Dervişoğlu: Türkiye kayyumlar cumhuriyetine dönüştürülüyor

Son Güncelleme:

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP'ye yönelik müdahaleyi eleştirerek, Türkiye'nin 'kayyumlar cumhuriyeti'ne dönüştürülmek istendiğini ve Erdoğan'ın kendini devlete kayyum atamaya çalıştığını söyledi.

(ANKARA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP Kuruttayı'nın iptali ve tedbir kararını değerlendirirken, "Bugün orta yerde, üzülerek ifade ediyorum ki 'sözgelimi' bir Cumhuriyet vardır. Cumhuriyetimizi maalesef, bir kayyumlar cumhuriyetine dönüştürmek istiyorlar. Birinin milliyetçilere, bir başkasının Atatürkçülere, bir terör hükümlüsünün de Kürtlere kayyum atandığı bir düzendir bu. Bu sayede, Sayın Erdoğan da kendisini, ebediyen Türk devletine kayyum olarak tayin etme hevesindedir" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Parti Genel Merkezi'nde basın toplansı düzenledi. Türkiye'nin bir "utanç dönemi" yaşadığını ifade eden Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte hukuksuzlukların olağanlaştırıldığı değerlendirmesini yaptı.

Dervişoğlu, açıklamasında CHP Genel Merkezi'nde yaşananlara da değinerek, "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi kapılarının kırılarak, içeriye zorla girilmesine, mahkeme kararıyla bir partiye genel başkan tayin edilmesine biraz olsun şaşırırdık. Ancak şaşırmadık, çünkü bu aşamayı çoktan geride bırakmış durumdayız" ifadelerini kullandı.

"YARGI VESAYETİYLE AYKTA KALMAYA ÇALIŞIYORLAR"

İktidarın geçmişte vesayetle mücadele söylemiyle destek aldığını belirten Dervişoğlu, bugün ise "yargı vesayetiyle ayakta kalmaya çalıştığını" belirtti. Son dönemde yaşanan gelişmeleri  "Cumhuriyet'in geleceği açısından endişe verici" olarak nitelendiren Dervişoğlu, "Üniformalı darbe dönemlerini aratmayan, hatta belki de maalesef aratan olaylara şahit oluyoruz" dedi.

Dervişoğlu, Türkiye'nin "kayyumlar cumhuriyetine dönüştürülmek istendiğini" belirtti ve "Birinin milliyetçilere, bir başkasının Atatürkçülere, bir terör hükümlüsünün de Kürtlere kayyum atandığı bir düzendir bu. Bu sayede Sayın Erdoğan da kendisini ebediyen Türk devletine kayyum olarak tayin etme hevesindedir. Bu çerçeveden bakıldığında; CHP'ye yapılan operasyon, Türkiye'yi yönetenlerin hem çaresizliğini hem de bir sonraki adımını göstermektedir" diye konuştu.

"CHP'NİN AĞIR HASAR GÖRMESİNE RAZI OLAMAYIZ"

CHP'ye yönelik sürecin yalnızca bir parti meselesi olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, iktidar partisi dışındaki siyasi partilerin büyük bölümünün CHP'nin Türk siyasetinin önemli bir kurumu olduğu konusunda ortaklaştığını vurguladı. Dervişoğlu, "Siyaseten kimi zaman ayrışsak da böyle bir kurumsal yapının ağır hasar görmesine razı olamayız. Dün milletimizi üzen gelişmelerin yaşandığı Cumhuriyet Halk Partisi'nde ortaya çıkan tüm sorunların, kurumsal bir bütünlük içinde aşılacağına olan inancımızı ifade etmek isterim" dedi.

Toplumun yaşananlardan rahatsız olduğunu kaydeden Dervişoğlu, "Bir an önce çözüm beklemektedir. Bu konuda herkesin üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getirmesi ertelenemez bir mecburiyettir. Bu milletin sabrının da bir sınırı vardır" diye konuştu. Dervişoğlu, "Milletin sandıkta attığı demokrasi tokadı başka hiçbir şeye benzemez. Artık, ekmek büyümüyorsa, kardeşimizin lokmasına göz dikerek doyamayacağımızı, kapımız kirliyse, komşu kapısını kirleterek temizlenemeyeceğimizi görmek zorundayız. Komşusu açken, tok yatmamakla övünen bir milletin mensubuysak, komşumuz ağlarken, gülemeyeceğimizi idrak etmek zorundayız" ifadesini kullandı.

"MHP TARAFINDAN GELEN ÇAĞRI VE TEMENNİLER ÇOK FAZLA KARŞILIK BULMUYOR"

Dervişoğlu, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın siyasi partilerin seçimlerine ilişkin açıklamasının hatırlatılarak, görüşlerinin sorulması üzerine Dervişoğlu, şunları söyledi:

"Günaydın diyorum önce kendisine... Bir siyasi partinin genel başkan yardımcısına cevap vermem. Makamlarımız mütenasip olmaması nedeniyle pek mümkün değil ama Feti Bey'i geçmişten de tanırım. Bu sürecin davul zurna çalarak gelindiğini herhalde yeni anlamış. Ayrıca bu mesajın kamuoyuna değil de iktidar ortağı olarak bizzat Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a götürülmesi gereken bir süreç olduğunu anlamakta zorlanmış, öyle görüyorum. Ama güzel şeyler temenni etmiş olsalar da o güzelliklerin de sağlanabilmesine vesile olamadıkları dönemler yaşanıyor."

Orta yerde yasa var, Anayasa var. Bu ülkeyi yönetenlerin yani iktidar sahiplerinin öncelikle yasalara ve mevcut Anayasa'ya uymalarını temin edecek adımları atmaları gerekir ama MHP tarafından gelen çağrı ve temenniler genellikle bakıldığında çok fazla karşılık bulmuyor. Olacak ve olmayacak şeyleri sıklıkla talep ederseniz olacak şeylerin ya da olması gereken şeylerin engellenmesine de sebep olursunuz. Öcalan canisini Meclis'e çağırırsanız getiremezsiniz. 'Ahmetler makamlarına Selahattin yuvasına dönsün' derde yapamazsanız, bunu gerçekleştiremezseniz olmaz. 'Abdullah Öcalan'a statü' isterseniz de yapamazsanız bu kadar yanlışlığın içinden ya da yaratılmış bataklığın içinden güzel şeyler çıkmaz. Onun için siyaseten sorumluluk makamında ve söz söyleme makamında bulunanların ifadelerine özen göstermeleri lazım. Güvenilirliklerini yitirenlerin memleket yararına temenneleri de ciddi alınamaz hale gelmiştir. İşte o yüzden İYİ Parti olarak ve şahsen ben her zaman siyaseti ve devleti yönetmeye talip olanları ciddiyete davet ettim. Çizginiz doğru olacak ki söylediğiniz makbul olsun. Doğru çizgi arıyorlarsa gelsinler bize baksınlar."

"BİR KİŞİNİN SİYASET YAPMA HÜRRİYETİNİ ELİNDEN ALAMAZSINIZ"

"Mutlak butlan" kararının Türk siyasetinin geleceğini etkisine yönelik bir soruya Dervişoğlu, "Çok olumsuz etkiler tabii. Ben demokrasinin, hukukun, adaletin, yasaların ve özellikle de Anayasa'dan doğan hakların korunmasından yanayım. Bir kişinin siyaset yapma hürriyetini ve ehliyetini elinden alamazsınız ama Türkiye'de bunlar yaşanıyor maalesef. Bu CHP'de nelere sebep olur rivayetler muhtelif. Çok şeylere sebep olabilir. Yani burada aslında bakılması gereken şey niyetlerdir. Eğer niyet kötüyse çok şey olabilir. Dolayısıyla ben siyasetle niyetin doğru bir yerde tutulmasından yana olduğumu ifade etmek istiyorum. Yoksa bu yaşananlar Türkiye'ye yakışmayan olaylardır. Türkiye şu anda geçmişi arayan bir ülke konumundadır" yanıtını verdi."

Kaynak: ANKA