Bu Hastalıklar Oruç Tutmayı Zorlaştırıyor!
Ramazana ayında hekimlerin önerilerine uyulmazsa oruca geçit vermeyen hastalıklardan söz edelim...
Sindirim sistemi ile ilgili sorunlar yaşayanların Ramazan ayında iftar ve sahurda dengeli ve az yemek yiyerek sağlıklarını korumaları gerekiyor. Bu yıl Ramazan ayının yaz ortasına denk gelmesi nedeniyle yaklaşık 15-16 saatlik bir açlık süresi var. Bu süre sağlıklı kişileri bile zorlarken, birtakım hastalıkları olan kişilerin daha da dikkatli olması gerekiyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Saruç, Ramazana ayında hekimlerin önerilerine uyulmazsa oruca geçit vermeyen ve hekime sorulmadan oruç tutulmaması gereken başlıca 7 hastalığı şöyle sıralıyor: Reflü, ülser, karaciğer, karın ağrısı, kabızlık, safra kesesi, pankreas.
Reflünüz Varsa Sahurdan Hemen Sonra Yatmayın Bekleyin!
Reflü hastalığı, midedeki asit ve gıdaların yemek borusuna geri gelmesi ve burada tahrişe ve kişide göğüs arkasında yanma gibi şikayetlere neden olması şeklinde tanımlanıyor. Uzun süren açlık sonrası, dikkatsizce yüksek kalorili ve fazla miktarda yiyecek yenilmesi reflüyü artıran en önemli nedendir. Bu nedenle reflü hastalarının şunları yapmasını öneriyoruz.
Sahurda yemek yedikten hemen sonra yatmayın. Çünkü yatar pozisyonda yiyeceklerin mideden yemek borusuna geri gelmesi kolaylaşıyor. Bu da şiddetli reflü şikayetlerinin oluşmasına yol açıyor. Reflüye bağlı gelişen yemek borusu içini döşeyen dokunun iltihabı bazen çok ciddi boyutlara kadar geliyor. Şiddetli ağrıya, kanamaya ve yutma zorluğuna neden olabiliyor.
Bu açıdan özellikle daha önceden reflü tanısı konulmuş olan hastaların, Ramazan ayı öncesi gastroenterologları ile görüşmeleri, yeni öneri ve ilaç değişikliklerini öğrenmeleri gerekiyor.
Oruç tutarken iftarda yüksek kalorili ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak gerekiyor.
Ayrıca iftarda az miktarda yiyerek, iftardan 3 saat kadar sonrasına küçük bir öğün eklemek de mideyi aşırı doldurmayı önlüyor.
Reflü için, doktorunuzun kullanmanızı söylediği “proton pompa inhibitörü” türünde bir ilacın da, iftarda ve sahurda alınması, gün boyu aç kalan ve yüksek miktarda asit salgılayan midenizin asit salgısını azaltıyor.
Sigara ve alkol alınmaması, çikolata, kahve, biberli, yağlı baharatlı yiyeceklerden uzak durulmasında önemli yarar sağlıyor. Ramazan süresince kilo alınmaması, sıkı giysiler giyilmemesi ve gerektiğinde yatak başının yükseltilmesi de koruyucu önlemlerden.
Gastrit ve Ülser Varsa Doktora Sormadan Aspirin Almayın!
Midesiyle ilgili sık şikayeti olan kişilerin Ramazan ayı öncesi doktorlarıyla birlikte oruç için hazırlanmaları ve gerekli önlemleri almaları gerekiyor. Gasrit ve ülser hastaları şu önerilere uyarlarsa Ramazan ayını daha rahat geçirebilir:
Rahatsız olmamak için dengeli beslenmeye, gerekli tüm besin öğelerinden az miktarlarda yemeğe ve iftar ile sahur arasına yatmadan 2 saat kadar öncesine küçük bir ara öğün sıkıştırmaya dikkat etmek gerekiyor.
Ramazan ayı süresince ağrı kesicilerin ve aspirinin kullanımı da özen ister. Zaten mide için oldukça zararlı olan bu ilaçların doktor önerisi olmadan kullanımı, oruç sırasında tehlikeli kanama ve mide delinmelerine neden olabilir.
Ramazan'da Alkolü Kesin, Karaciğerinizi Rahatlatın!
Ramazan ayı süresince uzun süre aç kalınmasına rağmen iftar ve sahurda yenilen yüksek kalorili hamur işleri ve tatlılar nedeniyle kilo kontrolü zorlaşıyor. Bu kısa süre içinde vücut ağırlığında ortaya çıkan artış karaciğerde yağlanmaya yol açıyor. Karaciğer yağlanması, ilerleyerek karaciğer iltihabına (hepatit) ve daha da ilerler ise karaciğer fonksiyon kayıplarına yol açabilen ciddi tablolara neden olabiliyor.
Eskiden doktorlar tarafından pek de ciddiye alınmayan bu durum, son yıllarda pek çok nedeni bilinmeyen karaciğer yetmezliği durumunda altta yatan esas faktör olarak karşımıza çıkıyor.
Yüksek karbonhidratlı beslenme insülin kan seviyemizi yükseltmekte bu da karaciğerde daha kolay yağ birikime neden olmaktadır. Özellikle kronik karaciğer hastalığı (hepatit) olan kişi