Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ak Parti'ye Katılan Afyonkarahisar ve Dinar Belediye Başkanlarına Rozet Taktı
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 179'uncu Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda, "Türkiye'ye hizmet mücadelesini bugünden itibaren AK Parti çatısı altında yürütecek Afyonkarahisar ve Dinar belediye başkanlarımız ile belediye meclis üyelerimize aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. CHP yönetiminin kirli siyaseti bizi yolumuzdan alıkoyamaz...Onlar ne yaparsa yapsın, biz yeni arkadaşlarımızla el ele verecek, tam bir dayanışma içinde Afyon'un daha gelişmesi için birlikte çalışacağız" dedi.
(ANKARA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin 179'uncu Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda, "Türkiye'ye hizmet mücadelesini bugünden itibaren AK Parti çatısı altında yürütecek Afyonkarahisar ve Dinar belediye başkanlarımız ile belediye meclis üyelerimize aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. CHP yönetiminin kirli siyaseti bizi yolumuzdan alıkoyamaz...Onlar ne yaparsa yapsın, biz yeni arkadaşlarımızla el ele verecek, tam bir dayanışma içinde Afyon'un daha gelişmesi için birlikte çalışacağız" dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde partisinin 179'uncu Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. Toplantıda konuşma yapan Erdoğan, "Ülkesi ve milleti için hizmetten başka gayesi olmayan böyle bir teşkilatın, Genel Başkanı olmaktan duyduğum bahtiyarlığı tekrar ifade ediyorum. Sağdan soldan patlak veren kokuşmuşluk karşısında adı ak, alnı ak, sicili ak böyle bir hareketin mensubu olmaktan haklı onurunu yaşıyor; davamıza en küçük bir leke bulaştırmadığınız için sizleri tebrik ediyorum" dedi.
ERDOĞAN'DAN 25 YIL MESAJI
Erdoğan ayrıca, şunları söyledi:
"Biliyorsunuz, bu sene partimizin kuruluşunun 25'inci yılını idrak ediyoruz. 14 Ağustos 2001'de artık hiçbir şey, eskisi gibi olmayacak iddiasıyla çıktığımız bu kutlu yolda, 25 yıldır aziz milletimizin desteği ve hayır duasıyla hamd olsun kararlılıkla yürüyoruz. Partimizi hedef alan nice saldırılara rağmen sırtımızı önce hakka sonra halka verdik. Milletin çizdiği istikametten ayrılmadan işte bu günlere geldik. 25 yıldır aziz milletimizin umudunu boşa çıkarmadan bize yüklediği ağır mesuliyetin idraki ile gece gündüz çalışıyoruz. 25'inci kuruluş yıl dönümünü hem partimiz hem de demokrasi ve kalkınma mücadelemiz açısından önemine, anlamına ve tarihimizde temsil ettiği müstesna konuma uygun şekilde değerlendirmek niyetindeyiz."
Bir taraftan her günü, her anı, hizmet ve eser siyasetiyle geçen 25 yılımızı tekrar hatırlarken diğer taraftan daha büyük başarılara imza atacağımız ikinci çeyrek asrın vizyonunu ortaya koyacağız. Bunu da sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. Hem kendimizi siviye çekecek, nerede eksiğimiz, hatamız varsa tespit edecek, hiçbir komplekse kapılmadan öz eleştirimizi cesaretle yapacağız. Hem de 25 yılın tecrübeleri ışığında Türkiye'nin ve Türk demokrasisinin gelecek çeyrek asrına yön verecek bir tasavvuru, bir paradigmayı millete umut aşılayacak yeni bir vizyonun çabası içinde olacağız. Hizmetle, planla, projeyle, ufukla, vizyonla işi olmayanların, bizi kendi sığ gündemleriyle meşgul etmelerine fırsat vermeyeceğiz. Her zaman söylediğim gibi biz işimize bakacağız, önümüze bakacağız. 25 yılın birikiminin rehberliğinde, gelecek 25 yılda nasıl bir Türkiye görmek istediğimizin yol haritasını şimdiden belirlemeye odaklanacağız.
"CHP YÖNETİMİNİN KİRLİ SİYASETİ BİZİ YOLUMUZDAN ALIKOYAMAZ"
Her birinizden büyük bir gururla kutlayacağımız 25'inci yıl etkinliklerimize bu anlayışla yaklaşmanızı bekliyorum. Biz AK Parti olarak, yegane hedefi gayesi, amacı millete, ülkeye hizmet etmek, hizmet üretmek olan bir siyasi hareketiz. Bundan 25 yıl önce partimizi kurarken gerilim siyasetine son vereceğimizi, siyasete yeni bir soluk getireceğimizi, Türkiye'de siyasetin aktığı nehrin yatağını değiştireceğimizi vurgulamış; milletimizin tüm renklerini, partimiz bünyesinde buluşturmaya gayret edeceğimizi deklare etmiştik. Geride kalan 25 yılda AK Parti'nin Türk siyasetinin merkezi olma vasfının örselenmesine hiçbir şekilde müsaade etmedik. Hayat tarzı, kökeni, meşrebi, mezhebi ne olursa olsun Türkiye merkezli düşünen ilkelerimiz noktasında, bunu benimseyen herkese kapımızı ardına kadar açtık. Bugün de aynı çizgide siyaset yapmaya devam ediyoruz.
Anadolu'yu, Trakya'yı, 7 coğrafi bölgemizin tamamını, 81 vilayetimizin her birini nasıl hiçbir ayrım yapmadan kucaklıyorsak, ülkesine, milletine ve şehrine samimiyetle hizmet etmek isteyenleri de aynı halisane duygularla partimizin saflarına dahil ediyoruz. Birazdan AK Parti ailesine yeni katılan arkadaşlarımızın rozetlerini takacağız. Türkiye'ye hizmet mücadelesini bugünden itibaren AK Parti çatısı altında yürütecek Afyonkarahisar ve Dinar belediye başkanlarımız ile belediye meclis üyelerimize aramıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Şunun bilinmesini isterim ki iyice muvazeneyi yitiren CHP yönetiminin kirli siyaseti bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Kimse kusura bakmasın ama siyasi üslubu kişinin aynasıdır. Karakter suikasti yapanlar, karakter fukaralarını ta kendileridir. Affınıza sığınarak söylüyorum, meyhane jargonuyla ona buna saldırarak, ona buna hakaret ederek siyasetteki kapasite açığı kapatılamaz.
"YENİ ARKADAŞLARLA AFYON İÇİN EL ELE DAYANIŞMA İLE ÇALIŞACAĞIZ"
CHP yönetimi, vatandaşın aklıyla alay etmeyi artık bırakmalı; başkalarını suçlama kurnazlığından bir an önce vazgeçmelidir. Hata yapmak tabii ki insana mahsustur. Fakat hatada ısrar etmek akıllı insanın karı... CHP yönetimi, yanlışı daha büyük bir yanlışla telafi etmeye, ortaya saçılan pislikleri daha büyük yalanlarla örtmeye çalışmaktadır. Bu, son derece bayat bir stratejidir, ucuz bir politikadır ve kullanım ömrü çoktan dolmuştur. CHP yönetimi, bahane, bühtan ve fitne üretmeye harcadığı enerjiyi artık kendi yanlışlarıyla yüzleşmeye ayırmalı. Şayet yürekleri yetiyorsa, eğer cesaretleri varsa bunları düzeltmek için çaba harcamalıdır. Herkesi, bir kez daha siyasette seviyeyi, nezaketi, centilmenliği gözetmeye çağırıyorum. Onlar ne yaparsa yapsın, biz yeni arkadaşlarımızla el ele verecek, tam bir dayanışma içinde Afyon'un daha gelişmesi için birlikte çalışacağız.
Biz makamda, unvanda, koltukta şeref bulan değil, aksine şerefi millete hizmet etmekte gören bir kadroyuz. Bizim siyaset tarzımızda eski yeni ayrımı yoktur. Bizim anlayışımızda kibir yoktur. Böbürlenme, millete tepeden bakma, millete karşı hürmetsizlik yoktur. Bizde hizmet ve eser yarışı vardır. Milletin gönlüne girme rekabeti vardır. Hepimiz, Türkiye'yi ve Türk milletine hizmet davasının neferleriyiz. 'Türkiye Yüzyılı'nı inşa edene kadar durmadan, dinlenmeden koşturacağız. Buradaki her bir arkadaşımın da şahsımla aynı hassasiyetleri taşıdığını çok iyi biliyor, sizlere güveniyorum.
"BELEDİYE VE EKONOMİ YÖNETİMİ SAHADA İSTİŞARELERİ SÜRDÜRÜYOR"
Muhalefetin nereden tutsanız elinizde kalan sorunlu yaklaşımından yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız da nasibini alıyor. Aralarında Genel Başkanların da olduğu muhalefet aktörleri, gurbeti sılaya çevirmiş; yedi milyonu aşkın bu kardeşlerimizi dışlamaya, ötekileştirmeye onlara 'ikinci sınıf insan' muamelesi yapmaya maalesef devam ediyor. Hatırlayın, geçen yaz yüreği memleket hasretiyle yanan vatanperver bir kardeşimize sırf Türkiye'yi övdü diye yapmadıklarını bırakmadılar. Hatta ağzı bozuk bir tanesi çıktı, bu insanlarımıza yönelik affedersiniz, 'zırzop' ifadesini kullanacak kadar ileri gitti. Bunun için özür dileme erdemini bile göstermediler. Hiçbir şey olmamış gibi siyasi ahlaktan, vatandaşa saygıdan bahsetmeye devam ettiler. Biz, hatalarını düzeltmelerini bekledikçe, bakıyorsunuz, bunlar yanlışta ısrar etmeyi sürdürüyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı, Avrupa'da yaşayan kardeşlerimize yönelik bir linç kampanyasına dönüştürüyorlar. Buna geçtiğimiz hafta bir kez daha şahitlik ettik.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız, Belçika ziyaretinde, orada yaşayan esnaflarımızı ziyaret etti diye yapmadıkları nezaketsizlik kalmadı. Neymiş? Yurt dışındaki esnaflarımızı niçin ziyaret ediyormuş? Niçin Türkiye'de esnaf ziyareti yapmıyormuşuz da Avrupa'da yapıyormuşuz? ya insanda biraz vicdan olur, adalet duygusu olur. Rakiplerini takip edecek kadar siyasi akıl olur. Hadi, bunlar yok diyelim. İnsanda en azından millet bilinci olur. Birincisi, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, esnafla en sık bir araya gelen tüccarından sanayicisine, iş çevreleriyle irtibatı en güçlü kadro biziz. Ayrıca belediye başkanlarımız, il, ilçe başkanlarımız her fırsatta kendi il ve ilçelerinde ticaret erbabımızın kapısını çalıyor. Kabinemiz, ekonomi yönetimimiz aynı şekilde iş dünyamız başta olmak üzere toplumumuzun çeşitli kesimleriyle buluşuyor, istişare ediyor.
"YURT DIŞINDAKİ TÜRKLERLE 86 MİLYON VATANDAŞ ARASINDA NE FARK VAR"
İkincisi, yurt dışında yaşayan yedi milyonu aşkın kardeşlerimizle ülkemiz sınırları içinde yaşayan 86 milyon vatandaşımız arasında ne fark var? 81 ilimizdeki esnaflarımız ile Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika'ya kadar dünyanın farklı yerlerinde helal rızkını kazanan insanlarımız arasında nasıl bir fark var? Bundan 60-70 sene önce bir bavulla Avrupa'ya gitmiş, çok zor şartlar altında çalışmış, yeri gelmiş aşağılanmış, yeri gelmiş ayrımcılığa uğramış ama sonunda emeğiyle, alınteriyle, bileğinin gücüyle acı vatanı ikinci vatan eylemiş. Yurt dışında güzel ahlakın, dürüstlüğün timsali olmuş bu kardeşlerimizi biz, nasıl kendimizden ayrı görebiliriz? Ankara Çıkrıkçılar Yokuşundaki kardeşlerimiz, nasıl bizim insanımızsa Berlin'deki, Brüksel'deki vatandaşlarımız da canımızdan birer parçadır. Kulu'daki esnaflarımız nasıl ticari hayatımızın can damarlarıysa İsveç'teki Kulu kardeşlerimizde Türk ekonomisinin önemli katkılarıdır. Afyon Emirdağlı ahilerle nasıl iftihar ediyorsak Belçika'daki Emirdağlıların başarılarıyla da aynı şekilde kıvanç duyuyoruz.
Bakın, yurt dışındaki kardeşlerimizin sadece turizm gelirlerimizdeki payları 11 milyar doların üzerinde. Buna diplomaside, kültürde, ticarette, eğitimde, bilimde yaptıkları katkıları eklediğimizde ortaya gerçekten gurur verici bir tablo çıkıyor. Hal böyleyken bu vatandaşlarımızın kapısını çalmamız, ziyaret etmemiz, hallerini, hatırlarını sormamız birilerine adeta dert oluyor. Oysa burada, sorgulanması gereken bizim yurt dışındaki kardeşlerimizle hemhal olmamız asla değildir. Asıl sorgulanması gereken muhalefet partilerinin, böyle bir gündemlerinin olmamasıdır. Asıl eleştirilmesi gereken güya bu ülkede siyaset yapanların, dünyanın yüzlerce ülkesinde kök salmış vatandaşlarımızı görmezden gelmeleridir. Asıl unutulması veya utanılması gereken milletimizin ayrılmaz parçası olan Avrupa Türk toplumuna yönelik tahkir edici, ötekileştirici, ayrıştırıcı söylemlerdir. Asıl yüz kızartıcı olan, ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden, Türkiye sevdalısı yüreklere 'zırzop' diyerek hakaret eden aşağılık zihniyettir.
"TÜRK DİASPORASINA SIRTIMIZI DÖNMEYİZ"
Asıl hicap duyulması gereken, 5 dakikacık bir görüşme için Batı başkentlerinde nöbet tutanların kendi insanımıza sırtını dönmesidir. Muhalefet öyle istiyor diye biz, Türk diasporasına sırtımızı dönemeyiz. İster ülkemizde, isterse yurt dışında yaşasın, bütün vatandaşlarımızı aynı muhabbetle bağrımıza basmaya devam edeceğiz. Onların kapısını muhalefet gibi seçimden seçime değil; sair zamanlarda da çalmaya dertlerine ve sevinçlerine ortak olmaya devam edeceğiz. Başkonsolosluklarla, diplomatik misyonlarımızla, yurtdışı Türkler ve akraba topluluklar başkanlığımızla, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığı'mızla ve diğer tüm kurumlarımızla gurbeti sılaya çevirmiş yedi milyon insanımızın her daim yanında olmaya devam edeceğiz.
Yarın Cumhurbaşkanı Sayın Tokyev'in davetine icabetle Kazakistan'a gidiyoruz. Astana'da ilk önce Türkiye-Kazakistan yüksek düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin 6'ncı toplantısını gerçekleştireceğiz. Ardından 15 Mayıs'ta Türk Devletleri Teşkilatı'mızın Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak etmek üzere Türkistan şehrine geçeceğiz. Dönüşte, 16 Mayıs tarihinde Kocaeli'nde gençlik kollarımızın düzenlediği gençlik şöleninde onbinlerce genç kardeşimizle bir araya geleceğiz. Türk gençlerini, cumartesi günü Turka Kocaeli Stadyumu'ndaki büyük şölenimize davet ediyorum. Bu düşüncelerle 27 Mayıs Çarşamba günü müşerref olacağımız mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum."
BURCU KÖKSAL, AK PARTİ'YE KATILDI
Erdoğan, daha sonra AK Partiye katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal başta olmak üzere diğer belediye başkanları ve belediye meclis üyelerine rozetlerini taktı.