Başkent oluşunun 103. yılında Vali Canbolat ve Başkan Yavaş Anıtkabir'i ziyaret etti
Ankara'nın başkent oluşunun 103. yıl dönümünde Vali Canbolat ve Başkan Yavaş Anıtkabir'i ziyaret etti. İkili, Kurtuluş Savaşı Müzesi'nde açıklamalarda bulundu; Canbolat, Ankara'nın tarihi rolüne dikkati çekti.
Ankara Valisi Yakup Canbolat, "Ankara'mız milli mücadelenin merkezi, cumhuriyetimizin de doğduğu yer oldu. Cumhuriyet, bu topraklarda yükselen milli iradenin en kıymetli emanetidir" dedi.
Ankara'nın başkent oluşunun 103'üncü yıl dönümü kapsamında Vali Yakup Canbolat ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Anıtkabir'e ziyaret gerçekleştirdi. Ardından Kurtuluş Savaşı Müzesi'ne gelen iki isim burada açıklamalarda bulundu. Vali Canbolat, Ankara'nın milli mücadele ve Cumhuriyet'in kuruluş sürecinde üstlendiği tarihi role dikkati çekerek başkent olmasının şehrin kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Ankara'nın eğitim, bilim, teknoloji, savunma sanayisi, tarım ve kültür başta olmak üzere birçok alanda Türkiye'ye katkı sunduğunu ifade eden Canbolat, başkentin daha huzurlu, güvenli ve yaşanabilir bir şehir olması için kamu kurumları, yerel yönetimler ve vatandaşlarla iş birliği içinde çalışmanın önemini vurguladı.
"Ankara'nın başkent oluşunu anlamak için önce milli mücadele yıllarına bakmak gerekir"
Ankara'nın milli mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu belirten Canbolat, "Bugün bu binada olmamızın büyük bir anlamı var. Burası milletimizin en zor günlerinde iradesini ortaya koyduğu, bağımsızlık mücadelemizin yönünü belirlediği, cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı yerdir. Ankara'nın başkent oluşunu anlamak için önce milli mücadele yıllarına bakmak gerekir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, işgal altındaki bir ülkenin bağımsızlığı için mücadele verirken Ankara'yı merkez olarak seçtiler. Meclis burada toplandı, milli mücadelenin en kritik kararları burada alındı, ordumuz buradan yönetildi, milletimizin geleceğine ilişkin kararlar bu çatı altında verildi. Bu nedenle Ankara, cumhuriyetimizin kuruluş sürecinde sadece bir şehir değil, milli iradenin, bağımsızlığın ve yeniden doğuşun merkezi oldu. 13 Ekim 1923'te başkent olmasıyla da bu tarihi miras Ankara'nın kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. 23 Nisan 1920'de milli iradeyle açılan yol, 13 Ekim 1923'te Ankara'nın başkent oluşuyla yeni bir anlam kazandı, 29 Ekim 1923'te cumhuriyetin ilanıyla ise taçlandı" şeklinde konuştu.
"Ankara'mız milli mücadelenin merkezi, cumhuriyetimizin de doğduğu yer oldu"
Cumhuriyetin Ankara topraklarında yeşerdiğini ifade eden Vali Canbolat, "Ankara'mız milli mücadelenin merkezi, cumhuriyetimizin de doğduğu yer oldu. Cumhuriyet, bu topraklarda yükselen milli iradenin en kıymetli emanetidir. Bugün bize düşen, bu emanete sahip çıkmak ve cumhuriyetimizi daha güçlü bir geleceğe taşımaktır. Ankara'nın tarihi, bugünümüzü ve geleceğimizi de şekillendiren bir sorumluluktur. Bu şehir, cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren Türkiye'nin siyasi, idari, eğitim, kültür ve bilim hayatının en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Ankara'ya sadece devletimizin yönetim merkezi olarak bakamayız. Üniversiteleri, bilim kurumları, sanayisi, teknoloji ve savunma sanayi alanındaki gücü, sahadaki birikimi, kültür ve sanat hayatıyla Ankara ülkemizin gelişimine çok önemli katkılar sunmaktadır. Tarım ve hayvancılıktaki üretim gücü, gelişen altyapısı ve stratejik konumuyla da başkentimiz farklı alanlarda ülkemiz için önemli bir değer oluşturmaktadır. Bizlere düşen görev de bu şehrin tarihinden gelen gücünü, bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturarak Ankara'yı geleceğe hazırlamaktır ve geleceğe taşımaktır. Ankara'nın gelişmesi, yolların, binaların ve yeni projelerin artmasından ibaret değildir. İnsanlarımızın daha huzurlu, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir şehirde hayatını sürdürmesidir" diye konuştu.
"Cumhuriyetimizin temelleri burada atıldı"
Milli mücadelenin tüm kahramanlarını rahmetle yad eden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise şu ifadelere yer verdi:
"Cumhuriyetimizin temelleri burada atıldı. Ankara'nın başkent oluşunu da bu tarihi gerçeklerden ayrı düşünemeyiz. 13 Ekim 1923'te Ankara'nın başkent ilan edilmesi yalnızca idari bir karar değildi. Ankara, milli mücadelenin merkezi olmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi burada açılmış, bağımsızlık mücadelemiz buradan yönetilmişti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 1. Meclis'in muhterem üyeleri bu ülkeyi büyük fedakarlıklarla bizlere emanet etti. Onlar en zor şartlarda dahi milletimize güvendi ve bağımsızlığımızdan vazgeçmedi. Bize düşen de onların gösterdiği kararlılığı sürdürmek ve milletimizin menfaatini her şeyin üzerinde tutmaktır. Unutmayalım ki cumhuriyetimize sahip çıkmak, onu demokrasiyle, adaletle ve çağdaş değerlerle güçlendirerek gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak görevidir."