Balkan Savaşları'nın 100. Yıldönümü
Ali Rıza Karasu - "Balkan Acısı" kitabının yazarı Yılmaz Gürbüz, kitabında 1923'te Selanik'ten Anadolu'ya göç etmek zorunda kalan babasından dinlediği anılarla Balkanlar'da 1877'den başlayarak 3 büyük dalga halinde yaşanan göç ve acıları dile...
Ali Rıza Karasu - "Balkan Acısı" kitabının yazarı Yılmaz Gürbüz, kitabında 1923'te Selanik'ten Anadolu'ya göç etmek zorunda kalan babasından dinlediği anılarla Balkanlar'da 1877'den başlayarak 3 büyük dalga halinde yaşanan göç ve acıları dile getirdi.
"Balkan Acısı'nın yanı sıra "Acılar Masal Oldu", "Mübadiller" ve
"Selanik'ten İzmir'e" isimli kitapları ile 1877'den başlayarak Balkanlar'da yaşanan acıları, dönemin tanıklıklarıyla gözler önüne seren Gürbüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babası Halil Gürbüz ve akrabalarının 1923 yılında Türkiye'ye göç ettiğini söyledi.
Babası başta olmak üzere akrabalarından o dönemde yaşananlara ilişkin anıları kasete kaydettiğini ve bunları sonrasında kitaplaştırdığını ifade eden Gürbüz, bu ses kayıtlarının önemli bir kaynak niteliğinde olduğunu ifade etti.
Gürbüz, Balkanlar'dan Anadolu'ya doğru 1877'den başlayarak göç edenlerin
"muhacir", "mübadil" ve "göçmen" olarak adlandırıldığı üç büyük göç dalgasının yaşandığını belirterek, ABD'li tarihçi Justin McCarthy'in hazırladığı haritaya göre, Osmanlı topraklarında 5 milyon Müslüman'ın Balkanlar'dan göçe zorlandığı bilgisine dikkati çekti.
Balkanlar'daki Türkler'in göç üstüne göç dalgası ve çok büyük sayılarda ölümler yaşadığını dile getiren Gürbüz, şunları kaydetti:
"Balkanlar, imparatorluk coğrafyamızın parçasıdır. Evlad-ı Fatihan uzun asırlar bu topraklarda çeşitli kavimlerle iç içe huzurla yaşadı ve onları adalet içinde huzurlu yaşattı. Bu topraklarda, 93 harbi sonrasında başlayan bir 'Türk temizliği' yapıldı. Göç yollarına düşenler, büyük kayıplarla Anadolu'ya ulaştı."
-"Türkler büyük acılar çekti"
Gürbüz, babasının anlattıkları doğrultusunda başta Selanik olmak üzere Balkanlar'ın hile ve ihanetlerle Türkler'in elinden alındığını ifade ederek, şunları söyledi:
"Selanik teslim edilirken, nüfusun yüzde 45'i Müslüman, yüzde 40'ı Yahudi, yüzde 13'ü Bulgar, sadece yüzde 5'i Rumlar'dan oluşuyordu.
Balkan acısında ihanetler var. Babam, 'Selanik tek kurşun atılmadan, 9 Kasım 1912'de Selanik Valisi Mehmet Nazım, Belediye Başkanı Osman Sahip ve ordu komutanı Kel Hasan Tahsin Paşa tarafından rüşvet karşılığı Yunanlılar'a verildiğini' söylüyordu. Selanik, Manastır, Seres bölgesi tek kurşun atılmadan verildi. O dönemde direnen bazı bölgelerin, aylarca işgal edilemediğini, yine babam anlatıyordu. Bu topraklar hile ve ihanetle Osmanlı'dan koparıldı."
Gürbüz, Rumeli Türkü'nün büyük acılar çektiğini belirterek, "Ermeniler'in yaptığı propagandanın yüzde 1'ini bile Türkiye yapmış olsaydı, dünya Türkler'in soykırıma uğradığını kabul ederdi" dedi.
Muhabir: Ali Rıza Karasu/ Ufuk Kırabalı
Yayıncı: Ömer Erim Baştimar - İZMİR