Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Finans piyasalarımızda sistematik risk söz konusu değildir
‘ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMADAN HÜKÜMETİN KONUNUN ÜSTÜNE GİDEBİLECEĞİNE İNANMIYORUZ’Ardından söz alan Yeni Parti Grup Başkanı Bülent Kaya, “Genel Başkan Yardımcısı Sayın Fatma Betül Sayan 2 milyar 200 milyon TL'lik bir para kazandı.
'ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMADAN HÜKÜMETİN KONUNUN ÜSTÜNE GİDEBİLECEĞİNE İNANMIYORUZ'
Ardından söz alan Yeni Parti Grup Başkanı Bülent Kaya, "Genel Başkan Yardımcısı Sayın Fatma Betül Sayan 2 milyar 200 milyon TL'lik bir para kazandı. Bunun stopajını ödedi mi, muamma; vergi kaçırmasını bir tarafa bırakıyorum. 'Hadi ya kardeşim, haram paranın da vergisi mi olur?' diyebilirsiniz ama kumardan vergi alan bir hükümet, herhalde fon vurguncularından da vergi almayı aklına getiriyordur. Bir diğeri bu 2 milyar 200 milyon iade edildiği 5 Ekim tarihine kadar hangi mevduat hesabında tutuldu? Ne kadar faiz geliri elde edildi? Bu faiz geliri nerelerde kullanıldı ya da Fatma Betül Sayan tarafından iade edildi mi? Bunu açıklığa kavuşturmanız lazım. Bir de iade ettiği para 1 milyar 870 milyon TL yani o koymuş olduğu 163 milyonun nemalandırmasını, karını koyuyor, artanı veriyor. Ya, bu millete para iade ederken bile faizin faizini almaya çalışan bir iktidarın bunu soruşturma şansı yok. O açıdan, Mecliste bir araştırma komisyonu kurulmadan biz bu hükümetin adil bir şekilde, şeffaf bir şekilde bunun üstüne gidebileceğine inanmıyoruz ve bu konudaki taleplerimize devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
'BANKACILIK SEKTÖRÜ BUNDAN NET BİR ŞEKİLDE ETKİLENECEKTİR'
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta ise sermaye piyasalarında yaşanan işlemlerin nitelikli dolandırıcılık olduğunu ve ponzi skandalı yaşandığını belirtti. Usta, "Mecliste komisyon kurulması son derece önemlidir. Biz TBMM'yiz, egemenliği temsil eden Meclis eğer burasıysa ve milletin temsilcilerinin de bu meseleye bizim kendi cenahımızdan bakması lazım ve bu kurulacak komisyonun da grubu bulunan partilerden ortak, eşit sayıda üyeyle kurulması gerekir. Piyasaları panikletmek için falan söylemiyorum ama meseleyi küçültmek son derece yanlış olur, bunun bulaşma riski, yayılma riski son derece fazladır. Piyasa şuna bakacak: 'Bu işin üzere hakkaniyetle gidiliyor mu? Bu işin üzerine doğru gidiliyor mu?' diye bakacak. Eğer bu işin üzerine doğru gidilmezse bakın gelişmekte olan ülkeler kategorisinden aşağı düşebiliriz. Bu bulaşma riskinin, yayılma riskinin çok net bir şekilde ortaya çıktığını göreceksiniz. Reel sektör etkilenmeye başladı, bankacılık sektörü de bundan net bir şekilde etkilenecektir. Sermaye piyasaları çok önemli, yıllarca Planlamada sermaye piyasalarının önemine ilişkin politika yazdık, sermaye piyasalarının bu kadar berbat edilmesinin hiç kimseye bir faydası olmamıştır. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, düzenleyici, denetleyici otoritelere bir bakın bakalım, son 2 yılda düzenleyici, denetleyici otoritelerin içerisini boşaltmak için getirdiğiniz veya yasalaştırdığınız kanun tekliflerine bir bakın bakalım, hepsinde atanma şartlarını değiştirdiniz, süreleri değiştirdiniz, her şeyi değiştirdiniz, içini boşalttınız, bugünkü ortamı hazırladınız" diye konuştu.
'BU SKANDAL TÜRKİYE'NİN FİNANSAL SUSURLUK'UDUR'
Sermaye piyasalarında yaşanan işlemlerinin basit bir 'fon vurgunu' olarak nitelendirilemeyeceğini kaydeden CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "Bu sıradan bir piyasa dolandırıcılığı veya nefsinin esiri olmuş, şeytana uymuş birkaç kişinin münferit hatası değildir. Nasıl 3 Kasım 1996'daki Susurluk kazasıyla siyaset-bürokrasi-mafya üçgeni ortaya çıktıysa bundan 3 hafta önce patlayan fon skandalında da siyasetçi, bürokrat ve vurgunculardan oluşan organize bir çürümüşlük üçgeni ortaya çıkmıştır. Bu skandal Türkiye'nin finansal Susurluk'udur. Bu skandalın neresinden tutarsanız tutun ucu sarayın siyasetteki, bürokrasideki, vurgun düzeninin içindeki kollarına çıkmaktadır. Eski Aile Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı eşiyle beraber 5 ayda fon vurgunundan 2 milyar 200 milyon lirayı cebe indiriyor. Sermaye Piyasası Kurulu suç duyurusunda bile bulunmuyor ya da bulunamıyor. Kendisine 'Yedek kulübesinde biraz dinlen' deniliyor. Vurgundan elde ettiği para gönüllü olarak iade ettiriliyor, faiz neması almasına dahi göz yumuluyor. Eski bakan ve eşi herhangi bir cezai müeyyideye bugüne kadar tabii olmuyor. Kendisine şu ana kadar verilen en büyük ceza iktidar partisinin WhatsApp grubundan çıkarılmak olur. AK Parti'nin siyasi ve hukuki işler başkanının oğlu, adı fon skandalına karışan 'Adil' adını verdiği şirketiyle faiz ve borç batağındaki çiftçinin, esnafın icralık borçlarını bankalardan satın alıp tahsilat işi yapıyor. Bunlar, adalet gibi devletin temelindeki en önemli değeri bile tefeciliğe kılıf yapabiliyorlar. Soruyorum modern tefeciliğin adı ne zamandan beri 'adil' oldu? AK Parti'nin, adaletten anladığı bu" değerlendirmesinde bulundu.
'YÜKSEK KAZANÇLARI ÖNLEYECEK BİR OTOKONTROL SİSTEMİ KURULMASI UYGUN OLACAKTIR'
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı ise sermaye piyasasında yaşananlara ilişkin şöyle konuştu;
"Hukuksuzluğa tevessül eden, vatandaşımızın hakkına el uzatan kim veya kimler varsa kuşkusuz hesabını hukuk önünde vermeli, sorumlulardan hesap sorulmalıdır. Haksız sağlanan kazançlara tümüyle el konulmalı, mağdurların kayıpları buradan karşılanmalı, milletimize hiçbir yük getirilmemelidir. Ayrıca sermaye piyasasında kısa sürede aşırı yüksek kazançları önleyecek bir otokontrol sistemi kurulması da uygun olacaktır. Örneğin, fon hesabında belirli sürede 3 katı ya da belirlenecek bir oranda kazancın geçmesi halinde sistem otomatik olarak devreye girip alım-satım işlemini durdurabilmelidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 'İster piyasa manipülasyonuyla ister borsa oyunlarıyla ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur' diyerek söz konusu olanın ülkenin ekonomik güvenliği, refahı ve kalkınması ise bunda en küçük bir tereddüt gösterilmeyeceğini kararlılıkla ifade etmiştir. Yaşanan gelişmelerin yapılan inceleme ve soruşturmaların sonuçlarının tüm ayrıntısıyla ve sorumlularıyla birlikte milletimizle paylaşılması, kamuoyunun bu konularda aydınlatılması beklentimizdir, yerinde olacaktır. Yaşanan sorunun kurallardan çok uygulamadan kaynaklandığı, gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizliklerin meselenin temelinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Fon soruşturması kapsamındaki gelişmeler, dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı manipüle ettiği yönündedir."