Derviş Imf/db Bahar Toplantılarında: Su İçin Para-bilgi Var, Politika Yok
BM Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş, IMF ve Dünya Bankası Bahar Dönemi Toplantıları Sırasında Düzenlenen, "Su" Konulu Toplantıda "Su ve Sağlıklı Yaşam Reformları Dahil, Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne Ulaşmak Mümkün. Su Krizini Muhatap Almamız İçin Gerekli Olan Bilgi ve Paraya Sahibiz. Eksik Olan Yeterli Politik İstek ve Uzlaşılmış ve Birlikte Gerçekleştirilmiş Eylemdir" Dedi.
-BM Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş, IMF ve Dünya Bankası bahar dönemi toplantıları sırasında düzenlenen, "su" konulu toplantıda "Su ve sağlıklı yaşam reformları dahil, Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşmak mümkün. Su krizini muhatap almamız için gerekli olan bilgi ve paraya sahibiz. Eksik olan yeterli politik istek ve uzlaşılmış ve birlikte gerçekleştirilmiş eylemdir" dedi.
WASHINGTON(ANKA) - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş, dünya üzerinde milyarlarca insanın su ve sağlıklı yaşam koşullarına ulaşmaları için gerekli bilgi birikimi ve paranın bulunduğunu belirterek, "Eksik olan yeterli politik istek, uzlaşılmış ve birlikte gerçekleştirilmiş eylemdir" dedi.
Kemal Derviş, Washington'daki IMF/Dünya Bankası bahar toplantılarında düzenlenen "su" konulu özel toplantıda konuştu. Dünya üzerinde 1.1 milyar insanın güvenli biçimde suya ulaşamadığını 2.6 milyar insanın susuzluk nedeniyle yeterli sağlık koşullarını elde edemediğini anlatan Kemal Derviş, "Dünyada her yıl 2 milyon çocuk önlenebilir nedenlerle ölüyor. Krizlerin hızlı ve tahrip edici etkilerini hisseden kişiler yoksul olanlardır. Gelişmekte olan ülkelerde nüfusun yarısı, suyla ilgili sağlık sorunlarıyla karşı karşıyadır, bunun üretim ve yaşam koşulları üzerine olumsuz etkileri olduğu muhakkaktır" dedi.
Her türlü "kriz"in yoksulları sadece daha ağır etkilemekle kalmadığını onların yoksul halde kalmasına da neden olduğunu anlatan Kemal Derviş, "Basitçe, yoksullara su ve sağlıklı yaşam sağlanmasında Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşıldığında, dünya ekonomisine her yıl 38 milyar dolar katkıda bulunulmuş olacak, bunun 15 milyar dolarının Sahra Çölü altındaki bölgelerde olacağı hesaplandı. Yoksulların sağlıklı yaşama ve suya kavuşturulması Binyıl Kalkınma Hedefleri'nin başarılması için kilit önemdedir" diye konuştu.
Kemal Derviş, "Su ve sağlıklı yaşam reformları dahil, Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşmak mümkündür. Su krizini muhatap almamız için gerekli olan bilgi ve parasal kapasiteye sahibiz. Eksik olan yeterli politik istek ve uzlaşılmış ve birlikte gerçekleştirilmiş eylemdir. Ortak taahhüdümüz ve ihtiyaç duyulan desteğin olduğu yer de burasıdır" dedi.
SU KRİZİNİN NEDENİ İKTİDAR, ZENGİNLİK VE KONTROL
Su krizinin, suyun madden bulunmamasından çok "iktidar, zenginlik ve kontrol" ile ilgisi bulunduğunu kaydeden Derviş, şunları söyledi:
"En fazla etkilenen yoksullar, kadınlar ve çocuklar, yeterli miktarda temiz suya sahip değiller, çünkü karar mekanizmalarında yoklar ve güçlü söz hakkına sahip değiller. UNDP çalışmalarımızda gördüğümüz gibi bu eşitsizlikte kilit konu 'yönetim'dir" dedi.
"Su yönetimi" alanına yapılanlarla ve büyük altyapı yatırımlarının birçok ülkede yoksulları hariç tuttuğunu ya da olumsuz etkilediğini, eşitsizlikleri ve zengin ile yoksul arasındaki ekonomik boşluğu büyüttüğünü kaydeden Kemal Derviş, "Suya yapılan yatırımın yanı sıra, 'yoksul yanlısı' bir etki, politika oluşturma mekanizmalarında daha geniş bir öncelik almalıdır" dedi.
Suya yatırımın insani kalkınma olarak fazlasıyla geri döneceğini anlatan Kemal Derviş, "Sadece on yılda, yoksullukta, açlıkla hastalıkla çocuk ölümlerinde, cinsiyet eşitsizliklerinde ve çevre tahribatında azalma kesinlikle mümkün olabilir. 2006 İnsani Kalkınma Raporu, suya ve her 1 dolarlık yatırımın tahmini 8 dolar olarak geri döneceğini saptamıştı" dedi.
Düşük maliyetli sürdürülebilir teknolojilerle su ve sağlıklı yaşama hedeflerini başarmanın maliyetinin yaklaşık her yıl ek 10 milyar dolar olduğunu kaydeden Derviş, "Bu yatırım gerçekten çok değerlidir. Birleşmiş Milletler Resmi Kalkınma Yardımı (ODA)'nın su ve sağlık yardımlarının iki katına çıkarılması ulusal harcamaların GSYİH'in yüzde 1'i kadar artırılması sağlam bir başlangıç olur" derken şöyle devam etti:
"Küresel su krizi için çaremiz olduğuna ilişkin şüphe yoktur. Gerekli yatırımın büyük bir geri dönüşü olacağına da şüphe yoktur. Bu nedenle umuyorum ki, buradan gelişmekte olan ülkelerdeki su ve sağlıklı yaşam sorununun üstesinden gelmek için toplu dileğimiz olan somut eyleme geçmek üzere gerçek bir taahhütle ayrılıyoruz" dedi. (ANKA)