BDP'lilerden Hevsel'e Destek

Son Güncelleme:

BDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, Hevsel Bahçelerinde eylem yapan gençleri ziyaret ederek destek verdi.

Orman Bakanlığı'ndan alınan onayla Dicle Üniversitesi Rektörlüğü tarafından ağaç kesilmesine karşı yapılan eylem devam ederken, BDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak ile belediye eş başkan adayları çadır kuran gençlere desteğe gitti.

Diyarbakır'da Dicle Nehri kıyısındaki Hevsel Bahçeleri'nde yer alan kampüs alanındaki onlarca yıllık ağaçların kesilmesine karşı başlatılan eylem 5. gününe girdi. BDP Eş başkanları ve belediye eş başkan adayları Kale ve Dicle Nehri arasındaki alanı kapsayan, UNESCO'ya aday gösterilen 8 bin yıllık Hevsel Bahçelerinde ağaç kesiminin yapıldığı bölgede çadır kuran gençlere destek verdi.
Sabah saatlerinde BDP Eşgenel Başkanları Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak, BDP İl Eşbaşkanları Zübeyde Zümrüt, Mehmet Emin Yılmaz, Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Fırat Anlı, Sur Belediyesi Eşbaşkan Adayı Seyit Narin, Kayapınar Belediyesi Eşbaşkan Adayı Mehmet Ali Aydın öğrencilerin yanına geldi.

YÜZLERCE GENÇ 24 SAAT NÖBET TUTUYOR

Burada açıklama yapan BDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, son 1 haftadır özellikle gençliğin, çevre hareketleri ve parti gençlik meclisinin öncülük yaptığı bir gençlik grubu Hevsel Bahçelerinde doğa ve ağaç katliamına karşı büyük bir inisiyatif ve eylem başlattıklarını anımsatarak, yüzlerce gencin 24 saat nöbet tuttuğunu söyledi.

Hükümet kanadından, rektörlükten, valilikten, bakanlıklardan yapılan açıklamaların meselenin özünden uzak, çarpıtma ve manipüle etmeye dönük olduğunu öne süren Demirtaş, "Buradaki ağaçlar kimi 50 kimi 100 yıllık tarihi olan ağaçlardır. Şu anda üniversite eliyle 7 bini kesilmiş, imha edilmiş durumda. Orman Müdürlüğü'nden rektörlüğün aldığı izne göre toplam 10 bin ağaç kesme izinleri var. Yani gözünü kırmadan 10 bin ağacı kesme yetkisini bakanlık Rektörlüğe vermiştir. Rektörlük de acımadan hiçbir şekilde kentin geleceğini, düşüncesini, iradesini dikkate almadan 7 binini kesmiştir" dedi. Ağaç katliamıyla birlikte olaya müdahale ettiklerini Demirtaş, şunları söyledi:
"Halk şu anda Dicle Vadisine el koymuş durumda. Burası, bu topraklar rektörlüğün, bakanlığın, belediyenin kamu kurumlarının babasının malı değildir. İnsanlığın malıdır. Dicle Vadisi insanlığın, medeniyetlerin var olduğu bir alandır. Bu vadi 50 yıl önce müteahhitlerin eliyle yapılmış değil. Binlerce yıl doğanın kendi öz gücüyle var ettiği medeniyetlerin bu vadi üzerinde inşa edildiği tarih kokan bir durumdan söz ediyoruz"

NE KADAR DOLAR, NE KADAR EURO EDER

Ağaç katliamının durdurulması ve bunu yapanlardan hesap sorulması gerektiğinin altını çizen Demirtaş şöyle dedi:

"Bunlar ağaca baktıkları zaman odun görüyorlar. Ruhları odunlaşmış bunların. 'Bu ağaç ne kadar eder, bu ağaçtan ne kadar kazanırız?' diye hesap yapıyorlar. O ağacın gölgesi, tarihi, doğaya kattığı değerden haberleri yok. Mal gelmişler mal gidecekler her şeyleri mal bunların. Bütün ölçüleri mal. Ne kadar Dolar, ne kadar Euro eder, kaç sandık, kasa, kaç ayakkabı kutusu dolar. Buraya baktıklarında bunu anlıyorlar. Buradaki insanlar da buradaki zihniyeti kabul etmediklerini ilan etmiş durumdalar. Halka rağmen hiçbir şey yapamazsınız. Tek bir ağaç dahi burada artık kesilemez. Burası Dicle Üniversitesinin malı değil, halkın malıdır. Sadece Diyarbakır halkının değil, Dicle Vadisi'nde yeşermiş bütün medeniyetlerin ortak malıdır. Burada birkaç yıldır AKP adayı iken gökten, tepeden indirilmiş bir rektörün etrafındaki cemaatçi yönetimin malı değil burası. Herkes haddini bilsin. Burayı böyle kendi babalarının çiftliği gibi kullanamazlar. Halk buna izin vermez, böylesine bir doğa katliamının da faturası ağır olur"

BİRLİKTE KARAR ALALIM

Kamu kurumlarının, bakanlık, taşra teşkilatların ve yerel yönetimlerin bir araya gelerek Dicle Vadisi'nin nerede başladığı, sınırları, nerelerin koruma altına alınacağına ilişkin belirlemeleri yapmalarını öneren Demirtaş, "Birlikte karar alalım. O sınırlar içerisinde ne belediye ne özel bir kurum ne kamu kurumu tek bir çivi dahi çakamasın. Varsa geçmişte yapılan hatalar, bunları da birlikte çözelim. Ama bu şekilde halka ve topluma rağmen biz burayı keseriz, yok ederiz, bataklığı kuruturuz, daha sonra da TOKİ'de birilerine peşkeş çekeriz diyorlarsa yanılırlar. Hiçbir müteahhit buraya girip halkın malını talan edemez" dedi.

HEVSEL'İ YOK EDEMEZLER

"Diyarbakır'ın tek nefes kaynağı olan Hevsel Bahçelerini adım adım yok edemezler" diyen Demirtaş, Dicle Vadisi'nin bütünlüklü bir havza olduğunu, bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini söyledi. Konuya ilişkin Diyarbakır Valisiyle bir araya geleceklerini aktaran Demirtaş, Valiliğin de duyarlık göstermesi gerektiğini belirterek, "Sadece ağaç kesimini durdurmak yetmez, şu saatten sonra kimse ağaç kesemez. Belediyemiz duruma el koymuştur. Bir koordinasyon halinde Diyarbakır'da tüm kurumlar bir araya gelip Dicle Vadisini nasıl koruyacağız diye kararlar alması lazım. Hiç kimsenin buraya tek bir çivi çakamayacak duruma gelmesi lazım. Ne belediye, ne rektörlük, ne valilik ne de özel şirketler. Biz buna hazırız. Bu sistemi kurduğumuz zaman gelecek nesillere Dicle Vadisi'ni büyük bir coşku ile izleyecekler. Hükümet bu meseleyi basite almaktan vazgeçmelidir. Onun yerel temsilcileri de biran önce de kalıcı bir çözüme imza atmalıdır" dedi.
Bir gazetecinin "BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, BDP'ye yönelik eleştirisini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Demirtaş şöyle yanıt verdi:

"Altan Bey BDP'nin halkı aldattığını ifade etmedi. Geçmiş dönemde bazı belediyelerin de benzer ruhsatlar verdiğini belirtti. Ki Refah Partisi döneminde verilmiş ruhsatlar var. Bizim belediyelerimizin de bu konuda yaptığı eksiklikler ve hatalar varsa biz o konuda da olgun davranır gereğini yaparız. BDP'nin halkı aldattığını Altan Bey de ifade etmedi. Altan Bey BDP Diyarbakır milletvekilidir. Konunun daha iyi anlaşılması için kendisinin elinde bilgiler belgeler olduğunu bunları daha kapsamlı kamuoyuna halka anlatmak gerektiğini ifade etti. Kendisi önümüzdeki günlerde Dicle Havzasının korunması konusunda yaptığı bütün çalışmaları halk ile paylaşacak".

Dicle Vadisinin UNESCO Kültür mirası olarak kabul edilmesi için büyük bir uğraş verildiğini söyleyen Demirtaş, "Büyük bir emek var. İşin neredeyse son noktasına geliniyor. Bir yandan da burada bir doğa talanı başlatılmış durumda. Bu birbiriyle çelişen durumlardadır. Birileri bilerek bu projeye zarar vererek elinden geleni yapıyor. Kenti tahrik etmek istiyor. 7 bin ağaç kesmişsiniz ya da 7 bin Diyarbakırlıyı kesmişsiniz. Diyarbakırlılar açısından fark yoktur. Bunu yapanlar da kesenler de bunu biliyor" dedi.

BU BİR GEZİ DİRENİŞİDİR

"Bazı kesimlerin Kürtlerin Gezi direnişi başladı diye yorumlar var. Bunlara katılıyor musunuz?" sorusuna ise Demirtaş, "Daha nasıl başlasın. Bu bir gezi direnişidir. Gezi direnişi de aynı duyarlılıkla kapitalist moderniteye karşı kentli ve kendi haklarını, yaşam tarzını özgürlüklerini koruma adına başlayan bir direniş değil miydi? Burada da aynen bu yapılıyor. Burada hem sınıfsal, hem ulusal hem de kimliğe yönelik bir saldırı var. Doğaya karşı bir saldırı bütün bunları karşılıyor. Arkadaşlarımız da aynen bu ruhla buradalar zaten. Bu nedenle hükümetin geç kalmamasını tavsiye ederim" şeklinde yanıt verdi.

Kaynak: Temsilci