CHP'li Zeybek: Karadeniz'de sizi sandığa gömeceğiz
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Ordu'daki belediye başkanları toplantısında iktidarı maden ruhsatları ve ekonomik politikalar nedeniyle eleştirerek, Karadeniz halkının sandıkta hesap soracağını söyledi.
Haber: İleyda ÖZMEN/ Kamera: Cemal Berk AYTEKİN
(ORDU) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeykek, CHP'li Orta ve Doğu Karadeniz Belediye Başkanları Toplantısı'nda, "Bölgenin neredeyse üçte birini maden ruhsatlama yöntemiyle yandaşlarına peşkeş çeken iktidara şunu söylüyorum: Karadeniz'de tarihin en büyük hezimetine uğrayacaksınız ve sizi sessiz sessiz, için için ağlayan Karadeniz'in kadınları, Karadeniz'in insanları sizi sandığa gömecekler" dedi.
CHP'li Orta ve Doğu Karadeniz (Samsun, Ordu, Giresun, Artvin, Trabzon, Rize, Amasya, Gümüşhane, Tokat) Belediye Başkanları Toplantısı Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında ve Altınordu Belediyesi ev sahipliğinde Ordu'da gerçekleştiriliyor. Toplantının açılış konuşmasını yapan Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, yapılan toplantıların amacına ilişkin şunları söyledi:
"CHP Türkiye'nin birinci partisi ve CHP sahada. Türkiye'nin her yerinde biz sahadayız. Bugün sadece Genel Merkezimize ulaşmış olan açılışların toplam sayısı binin üzerinde. Bunların içinde küçük ölçekli olanlar olduğu gibi milyarlarca liralık yatırım tutarıyla yapılacak olan açılışlar da var. Tıpkı bugün Silivri zindanında haksız, hukuksuz biçimiyle hapsedilen İstanbul'un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı, 15,5 milyon oyla ön seçimle seçilmiş Cumhurbaşkanı adayı, 25 milyondan fazla seçmen iradesiyle belgeyle arkasında duran yurttaşın iradesini taşıyan İmamoğlu'nun cezaevinde olduğu bir dönemde CHP'nin İstanbul'da en az oy aldığı Sultanbeyli ilçesi yarın metroya kavuşuyor. Milyarlarca liralık bir yatırımı, durmuş olan yatırımları, 10 tane başlayıp durdurulmuş olan metro yatırımlarının 7'ncisini de İstanbul halkın hizmetine sunuyor."
"CHP BELEDİYECİLİĞİ 31 MART 2024'TE BAŞLAMADI"
CHP belediyeciliği aslında hepimizin bildiği gibi sadece bugün burada bulunan belediye başkanlarımızla başlamış bir anlayış değil. CHP belediyeciliği çok uzun yıllardır milletimiz tarafından bilinen halktan kabul görmüş ve her yerel seçimde de özellikle de büyük şehirlerde sanayinin, endüstrinin, eğitim seviyesinin yüksek olduğu yerlerde ciddi biçimiyle de karşılık görmüş olan bir anlayışımızdır. CHP belediyeciliği 31 Mart 2024'te başlamadı. Biz bu yerel seçimlere giderken genel merkez olarak belirlediğimiz sloganımız neydi? 'İşimiz, gücümüz ordu. İşimiz, gücümüz Altınordu. İşimiz, gücümüz Giresun. İşimiz, gücümüz Samsun. İşimiz, gücümüz Havza. İşimiz, gücümüz Pazar. İşimiz, gücümüz Artvin'dir.' Yani biz aslında Türkiye'nin bütün coğrafyalarında seçime girdiğimiz her seçim çevresinde bizden önce yapılmış olan CHP'nin halkçı belediyeciliğini anlatarak seçmene gittik ve oy istedik.
"CHP DÜN DE DİMDİK AYAKTAYDI, BUGÜN DE DİMDİK AYAKTA OLACAK"
Biz zaten başarı hikayelerinin üzerine yeni hikayeleri değişim kurultayı ile birlikte kararlı ve haklı topluma yakın, çalışkan, zorluklar karşısında esnemeyen, eğilmeyen, bükülmeyen, dirençli liderimiz Özgür Özel'in yarattığı ruh ve anlayışla Türkiye'nin 47 yıl sonra birinci parti olduk. Buradan bütün Türkiye'ye bir mesaj vermek istiyorum: CHP'de bugün görevde bulunan bizler sadece görev yaptığımız dönemde değil 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni kuran Kuvayımilliye iradesinin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyeti ilan eden 1946'da çok partili hayata geçen, ülkeyi geçiren, 1950'de demokratik yollarla kendi iradesiyle iktidarı muhalefet partisine temsil eden, 1974'te Kıbrıs'a gidip soydaşlarımızı özgürlüğe kavuşturan, 1980 ihtilalinin darbesine karşı direnen bütün kadrolarımızda bütün CHP'lilerle geçmişimizin hesabını veririz. Geçmişten de asla gocunmayız. Dün de CHP dimdik ayaktaydı ve onurluydu. Bugün de yarın da onurlu ve dimdik ayakta olacak.
"KARADENİZ HIZLI BİÇİMDE GÖÇLE KÜÇÜLÜYOR"
Biz Türkiye'nin birinci partisi olma iddiamızı Karadeniz'de de ortaya koyduk. Bartın'da, Kastamonu'da, Sinop'ta, Giresun'da, Artvin'de CHP'nin belediyeciliği vardı bugün. Karadeniz'in en büyük üç ili dediğimiz Samsun, Ordu ve Trabzon'un merkez ilçelerini CHP'li belediyeler yönetmektedir. Çok sayıda sanayiyle, endüstriyel yapılanmayla buluşan yerleşim yerlerimizde de CHP belediyeciliği güçlü biçimiyle varlığını sürdürmektedir. Ama içinde bulunduğumuz Karadeniz hızlı bir biçimde göçle küçülmektedir. Büyükşehirlerin merkez ilçeleri, şehirlerin merkezlerinde bulunan merkezler hariç Artvin'den Kastamonu'ya kadar köyler boşalmakta, kasabalar, beldeler kapanmakta, beldeler ilçelere, ilçeler merkeze, merkezler de batıya ya da güneye göç etmektedir. Geçmişte parlamentonun 400 milletvekili vekiliğiyle oluştuğu dönemde Karadeniz bölgesine düşen milletvekili sayısı 600 milletvekiline çıktığımızda azalmıştır. Türkiye'de milletvekili sayısı yüzde 50 artıyor. Karadeniz bölgesinin milletvekili sayısı ise azalıyor. En son buna Giresun 5 milletvekili 4'e düştü. Trabzon 8'den 6'ya düştü. Artvin 3'den 2'ye düştü. Ordu 8'den 6'ya düştü. Bütün şehirlerimiz küçülüyor. Bu küçülmenin sorumlusu nedir? İktidarın genel olarak uyguladığı yanlış ekonomik politikalar ve bu politikalar sonucunda da köylerin boşalması, tarımsal üretimden çiftçinin, üreticinin, balıkçının, besicinin, arıcının geçinemez noktaya gelmesidir.
"İKTİDAR TOPLADIĞI VERGİLERİ NEREYE VERİYOR?"
Şimdi madem Karadeniz'e geldik, burada çayla ilgili, fındıkla ilgili beklentiyi mutlaka yüksek seviyede söylememiz gerekir. İinsanlarımız şehirlerde yaşıyor ama bir elleri köyde, bir elleri tarımda, bir elleri çayda, bir elleri fındıkta. Gübrenin fiyatı artıyor, işçilik maliyeti artıyor, mazotun fiyatı artıyor, her türlü gider artıyor, giderler ENAG enflasyon fiyatlarında artıyor, taban fiyatlar TÜİK'in bastırılmış enflasyon rakamlarıyla açıklanıyor. Peki bu iktidar çiftçiye vermiyor, üreticiye vermiyor, emekliye vermiyor, köylüye vermiyor, belediyelerin kaynaklarını kesiyor, nereye veriyor topladığı bu vergileri? 2026 yılının ilk dört ayında toplam vergi gelirlerini yüzde 60 oranında arttırarak toplayan iktidar nereye harcıyor diye baktığımızda bütçe harcamaları içinde en büyük gider faize gidiyor. 2025 yılında 1 trilyon 700 milyar lira faize kaynak ayıran iktidar 2025 yılı içinde bütün çiftçilerimiz için 300 milyar liralık bir kaynağı bile ayırmamıştı. Sadece bu dört ay içinde faize giden rakam 1 trilyon 150 milyar liradır. 1 trilyon 150 milyar liranın içinde emeklinin aldığı zam yoktur. Temmuz ayına doğru gidiyoruz. Yıllık enflasyonun yüzde 16 hedefiyle emekliye, işçiye, köylüye, çiftçiye fiyat dayatması yapan iktidarın ilk dört aylık dönem içindeki bastırılmış TÜİK rakamlarıyla bile enflasyon 15'lere yaklaşmış durumdadır.
"EMEKLİ AYLIKLARIYLA 12 AY İDARE ETMEK MÜMKÜN DEĞİL"
Buradan çoğunlukla da emekliler kentlerine dönmüş olan Karadeniz'de bütün şehirlerin beklentisini bir kez daha ifade etmek istiyorum: Bu emekli aylıklarıyla 12 ay idare etmek mümkün değildir. Bu asgari ücretle 12 ay hayatta kalmak mümkün değildir. Bu taban fiyatla çiftçilik yapmak, üreticilik yapmak mümkün değildir. O nedenle her birimiz sesimizi yükselteceğiz. Sesimiz adaletsizlikler karşısında CHP'li belediyeler üzerinde, muhalif kesimler üzerinde, gazeteciler üzerinde, geçmiş dönemde siyaset yapanlar, bugün siyaset yapanlar üzerinde, yani bu iktidarın uygulamaları karşısında ses çıkaran herkesi susturmak, sindirmek, cezaevine atmak, mallarına çökmek anlayışının karşısında Türkiye'nin ele geçirilmemiş ve asla da ele geçirilemeyecek olan tek kalesi CHP'nin Karadeniz'deki örgütleri ayaktadır. Karadeniz örgütleri buradadır ve ayaktadır."
"KARADENİZ'İN İNSANLARI SİZİ SANDIĞA GÖMECEKLER"
CHP'li belediyelerin hayata gerirdiği projelerin önemine de değinen Zeybek, şöyle devam etti:
"Genel Başkanımızın sözüdür: Dönem sonu olmadan bin tane gündüz bakımevi ve kreşi açacağız ve milletimize hediye edeceğiz. Bu uygulamalardan asla vazgeçmeyeceğiz ve asla geri adım atmayacağız. Karadeniz Bölgesi Türkiye'nin en önemli doğal ve kültürel varlıklarına sahip bölgesidir. Bu bölgede vahşi madenciliğe, yaylaları ve meraları işgal etmeye, Ordu'nun, Trabzon'un, Rize'nin, Artvin'in o güzelim yaylalarını maden ruhsatı alarak, bölgenin neredeyse üçte birini maden ruhsatlama yöntemiyle yandaşlarına peşkeş çeken iktidara şunu söylüyorum: Karadeniz'de tarihin en büyük hezimetine uğrayacaksınız ve sizi sessiz sessiz için için ağlayan Karadeniz'in kadınları, Karadeniz'in insanları sizi sandığa gömecekler. Bunu göreceksiniz."
"GENEL BAŞKANIMIZLA GURUR DUYUYORUZ"
CHP'li belediyeler üzerinden yaratılan algı toplumda kabul görmeyince CHP'nin kurumsal kimliğine, organlarına, kurultayına, kongrelerine, genel merkezine ve tabii ki en başta da kararlı, onurlu, dürüst ve çalışkan Genel Başkanımız Özgür Özel'e karşı bir saldırı kampanyası başlattılar. Buradan açık açık söylüyorum: 412 belediye başkanımız vardı. Şimdi 388 belediye başkanımız var. 6 bine yakın meclis üyemizle birlikte 81 il başkanımızla CHP Genel Başkanımız Özgür Özel'in yanındadır. Sonuna kadar arkasındadır. Asla onu ve CHP'yi sizin bu kirli tuzaklarınıza alet ettirmeyeceğiz. Genel Başkanımızla övünüyoruz. Genel Başkanımızla gurur duyuyoruz."