliği ve eğitim gibi faaliyetleri TSE adına gerçekleştirmek üzere işbirliği ortaklığı yapılan kuruluşlardır.
TSE çözüm ortaklıkları, uygunluk değerlendirmesi alanında faaliyet gösteren özel sektör kuruluşları ile TSE arasında imzalanan protokollerle kurulmaktadır. TSE çözüm ortakları, yurtdışında üretim yapan ve ticaretle uğraşan firmaların, bulundukları ülke veya ticaret yaptıkları diğer ülkeler ile ilişkilerinde ihtiyaç duydukları tüm uygunluk değerlendirme işlemlerini uluslararası standartlar çerçevesinde yapmaktadır. Aynı zamanda Çözüm Ortakları aracılığıyla verilen hizmetler yoluyla ithalatçı firmaların Türkiye ile ticarette yaşayabilecekleri sorunlara kaynağında çözüm üretmek de mümkün olacaktır.
Ergün, soruları yanıtladı…
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin AB'ye üye olma müzakere sürecinde yeni faslın açılmasıyla ilişkin, ''Türkiye zaten kararlı, Avrupa da kısmi bir kararlılık göstermiş oldu. Türkiye için açılması gereken bu faslı açmamak, yapılabilecek en önemli hatalardan biri olurdu'' dedi.
Ergün, çeşitli açılış ve temaslarda bulunmak üzere geldiği Saraybosna'da, gazetecilerin sorularını yanıtladı, Türkiye'nin AB'ye giriş sürecinde samimi ve kararlı olduğunu, ancak AB'nin aynı samimiyeti ve kararlılığı göstermediğini belirterek, benzer durumla Bosna Hersek'in de karşılaştığını dile getirdi.
Avrupa'nın tam ortasında olan Bosna-Hersek'te yaşananlara savaş zamanında göz yumulduğunu, şimdi de bu ülkenin AB'ye giriş süreciyle alakalı çifte standart uygulandığını ifade eden Ergün, şunları kaydetti:
"Bir taraftan Hırvatistan kolay bir şekilde girebiliyor, diğer taraftan Bosna Hersek'teki siyasi ve idari problemlerin çözümüne katkı sağlanmıyor, bunu görüyoruz. Türkiye için de benzer bir tavır söz konusu. Türkiye kararlılık ve samimiyetini sürdürüyor, ancak AB'den aynı samimiyet ve kararlılığı görmüyoruz. Tüm bunlara rağmen biz yolumuza devam ediyoruz. Kopenhag Kriterleri'yse Kopenhag Kriterleri, bunları Ankara'da siyasi kriterler haline getiriyoruz. Maastricht Kriterleri'yse Maastricht Kriterleri, bunları İstanbul'da ekonomi kriterleri haline getiriyoruz ve yolumuza devam ediyoruz.''
''Fasıl açılsaydı da açılmasaydı da bizim açımızdan önemli değil''
Türkiye'nin AB'ye üye olma sürecinde yeni faslın açılıp açılmamasının fazla önem taşımadığını vurgulayan Bakan Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Fasıl açılsaydı da açılmasaydı da bizim açımızdan önemli değil. 3 yıldır açılmıyordu fasıl, ama Türkiye 3 yıldır ekonomik ve siyasi ilerlemesini sürdürüyor. Eğer bu fasıl açılmamış olsaydı, Avrupa'nın bu dezenformasyondan ciddi manada etkilendiğini hatta bu işte rol oynamak istediğini daha çok düşünüyor olacaktık. Nihayetinde aklı selim galip geldi. Türkiye'nin böyle bir faslı açarak, AB yoluna devam etmesi ve devam ettiği mesajının dünyaya verilmesi önemli. Türkiye zaten kararlı, Avrupa da kısmi bir kararlılık göstermiş oldu. Türkiye için açılması gereken bu faslı açmamak, yapılabilecek en önemli hatalardan biri olurdu. Bu da, AB'nin son dönemdeki hatalarından birisi olurdu. Ama böyle bir hata yapmamış olması, AB için de Türkiye için de süreç için de faydalı oldu'' ifadelerini de kullandı.
"Teknolojik gelişmelerin önemi"
Bakan Ergün, teknolojik gelişmelerle ilgili de gazetecilerin soruları üzerine, teknolojik gelişmelerin toplumlar üzerinde çok önemli etkileri olduğunu ve bir taraftan kanser gibi hastalıkların tedavisine imkan verirken, bir taraftan da teknolojik savaşların çıkmasına neden olabilidiğini anlattı.
Ergün, ''Nasıl davranacaklarına insanlar karar verecek. Enformasyon teknolojilerindeki gelişme, bir taraftan çok hızlı bilgi dolaşımını sağlarken, bir taraftan büyük bir dezenformasyona da katkı sağlıyor. Türkiye'de son zamanlarda, Türkiye'yle ilgili çok büyük bir dezenformasyon kampanyası yürütüldü. Bu yaşanan son eylemlerde bu dezenformasyon kullanılarak gerçekleştirildi'' diye konuştu.
Türkiye'nin geçtiğimiz on yıllık serüveninin, hem demokratik, hem ekonomik hem de teknolojik anlamda çok büyük ilerlemelere sahne olduğunu, bundan bütün dünyanın övgüyle söz ettiğini ifade eden Bakan Ergün, ''Bütün dünyada bu büyük bir gıpta ile seyrediliyor. Bu, Türkiye'nin son 10 yıllık hikayesi. Bu on yıllık hikayeyi, dezenformasyonla ortadan kaldırmaya çalışmak, doğru değil. 'Türkiye otoriter bir rejime doğru gidiliyor, demokrasi ortadan kalkıyor, insan hakları ve özgürlükler alanı daralıyor' gibi görüşler birer dezenformasyondur'' dedi.
Bu tip dezenformasyonların Türkiye'nin gerçekleriyle ilgisi olmadığını vurgulayan Bükün Ergün, sözlerini şöyle tamamladı:
''Ya Türkiye'nin geçtiğimiz on yıllık hikayesi gerçek değil, ya bunlar gerçek değil. Türkiye'nin 10 yıllık hikayesi ölçülebilir, tartılabilir bir temele dayanıyor. Türkiye, son on yılda milli gelirini 3 kat artırmıştır, ihracatını 4 kat arttırmıştır, ekonomik sıralamada 26. sıradan 16. sıraya yükselmiştir. Türkiye teknolojisini düşük teknolojilerden orta teknolojilere çıkartmıştır. Türkiye makro ekonomik dengesini kurmuştur. Türkiye'nin kredi derecelendirme kuruluşları tarafından yıllarca artırılmayan notları, hızlı bir şekilde artırılmaya başlanmıştır. Bunlar somut, ölçülebilir şeylerdir. Ama dezenformasyon ölçülebilir bir şey değil. Yani basıyorsunuz görüntü bombardımanını bir eylemi ona yüze katlıyorsunuz. Mahiyetini değiştiriyorsunuz ve dünyada ülkenin imajıyla ilgili olumsuz bir atmofer meydana getiryorsunuz. AB de kuşkusuz bundan etkilendi''.
Ergün, Sivil İşler Bakanı Sredoye Noviç ile görüştü…
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da, Bosna Hersek Sivil İşler Bakanı Sredoye Noviç ile bir araya geldi.
Bosna Hersek Parlamentosu'nda gerçekleşen ve başında görüntü alınmasına izin verilen görüşme, daha sonra basına kapalı olarak gerçekleşti.
Bosna Hersek Sivil İşler Bakanı Noviç, görüşmenin başında, Bosna Hersek ile Türkiye'nin aralarında sorun olmayan ve yakın işbirliği içinde olan iki ülke olduğunu dile getirdi. Daha önce Türkiye'ye yaptığı ziyaretin son derece başarılı bir ziyaret olduğunu söyleyen Noviç, "Ülkelerimiz arasındaki mesafe, aslında şu anda, toplantı esnasındaki masalar arasındaki mesafe kadardır" dedi.
Bakan Ergün, temasları çerçevesinde, Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak üyesi Bakir İzzetbegoviç ile görüşecek. Ergün, yarın da Avrupa Teknoloji ve Toplum Konferansı'na katılacak ve ardından Saraybosna'da Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Çözüm Ortaklığı Ofisi'nin açılışını gerçekleştirecek.
Ergün, Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konsey Üyesi Bakir İzzetbegoviç ile görüştü…
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da, Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak üyesi Bakir İzzetbegoviç'le bir araya geldi.
Bosna Hersek Devlet Başkanlığı'nda gerçekleştirilen ve başında görüntü alınmasına izin verilen görüşme, daha sonra basına kapalı olarak devam etti.
Bakan Ergün, görüşmenin başında, Bosna Hersek'te bulunmaktan ve İzzetbegoviç'le görüşmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İzzetbegoviç de Türkiye'nin Bosna Hersek'e verdiği destek ve Bakan Ergün'ün ziyareti için kendilerine teşekkür etti.
Bakan Ergün, Bosna Hersek'teki temasları çerçevesinde, yarın da Avrupa Teknoloji ve Toplum Konferansı'na katılacak ve ardından Saraybosna'da Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Çözüm Ortaklığı Ofisi'nin açılışını gerçekleştirecek.