Bu Gümüşler İmitasyon Değil!

Son Güncelleme:

GESEM'de gümüş işlemeciliği yapan Usta Kadir Çiftçi, yaptıkları gümüş ürünlerin tamamen el emeği olduğunu ve imitasyonla alakası olmadığını kaydetti.

Şanlıurfa Halk Eğitim Merkezi'ne bağlı Geleneksel El Sanatları Merkezi'nde (GESEM) gümüş işlemeciliği Usta Kadir Çiftçi, yaptıkları ürünlerin tamamen el emeği olduğunu ve yapılan ürünlerin ham maddesini kendilerinin alıp işlemesini yaptıklarını belirtti.

Gümüş işlemeciliğine 1993'te başladığını açıklayan Çiftçi, "İlk önce vitrinde başladım. 1996'da kuyumcu atölyesinde başladım. Kuyumcu atölyesinde 2010 yılına kadar devam ettim. Kuyumculuktan yetiştim. Kuyumculuk işletmeciliğiyle, gümüş işletmeciliği arasında hiç fark yok. İşlemler aynı, tek fark bir altın bir gümüş. İki sene çırak olarak başladım. Ondan sonra yavaş yavaş işi kavramaya başladık. İki, üç yıl içerisinde bilmediğimiz şeyleri de öğrendik. 2010 yılına kadar atölyede devam ettim, ondan sonra buraya geldim" dedi.

'ERMENİLERDEN KALMA BİR MESLEK'
Gümüş işlemeciliği mesleğinin çok eski tarihlere dayandığını ifade eden Çiftçi, mesleğin Ermenilerden kalma bir meslek olduğunu dile getirdi. Bu mesleğin artık Urfa'da yapılamaz hale geldiğinden şikayet eden Çiftçi, "Urfa'da gümüş işletmeciliği atölyede yapan iki, üç kişi ya çıkar ya da çıkmaz. Hepsine hazır geliyor. Hepsine döküm geliyor. Mesela atölyede yapan arkadaşımız var döküm geliyor kendisine, kendisi sadece montajını yapıyor. Döküm dediğimiz fabrika işi. Bize İstanbul'dan ham madde olarak geliyor. Ham maddesinin bize geliş fiyatı 1 lira 60 kuruş civarı. İşçilik falan da girince satış fiyatımız üç lira gibi. Bu da toptan fiyatı. Bizim ürünlerin imitasyonla alakası yok. İmitasyonla, gerçeğinin anlamanın en kolay yolu, orijinal gümüş yumuşak olur" diye konuştu.

FRENG BAĞI VE AKITMA
Gümüşün nasıl şekil aldığını açıklayan Çiftçi, yaptıkları ürünlerin tamamen el yapımı olduğunu vurguladı. Çiftçi, "Bize bin milyem olarak geliyor gümüş. Ama biz böyle işlemiyoruz. Biz bunun içine bakır koyup, 925 milyeme düşürüp öyle işliyoruz. Piyasadaki gümüşlerin hepsi 925'tir. Mesela altın için 22, 24 ayar diyorlar ya, gümüş de 25'tir, 22'ye düşürüyoruz. Yoksa başka türlü işlenmiyor. Bunu eritiyoruz, makinelerde işliyoruz ve ondan sonra şekil veriyoruz. Urfa'da genellikle akıtma, freng bağı, kordon gibi şeyler yapıyoruz. Kolye tipi şeyler yapmıyoruz, onlar genelde döküm oluyor. Bizimki sıfırdan ve tamamen el emeği. Yaptıklarımız genelde yabancı turistler tercih ediyor. Gelen yerli turistler de tercih ediyor. El işi olduğu için tercih ediliyor. Bizim yerliler fazla rağbet etmiyor" diye belirtti.

RAĞBET DÜŞTÜ
Gümüş işlemeciliği ve bu mesleği öğrenmek isteyenler kursiyerlere de değinen Çiftçi, "Rağbet dediğim gibi benim bildiğim bir atölye var. Onlara da hazır geliyor. Sadece montajını yapıyorlar. Kursiyerlerin ilgisi iyiydi, ama ne zaman İŞKUR çıktı, çıkmadı rağbet düştü. Adam İŞKUR'a gidip 800 TL maaşla çalışıyor. O yüzden bu tür şeylere ilgi göstermiyor. Artık bu meslek öğrenilmiyor. Bizden sonraki nesilde öğrenen yok. Eleman da yetişmiyor artık, ki, öğrenilmesi de yıllar alır. Zaman isteyen bir meslek" diye ekledi.
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci