Başbakan Yardımcısı Bozdağ(2/son).

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu'na yaptığı istifa çağrısını yineleyerek, "İhsanoğlu'nun tek başına karar almaya gücünün yetmeyeceğini biz de biliyoruz Başbakan Yardımcısı Bekir"...

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu'na yaptığı istifa çağrısını yineleyerek, "İhsanoğlu'nun tek başına karar almaya gücünün yetmeyeceğini biz de biliyoruz Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmelettin İhsanoğlu'na yaptığı istifa çağrısını yineleyerek, "İhsanoğlu'nun tek başına karar almaya gücünün yetmeyeceğini biz de biliyoruz. Ancak İhsanoğlu böyle bir karar almış olsaydı, herhalde bu kararının bir yansıması, etkisi olurdu" dedi.


Bozdağ, İhsanoğlu'na yaptığı istifa çağrısını tekrarladı. İhsanoğlu'nun, devletleri temsil ettiğine ve "Devletler bir karar alırsa biz o karara uyarız ve kararı uygularız" demesine itirazı olmadığını söyleyen Bozdağ, şunları ifade etti:


"Ben zaten neden İslam İşbirliği Teşkilatı böyle bir karar almadı diye olayı eleştirdim. Ama İhsanoğlu'nu eleştirirken, "Siz oranın genel sekreterisiniz. Bir Türksünüz, Türkiye'nin adayı olarak orada görev yapıyorsunuz. Mısır'da bir darbe oldu. Arkasından binlerce insan şehit ediliyor. Adında İslam olan bir teşkilatın genel sekreteri olarak devletlerin dışında, genel sekreterin yapacağı bir şey vardır. Devletlere "Mısır'da yangın var. Bu kadar masum insan öldürülüyor. Buna karşı biz, tavır geliştirmeliyiz' diye bir fikir götürdü mü? Götürdüyse ve cevap vermedilerse, ben çıkar derdim ki, "İslami İşbirliği Teşkilatı'nın tavır alması için çalışma yaptım; ancak devletler bu konuda adım atmadı. O yüzden İslami İşbirliği Teşkilatı adına bir açıklama yapamıyorum. Kendi adıma bir açıklama yapabilirim. Böylesi bir zulüm karşısında adında İslam bulunan bir teşkilatın bu duruşunu içime sindiremediğimden, böyle bir onursuzluğu kabul edemeyeceğimden ben istifa ediyorum' derdim. Yoksa İhsanoğlu'nun tek başına gücünün karar almaya yetmeyeceğini biz de biliyoruz. İhsanoğlu böyle bir karar almış olsaydı, herhalde bu kararının bir yansıması, etkisi olurdu."


-"MONARŞİK YÖNETİMLERİ KONTROL ETMEK DAHA KOLAY"-


Şu anda Mısır'da gayrımeşru, iktidarı gasp etmiş bir yönetim olduğunu vurgulayan Bozdağ, şöyle konuştu:


"Dolayısıyla, gayrımeşru bir yönetimin attığı adımların bizim açımızdan herhangi bir meşruiyeti yok. Mısır'da Mursi'yle başlayan halkın seçtiği iktidarlar dönemi başarılı olursa, halk arasında huzur, refah ve barışı tesis ederse başka ülkeler için de örnek olacak. Özellikle Mısır'ın etrafında baktığımızda monarşik yönetimler görüyoruz. Onun için de Mısır'daki demokrasi, insan hakları, millet iradesi eksenli değişimden rahatsız olan monarşik yapılar olduğu çok açık. Bunu görmemek için kör olmak lazım. Öte yandan, Batı açısından baktığınızda da Mısır'daki değişim son derece önemli. Orada büyük bir demokratik değişim yaşanıyor. İnsan hakları eksenli bir dönüşüm ortaya çıkıyor ama bu dönüşümün Mısır'da dünya kamuoyu tarafından İslami referansları güçlü olduğu bilinen siyasi kadrolar tarafından yapılıyor olmasından kaynaklanan bir rahatsızlık var. Tabi monarşik yönetimleri kontrol etmek daha kolay, kukla yönetimini kontrol etmek daha kolay. Ama demokratik bir yönetimi dünyada kontrol başarısı çok kolay değil; çünkü iktidarı halk veriyor. Ama size iktidarı verenler her zaman onun karşılığını isteyecekler. Onun için demokratik bir yapı güç odaklarının işine gelmiyor. Mısır'da olan, Mısır halkının çıkarları, Mısır'ın menfaatleri değil. Tamamen Mısır üzerinde hesabı olanların menfaatleri doğrultusunda bir değişim yaşanıyor. Ama ilginçtir, halkın bir kesimi, yani hala darbeci ve öldürmeye koşuyorlar. Ben insanlığımdan utanıyorum. Bunlar nasıl insanlar diyorum, bunlarda vidan, kalp, akıl yok mu? Bunlar insanlık değerlerini taşımıyorlar mı? Nasıl oluyor, camiye sığınmış insanları öldürmek için askerlerle yarışıyorlar."(ANKA/SON)


(AYÇ/ÖZK) - Ankara

Kaynak: ANKA