Çifte Standart Eleştirisi
Susi Snyder, ABD'nin İran'a saldırısını çifte standart olarak değerlendirerek, müzakerelerin devam etmesi gerektiğini vurguladı.
Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişimi (ICAN) Program Koordinatörü Susi Snyder, ABD'nin nükleer program konusunda müzakereye girdiği İran'a saldırarak İsrail'in nükleer programına değinmemesini "kesinlikle çifte standart" olarak yorumlayarak, "Herkes İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğunu ve bunun özellikle bölgedeki herkes için bir tehdit olduğunu biliyor." dedi.
Snyder, ABD-İsrail'in İran'daki nükleer tesisleri de hedef alan saldırıları, ABD'nin tehditleri ve bazı Avrupa ülkelerinin nükleer silah varlığını genişletme politikalarına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattıkları saldırıların hukuk dışı olduğunu vurgulayan Snyder, "İran'ın nükleer programından kaynaklanan yakın bir tehdit yoktu ve nükleer silaha sahip iki ülke olan ABD ve İsrail, nükleer silaha sahip olmayan bir ülkeye saldırdı. Nükleer tesisleri hedef alarak ayrım gözetmeksizin zarar veriyorlar. Bu saldırıların etkilerinin ne kadar kötü olacağını bilmiyoruz ve bunu uzun bir süre daha bilemeyeceğiz." diye konuştu.
Snyder, bu yasa dışı eylemlerin tüm hükümet ve toplumlar tarafından kınanması gerektiğini de belirtti.
Sorunları çözmenin yolunun böyle saldırılar olmadığının altını çizen Snyder, "Devam eden müzakereler vardı ve müzakerelerin devam etmesine izin verilmeliydi." ifadelerini kullandı.
Snyder, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran'ı taş devrine döndürme" tehdidine de tepki göstererek, şunları söyledi:
"Özellikle nükleer silahlara sahip bir ülkenin, 5 bin yıldan fazla geçmişe sahip bir medeniyeti yok etme tehdidinde bulunması kesinlikle kınanacak bir durum. Bu tür tehditler, ülkelerin çoğunun imzaladığı Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması uyarınca yasa dışıdır. Ülkeler bu tehditleri aktif olarak kınıyor ve nükleer silahların yayılmasını önlemenin tek yolu olan diplomatik bir çözüm oluşturmak için bunu yapmaya devam etmeleri gerekiyor."
Snyder, herhangi bir ülkeye nükleer silah meselesi üzerinden saldırıldığında ortada kesinlikle bir sorun olduğunu savundu.
"ABD, çifte standart uyguluyor"
"ABD, İran'ın nükleer programı konusunda müzakerelere girmişken, İran'a saldırırken ve İsrail'in nükleer programı hakkında hiçbir şey söylemeyerek kesinlikle çifte standart uyguluyor. Herkes İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğunu ve bunun özellikle bölgedeki herkes için bir tehdit olduğunu biliyor." şeklinde konuşan Snyder, bu konuları ele almak için uluslararası bir diplomatik süreç olduğuna ve bu yönde ilerlemek gerektiğine işaret etti.
Nükleer programlar ve diplomasinin bombalanarak yok edilemeyeceğini dile getiren Snyder, bu sorunla başa çıkmanın tek yolunun müzakere olduğunun altını çizdi.
Snyder, şöyle devam etti:
"İsrail'in nükleer silahlara sahip olup olmadığını teyit etmeme veya reddetmeme yönünde resmi bir politikası var. Ancak son 2 yılda gördüğümüz durum, İsrail'deki üst düzey yetkililerin nükleer silah kullanma olasılığından bahsettiğidir. Bu, dolaylı bir teyittir. İsrail'in nükleer silahlarının kullanılması, İsrailliler dahil bölgedeki herkes için, özellikle de İsrailliler için son derece zararlı olacaktır. Dolayısıyla İsrail'in nükleer silah kullanma tehdidi, aslında kendi nüfusunu ve bölgedeki silahsız sivil nüfusu tehdit ediyor."
İsrail'in nükleer tehdidinin en hafif tabirle "uygunsuz", en ağır tabirle ise "kınanacak" bir durum olduğunu da belirten Snyder, bu kabul edilemez tavrın birçok hükümet tarafından kınandığını da anımsattı.
"Nükleer silahlara sahip olmak hiçbir ülke için güvenli değil"
Snyder, kanıtların gösterdiğine göre bir ülkenin güvenlik stratejisine nükleer silah eklediğinde güvenliğin azaldığına dikkati çekti.
Nükleer silah programı olan bir ülkenin daha fazla çatışmaya girdiğine ve saldırıya uğradığına değinen Snyder, şunları kaydetti:
"Nükleer silahlara sahip olmak hiçbir ülke için güvenli değil. Bunu gördük, kanıtlar bunu gösteriyor. Avrupa ülkelerinin daha fazla nükleer silahın günümüzdeki güvenlik sorunlarına çözüm olduğunu öne sürmeleri, bildiğimiz gerçeklere aykırı bir tutum sergilemeleri anlamına geliyor. Aslında bir güvensizlik sistemi oluşturuyor, bölgeye ve dünyaya daha fazla tehdit getiriyorlar."