CHP'li Sarı, 2 milyar liralık yolsuzluk iddiasında Meclis'te arınma istedi
CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, sermaye piyasalarındaki 'fon krizi' ve yolsuzluk iddialarına ilişkin Meclis çatısı altında şeffaf arınma çağrısı yaptı. Sarı, 2 milyar liralık yolsuzluğun görünen kısmı olduğunu, ilk tespitlerde 455 bin kişilik mağduriyet bulunduğunu söyledi.
(TBMM) - CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, sermaye piyasalarındaki "fon krizi" ve yolsuzluk iddialarına ilişkin, "Aylardır dile getiriyoruz: 'Arınma, arınma, arınma...' Arınmayı hep birlikte, şeffaf bir şekilde TBMM'nin çatısı altında millete hissettirmek zorundayız. Adil ve şeffaf bir ülke olduğumuzu gösteremezsek ne finansal krizlerin ne de yolsuzlukların sonu gelmez" çağrısında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, TBMM'de 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın açılışı dolayısıyla düzenlenecek özel oturum öncesinde, kamuoyunda "fon krizi" olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.
İktidarın sermaye piyasalarında yaşanan kriz karşısındaki tutumunu eleştiren Sarı, "AK Parti iktidarının tek derdi var: Kendisiyle ilgili olan tartışmaları yok etmek, görünürlüğünü kaybettirmek ve buradan da siyasi bir sonuç elde etmek. Ama şu gerçeği ne yaparlarsa yapsınlar değiştiremeyeceklerini fark etmek zorundalar. Bugün AK Parti'nin bürokrasisi, AK Parti'nin siyaseti bu fon krizinin içerisinde batmış durumda. Bunu 'Biz araştırıyoruz, biz denetliyoruz' diyerek geçiştirmeleri mümkün değil" ifadelerini kullandı.
SARI'DAN "ŞEFFAFLAŞMA" ÇAĞRISI
Devlet kurumları ile siyasi partilerin denetime açık olması gerektiğini belirten ve tam bir şeffaflaşma çağrısı yapan Sarı, "Yapmaları gereken tek bir şey var: Meclis çatısı altında bütün siyasi partilerin denetimine açık bir şeffaflaşma süreci. Aylardır dile getiriyoruz: 'Arınma, arınma, arınma...' Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz sadece kendi kadrolarımız için bunu söylemiyoruz. Devletin, diğer siyasi partilerin, bütün kamu kurumlarının içerisinde işleyen bir yolsuzluk şebekesine dönüşmüş durumda. İktidarın artık yönetme şekli yolsuzluk, hangi kuruma el atsanız elinizde kalıyor" dedi.
"2 MİLYAR LİRALIK YOLSUZLUĞUN SADECE BİR KISMI TESPİT EDİLEBİLDİ"
Yolsuzluk iddialarına ve İBB bursları üzerinden yapılan harcamalara değinen Sarı, şunları kaydetti:
"2 milyar liralık bir yolsuzluktan bahsediyoruz, bu sadece görünen kısmı. 165 milyonluk bir para. O para nereden geldi, ayrı. Biliyorsunuz, zor durumda okumuş bir bakan. Yani desteklerle, burslarla okuyan, İBB burslarıyla, o zamanın AK Parti iktidarının burslarıyla okutulan... Ondan sonra da önü açılmış: Milletvekilliği, bakanlık... Bugün de bakıyorsunuz ki artık devlet kurumlarını eline almış, herhalde ona emanet etmişler. Bugün de bakıyorsunuz ki artık devlet kurumlarını eline almış, herhalde ona emanet etmişler. SPK'sından borsasına gelinen noktada herkesin işin içinde olduğu, herkesin gözlerini kapattığı, adli mercilerin sustuğu bir düzen kurulmuş.
Ne oldu şimdi, belediye başkanımızı sabahleyin tutuklayınca, gözaltına alınca bütün her şeyi unutacak mıyız? Bu ülkenin algısını böyle mi değiştireceksiniz? İlk tespitlerde 455 bin, neredeyse 500 bin kişilik vatandaşın mağduriyeti var. Şu anda herkese 'Sus payı, 1 milyon veriyoruz' deniyor. Tamam, bu konuyu çok konuşmayalım, kapatalım. Diğer taraftan transfer yapalım... Olmadı, gündemi değiştiremedik, o zaman tutuklayalım... Olmadı, gündemi değiştiremedik, ne yapacaklar? Daha ne olacak? Meclisin kapısına mı kilit vuracaklar? Bizim ağzımıza mı bant takacaklar? Nasıl susturacaklar?
"ARINMAYI MECLİS ÇATISI ALTINDA HİSSETTİRMEK ZORUNDAYIZ"
Burada olması gereken bir gerçek var: Arınmayı hep birlikte, şeffaf bir şekilde, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu bu çatıda millete hissettirmek zorundayız. Millete güven vermek zorundayız. Önce toplumumuza, sonra da dünyaya bu anlamda adil ve şeffaf bir ülke olduğumuzu gösteremezsek ne yazık ki bu finansal krizlerin de sonu gelmez, bu yolsuzlukların da sonu gelmez, vatandaşın sokakta yaşamış olduğu fakirliğin ve alım gücü kaybının da sonu gelmeyecektir."
"VATANDAŞIN CEBİNDEKİNİ GASP ET, YANDAŞLARINI ZENGİN ET"
Sermaye aktarımları, kamu tasarruf tedbirleri ve asgari ücretli ile emeklilerin durumuna ilişkin ekonomik göstergelere değinen Sarı, şöyle konuştu:
"Bu bir yozlaşmanın, bir çöküşün, bir çürümenin görüntüsü. O yüzden vatandaşımızın asgari ücretine kaynak aktarılamıyor. O yüzden emeklinin maaşına zam yapılamıyor, emekliye 'Dişini sık, sabret' deniyor. İşçiye, çiftçiye 'Siz bu seneyi de atlatın, bir dahaki sene refahı göreceksiniz' diyerek bunca zamandır onların alması gereken maaşı, alım gücünü, refahı siz alıp yandaşlarınıza aktarıyorsunuz. Kurulan sistem bu: Vatandaşın cebindekini gasp et, oradan yarattığın kaynaklarla da git yandaşlarını zengin et. İşte Maliye Bakanı geçtiğimiz gün açıklama yaptı 'Tasarruf yapıyoruz, tasarruf yapacağız' diye. Yaptığı tasarruf neydi? Memurların atama sayılarını azaltacak. Yani genç işsizler ordusunu biraz daha büyütülecek, işsiz kitlesi daha da genişleyecek. Ne için? Eski bakanların, akrabalarının zenginleşmesi lazım, onlar için para lazım. Vatandaş kimsenin umurunda değil. Bugün iktidar, 'Vatandaş nasıl olsa bize oyunu veriyor, alıştırdık da... 'Az daha sabır, az daha sabır, biraz daha dişini sık' diye diye buraya kadar getirdik' diye bakıyor."