Baroud, 10 Ekim'den bu yana İsrail'in Gazze'de en az 1471 Filistinliyi öldürdüğünü yazdı

Son Güncelleme:

Ramzy Baroud, AA Analiz'de Gazze'de ateşkes kisvesi altında işgalin sürdüğünü savundu. Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail güçleri en az 1471 Filistinliyi öldürdü, 5 bin 189 kişiyi yaraladı; kurbanlar arasında 327 ölü ve 547 yaralı çocuk var.

The Palestine Chronicle editörü, gazeteci Dr. Ramzy Baroud, Gazze'de ateşkes kisvesi altında devam eden işgali AA Analiz için kaleme aldı.

***

En baştan bir şeyi açıklığa kavuşturalım: 29 Eylül 2025'te açıklanan ve 10 Ekim ateşkesine [1] yol açan sözde Trump Gazze planı, uluslararası diplomasinin nihayet şiddeti durduracağına yönelik geniş çaplı bir umut yarattı.

Ancak bugün sahadaki gerçekler bambaşka bir tablo çiziyor. Şiddeti sona erdirmesi amacıyla plana verilen büyük küresel desteğe rağmen, kanıtlar İsrail'in anlaşmayı kuşatma altındaki bölge üzerindeki kontrolünün büyük bölümünü korurken Gazze'deki askeri zorlukların üstesinden gelmek için kullandığını gösteriyor.

Plan, Gazze'yi soykırım öncesi günlere geri döndürmedi. Geçmişte aralıklarla yaşanan İsrail şiddeti artık gündelik katliamlara dönüşürken, soykırım öncesindeki kuşatma, şehirlerinin ve mülteci kamplarının enkazı arasında hayata tutunmaya çalışan bir halkın üzerine çöken boğucu bir ablukaya evrildi.

Ateşkes kılıfı altında soykırım

Gazze'deki Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ateşkesin başladığı 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail güçleri en az 1471 Filistinliyi öldürdü [2] ve 5 bin 189 kişiyi yaraladı. Üstelik bu sayılara hastalıklar, tıbbi bakım yetersizliği ve süregelen insani felaketin diğer sonuçları nedeniyle hayatını kaybedenler dahil bile değil. Başka herhangi bir çatışmada bu rakamlar, savaşın devam ettiğinin açık bir kanıtı olarak görülürdü. Oysa Gazze'de tüm bunlar ateşkesin o güven verici söyleminin gölgesinde kayıtlara geçiyor. İşin daha da yürek burkan tarafı ise kurbanlar arasında en az 327 ölü ve 547 yaralı çocuğun bulunması.

100'ü aşkın insani yardım ve insan hakları örgütünün yayımladığı ortak bildiriye göre, Gazze'de tam kapasiteyle çalışan tek bir hastane [3] bile kalmadı. Morglar, enkazdan çıkarılan yüzlerce cansız bedenin yanı sıra sürekli yeni cenazelerle dolup taşıyor. Tahminlere göre 10 bin civarında Filistinli [4] hala yerle bir edilen binaların enkazında yatıyor. Gazze'deki Sağlık Bakanlığını soykırım sırasında öldürülenlerle çatışmaların sözde sona ermesinden bu yana katledilenler için ayrı ayrı kayıt tutmak zorunda bırakan bir duruma nasıl ateşkes denilebilir? Hiçbir uyarı yapılmadan bombardımanların yeniden başlamasına, sivilleri taşıyan araçların vurulmasına, evlerin içindekilerin üzerine yıkılmasına ve ailelerin çocuklarını toprağa vermeye devam etmesine göz yuman bir şey ateşkes olabilir mi?

Tutulmayan sözler ve daralan yaşam alanları

Anlaşmanın insani yardımla ilgili hükümleri de büyük ölçüde havada kaldı. Plan, günde yaklaşık 600 tırlık [5] bir yardım akışını öngörüyordu. Ne var ki bir BM değerlendirmesi, anlaşmanın ilk 172 günü boyunca BM koordinasyonunda sağlanan insani yardım sevkiyatlarının günde ortalama [6] 100 tırın bile altında kaldığını ortaya koydu. Peki enkazı kaldırmak, cenazeleri çıkarmak ve İsrail'in yakıp yıktığı yerleri yeniden inşa etmeye başlamak için hayati önem taşıyan o iş makineleri nerede?

Enkazdan bahsetmişken, insani yardım kuruluşlarının verilerine göre Gazze'de şu an yaklaşık 61 milyon ton enkaz bulunuyor. [7] Bu miktar, son 18 yılda dünya genelindeki tüm savaşların yol açtığı yıkıntının yaklaşık 20 katına denk geliyor. Harabeler de Filistinliler için ölümcül bir tuzak. Geçtiğimiz ay Gazze'de hasarlı bir binanın çökmesi sonucu 12'si çocuk 21 kişi hayatını kaybetti. [8]

Tüm bunlar yaşanırken, Filistinlilerin yaşam alanları da giderek daralıyor. BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisine göre, ateşkesin başlamasından bu yana İsrail'in askeri kontrol alanı Gazze'nin yaklaşık yüzde 53'ünden yüzde 63'üne (bazı tahminlere göre yüzde 70'ine) genişledi. [9] Plana verilen büyük uluslararası desteğe rağmen, anlaşmanın garantörleri İsrail'in süregelen zulmünü durdurma veya temel maddelerin uygulanmasını sağlayamadı. Bunun yerine siyasi tartışmaların odağına, sanki sömürgeciliğin, askeri işgalin, kuşatmanın, apartheid rejiminin ve soykırımın asıl sorumlusu bizzat direnişin ta kendisiymiş gibi, Filistin direnişini silahsızlandırma konusu yerleşti.

Ateşkes, Trump yönetimi ve müttefikleri tarafından barışa giden nihai bir çözüm olarak savunulsa da pratikte İsrail bunu yeniden toparlanmak ve geçmişte ulaşmakta zorlandığı hedefleri gerçekleştirmek için kullandı. Düzenleme çerçevesinde, İsrail'in askeri faaliyetleri, toprak genişletme adımları ve temel ihtiyaçlara yönelik kısıtlamaları devam ederken, Filistinlilerden silahlı eylemlerden uzak durmaları bekleniyor.

Yeni bir statüko tehlikesi

İsrail'in politikalarına karşı -ister bizzat Filistinliler tarafından isterse kesintisiz uluslararası siyasi ve hukuki baskılar yoluyla olsun- somut bir direniş ortaya konmadığı sürece, İsrail'in Gazze'deki Filistinlilere yönelik etnik temizlik hamlelerini hızlandırma tehlikesi bulunuyor. İşte tam da bu nedenle Gazze, uluslararası gündemin merkezinde kalmaya devam etmelidir. Sırf bir anlaşmaya 'ateşkes' adı verildi diye toplumsal seferberlik, siyasi baskı, hukuki hesap sorma arayışı ve dayanışma çabaları rafa kaldırılamaz.

Uluslararası toplum, sırf İsrail'in eylemlerini tanımlamak için kullanılan dil değişti diye soykırımın sona erdiği varsayımına karşı çıkmalıdır. Yaptırım gücü olmayan, hesap sorma mekanizmalarından yoksun ve işgali sonlandırmayan bir ateşkes, Filistin'in özgürlüğüne alternatif olamaz.

[1] https://www.reuters.com/world/middle-east/trump-peace-plan-envisions-new-gaza-trump-led-board-peace-2025-09-29/

[2] https://telegram.me/s/MOHMediaGaza'before=7655

[3] https://www.amnesty.org/en/latest/news/2026/10/gaza-ceasefire-exists-in-name-only-say-more-than-100-organizations/

[4] https://www.un.org/unispal/document/gaza-un-expert-warns-israeli-rubble-clearing-could-erase-traces-of-atrocity-crimes/

[5] https://www.pbs.org/newshour/politics/read-trumps-20-point-proposal-to-end-the-war-in-gaza

[6] https://www.un.org/unispal/wp-content/uploads/2026/04/GazaScorecard2026FINAL.pdf

[7] https://www.theguardian.com/world/2026/oct/01/new-google-maps-images-reveal-massive-scale-of-devastation-in-gaza

[8] https://www.ochaopt.org/content/humanitarian-situation-report-18-september-2026

[9] https://www.investing.com/news/world-news/netanyahu-directs-israeli-forces-to-expand-gaza-control-to-70-percent-4715193

[Dr. Ramzy Baroud, The Palestine Chronicle editörü ve gazetecidir.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Kaynak: AA