Bu Yolculuk Renkler İçin
Sanatın evrenselliğinde ve çok sesliliğinde bir araya gelip edebiyatın türlü hallerini kullanarak gönüllülük esasıyla hazırlanan bu seçkide Aytül Akal'ın derlediği 53 metin yer alıyor.
"Çocukluğumda bütün kavgalar farklı takımları tutup da, "Benim takımım daha iyi," "Hayır benimki iyi," diye rekabete girenlerden çıkar, ancak bu tartışmalar ağız dalaşından öteye geçmezdi. Gözlük takanlara 'dörtgöz', çalışkanlara 'inek', uzun boylulara 'sırık' dendiği dönemler de sadece çocukluktaydı. Yetişkinlik, olgunluğu getirirdi beraberinde. Gözlüğü ya da boyu bir yana; kimsenin ne iş yaptığı, hangi milliyetten ya da dinden olduğu, mezhebi, neye inandığı, kaç parası olduğu da bizi ilgilendirmezdi. Herkesi olduğu gibi kabullenmek ve saygı duymak doğamızdaydı.
Ne zaman "ben", "sen" ve "öteki" oluverdik? Ne zamandan beri karşımızdakinin milliyetini, dinini, inançlarını, nerede yaşadığını, nereden geldiğini, kaç para kazandığını sorgular olduk? Toplum içinde farklılıklarımızla özgürce yaşama ve başkalarının da farklılıklarıyla yaşama hakkına saygı duyma bilincimize ne oldu? Çocuklarımız bu ayrışmış, birbirine düşman örneklere bakarak, toplumsal barışın, farklılıkların varlığı ve uyumu üzerine kurulduğunu nasıl anlayacak? Yaşamın güzelliklerini fark etmenin, çok yönlü bakışa sahip olmaktan geçtiğini nasıl öğrenecek?
Sayılamayacak kadar çok ve birbirinden farklı gök cisminin uçsuz bucaksız Evren'de birbiriyle uyum içinde yer aldığını bilmezden gelebilir miyiz? Üzerinde yaşadığımız gezegenimizin de tıpkı Evren gibi, bin bir çeşit farklılıklarla bezenmiş olduğu gerçeğine gözümüzü kapatabilir miyiz? Dünyamızın, yüzey şekillerinin çeşitliliği; iklim, hayvan, bitki, kültür çeşitlilikleri; ırk farklılıkları; engelleri nedeniyle farklı olanları; din, dil, gelenek-görenek, örf, adet çeşitliliğiyle güzelleştiğini kabullenmekten kaçınabilir miyiz?
Çağdaş ve aydın bireyler olarak yetiştirmek istediğimiz çocuklarımıza, yaşamın zenginliğinin aslında bu güzellikleri görmek olduğunu nasıl anlatacağız?
Biz yazarlar, çizerler, tasarımcılar ve editörlerden oluşan sanatçılar grubu, olumsuza değişen, farklılıkları bir kusur gibi göze sokmaya başlayan algıyı yeniden saygıya ve sevgiye dönüştürmenin yolunu, her zaman olduğu gibi sanatın evrenselliğinde ve çok sesliliğinde bulduk. Edebiyatın türlü hallerini kullanarak, güzelliklerin çeşitlilikten kaynaklandığını hatırlamaya ve çocuklarımıza da hatırlatmaya çalıştık. Bu amaçla, Çocuk-Yazını grubu olarak hazırladığımız ve şiddete karşı duruşumuzu vurgulayan Hani Her Şey Oyundu projesinin ardından, yine gönüllülük esasına dayanan Yol Boyunca Renkler projesini oluşturduk. Ekip arkadaşlarım Ayşen Özenç (pedagog danışman), Çiğdem Gündeş (yazar), Ercüment S.Özçakır (tasarımcı), Fatih Erdoğan (yazar, editör), Mavisel Yener (yazar, editör), Dr. Nilay Yılmaz (yazar, dramacı) ve Yunus Bekir Yurdakul (editör) ile birlikte, çağrımıza uyarak yollanan metinleri, amaca uygunluğu bağlamında değerlendirerek elli üçle sınırladık. Ancak sosyal duyarlılık projesi olarak hazırladığımız Yol Boyunca Renkler, yıllarca bir türlü kendine bir çıkış kapısı bulup renklerini çevreye yayamamışken, 2013'ün Haziran ayında Can Yayınları'na ulaşıp yeniden elden geçti ve yeni düzenlemesiyle parlamaya başladı.
"Yol Boyunca Renkler" ile, çocuklarımıza, farklılıkların zenginliğini örneklemek ve kendimizden farklı olanın da aynen bizim gibi Dünya gezegeninin üzerinde var olmaya hakkı olduğunu hatırlatmak istedik. "Öteki" dediğimizin yerine kendimizi koyabilmeyi, bizim gibi olmayanı dışlamamayı, yok saymamayı, onu ille de bizim gibi olmaya zorlamamayı, aksine, ötekinin farklılığının yaşamımıza ayrı bir tat kattığını bir ilke olarak benimsemenin yaşama katacağı zenginlikleri, edebiyatın renkleriyle harmanlayarak sunmak istedik.
Renkler gibi hep ayrı ayrı, hep özgün ve hep "ben" olurken, bir araya gelindiğinde gökkuşağı oluşturarak yaşama, yağmur sonrası güzelliğinin nasıl katılabileceğini örneklemek istedik.
İstedik... Yaşamdaki en küçük, en önemsiz gibi görünen her ayrıntının "yaşamın büyüklüğü"ne katkısını hep birlikte görelim, hissedelim, yaşayalım istedik.
Biz hayal ettik, yazdık, Can Çocuk yayımladı. Sıra sizde."