DHA YURT BÜLTENİ -14

Son Güncelleme:

Batman'da PKK/KCK'ya drone'lu operasyon: 30 gözaltı Batman'da 522 personelin katılımıyla terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik hava destekli operasyonda 30 şüpheli gözaltına alındı.

Batman'da PKK/KCK'ya drone'lu operasyon: 30 gözaltı

Batman'da 522 personelin katılımıyla terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik hava destekli operasyonda 30 şüpheli gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince PKK/KCK silahlı terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışma başlattı. Ekipler, terör örgütü PKK/KCK içerisinde eylem ve faaliyetlere katıldıkları tespit edilen şüphelilerin belirlenen adreslerine 515 personelle eş zamanlı operasyon yaptı. 'Şehit Polis Birol Öztekin' adı verilen operasyonda drone da kullanılırken, özel harekat polisleri koçbaşlarıyla kapılarını kırdıkları evlerde arama yaptı. Adreslerde ruhsatsız 4 silah, 335 fişek ile çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyal ele geçirildi. Ele geçirilen silah ve materyallere el konulurken, 30 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Görüntü Dökümü

--------------

-Operasyona katılan ekipler

-Droneden görüntü

-Özel harekat ekipleri

-Ekiplerin adreslerde arama yapması

-Gözaltılar

-Genel ve detay

Haber: Reşat YİĞİZ-Kamera: BATMAN,

============================

Güleda'nın babası: Katil zanlısının sözlerine inanmıyorum

Isparta'da, ayrılmak istediği erkek arkadaşı Zafer Pehlivan (19) tarafından 17 saat süren kaçma çabasına rağmen öldürülen üniversite öğrencisi Güleda Cankel'in (19) babası Mustafa Cankel (50), kızının 'koruyucum' diyerek, sevdiği oyuncak ayısı ve köpeği 'Lisa' ile teselli bulmaya çalışıyor. Baba Cankel, "Katil zanlısı 'Pişmanım, tasarlayarak yapmadım ve bir anlık öfkeyle oldu' yönünde ifade vermiş. Samimiyetine inanmıyorum" dedi.

Isparta'nın merkez Fatih Mahallesi'ndeki apartın 12 numaralı odasında 18 Kasım Pazartesi günü saat 11.00 sıralarında meydana gelen olayda, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Fotoğrafçılık Bölümü öğrencisi Güleda Cankel, ayrılmak istediği erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından boğazı sıkıldıktan sonra kalbinden bıçaklanarak, öldürüldü. Zafer Pehlivan, cinayetten 3 saat sonra polis merkezine gidip, teslim oldu. Üniversiteli Güleda'nın, hayatta kalmak için 17 saat mücadele ettiği, bu sürede 3 kez Zafer Pehlivan'ın elinden kaçmaya çalıştığı ortaya çıktı.

Sorgusunun ardından 19 Kasım Salı günü Isparta Adliyesi'nde sevk edilen Zafer Pehlivan, nöbetçi hakimlikçe tutuklanarak, Isparta Cezaevi'ne gönderildi. Güleda Cankel ise Muğla'nın Menteşe ilçesi Ortaköy Mahalle Mezarlığı'nda gözyaşları içinde toprağa verildi.

Güleda'nın acılı babası Mustafa Cankel, her sabah kızının 'Lisa' isimli köpeğiyle mezarına gidip, dua ediyor. Baba Cankel, Güleda'nın odasındaki özel eşyalarını, annesi Vefaret Cankel'in (50) gördükçe üzülmemesi için topladığını söyledi. Sadece kızının 'koruyucum' diyerek sevdiği ve birlikte uyuduğu oyuncak ayısı ile duvarına astığı gül figürünü odada bıraktığıbı anlatan Cankel, teselli bulmaya çalıştığını söyledi. Cankel, "Köpeğimiz 'Lisa', bize Güleda'dan kalan hatıra. Her gün birlikte mezarlığına gideriz. Kızım oyuncak ayısını kucağından hiç ayırmazdı. Onunla yatıp kalkardı. 'Koruyucum' diyerek severdi. Duvardaki gül figürünü ise kendisi asmıştı. Katil zanlısı, ifadesinde, 'Pişmanım, tasarlayarak yapmadım ve bir anlık öfkeyle oldu' demiş. Samimiyetine hiçbir şekilde inanmıyorum. Bir insan sosyal medyadan nasıl öyle şeyler yazabilir? Bu kadar soğukkanlılık görülmüş şey değil. Bu olayda mahkemenin en büyük cezayı vermesini istiyorum. Başka ailelerin yüreği yanmasın" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-------------

Mustafa Cankel'in kızının köpeğini sevmesi

Güleda Cankel'in odasındaki duvardaki gül figüründen görüntü

Güleda Cankel'in yatağından görüntü

Mustafa Cankel'in kızının oyuncak ayısı ve fotoğrafı ile birlikte görüntüsü

Güleda Cankel'in fotoğrafları

Mustafa Cankel ile röp.

Genel ve detay görüntüler

Haber - Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

============================

O terörist, örgütün Suriyeliler üzerinden hain planını anlattı

Adana'da terör örgütü PKK/YPG'ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak itirafçı olan Suriyeli kadın bombacı Miray H., örgütün hain planlarını deşifre edip, elebaşı Murat Karayılan'ın verdiği talimatları da anlattı. Sabotaj eğitimleri sırasında yapılan toplantılarda eylemler için önceliğin Suriye uyruklu teröristlere verildiğini itiraf eden terörist Miray H., "Bunun amacı, Suriyelilerin kamufle edilmesinin daha kolay olduğu ve Türk vatandaşlarının Suriyelilere karşı kin ve nefret duygularının oluşmasını sağlayarak Türkiye'den çıkarılacak olanları örgütün yanına çekip Türk devletine karşı düşman etmekti" dedi.

Suriye'den bombalı eylem yapmak için Türkiye'ye giriş yapan ve geçen temmuz ayında polis tarafından yakalanarak, tutuklanan Miray H. (20), Kadriye O. (40) ve Cevher H. (41) hakkında Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan iddianamede yeni detaylar ortaya çıktı.

Adana 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, 'devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Miray H.'nin ifadeleri arasında terör örgütü elebaşı Murat Karayılan'ın DEAŞ ile işbirliği yapılması yönünde talimatlar verdiğini söyledi.

SURİYELİLER ÜZERİNDEN HAİN PLAN

Terör örgütünün verdiği sabotaj eğitimleri sırasında kendisi ve bazı örgüt mensuplarının 25 Ocak ve 16 Mayıs'ta yapılan iki toplantıya katıldığını anlatan Miray H., bunlardan ilkine terörist elebaşı Murat Karayılan'ın da geldiğini, ikincisinde ise mektubunun okunarak, yakıldığını anlattı. Toplantılarda eylemler için öncelikle Suriye uyruklu örgüt mensuplarının gönderileceğinin belirtildiğini anlatan Miray H. "Bunun amacı, Suriyelilerin kamufle edilmesinin daha kolay olduğu ayrıca Türk vatandaşlarının Suriyelilere karşı kin ve nefret duygularının oluşmasını sağlayarak Türkiye'den çıkarılacak olanları örgütün yanına çekip, Türk devletine karşı düşman etmekti. Bu toplantılarda her fırsatta talimat beklemeden eylem yapmamız konusunda uyarıda bulunulurdu. Ayrıca üst düzey bürokratlara ve siyasetçilere hediye paketi şeklinde hazırlanmış bomba düzenekleri gönderilerek eylem yapılması yönünde talimatlar verildi" dedi.

DEAŞ İLE İŞBİRLİĞİ TALİMATI

Terör örgütünde 'Cemal' kod adlı ele başı Murat Karayılan'ın örgüt mensuplarına DEAŞ ile ortak eylemler düzenlenmesi yönünde talimatlar verdiğini anlatan Miray H.'nin itirafları arasında, "PKK/KCK/PYD/YPG olarak DEAŞ'ın yapacağı eylemlere gerek mühimmat, gerek milis-işbirlikçi olmak üzere destek verilmesi gerektiği yazılan ve bize okunan mektubun içeriğinde geçmiştir" ifadeleri de yer aldı.

Miray H., 8 örgüt mensubu olarak gönderilecekleri illerde eylem yapamamaları durumunda deşifre olmamış diğer örgüt mensuplarının saldırılarda bulunması talimatının mektupta verildiğini belirtti.

HEDEF ŞAŞIRTMA TAKTİĞİ

Suikast ve sabotaj eğitimleri sonrası 2019 yılında terör örgütü PKK'nın yapılanmalarından YPS içerisinde görevlendirildiğini anlatan Miray H., örgütün Suriye kolu olan YPG'nin içerisinde istihbarat amacıyla kurulan 'NLP' adlı birimin tek hedefinin Türkiye olduğunu kaydetti. Miray H, "Yoğunlaşma eğitimlerinde bize çukur ve barikat olaylarında teröristlerin tuttuğu günlükler okutuluyordu. YPG/PKK eylem yaptıracağı militanı ideolojik eğitimini başarıyla tamamlamış, metropol yaşamına çabuk uyum sağlayan, güzel Türkçe konuşan, hızlıca karar verebilen soğukkanlı kişiler arasından dikkatlice seçiyordu. Yoğunlaşma eğitimleri açık ve kapalı olmak üzere ikiye ayrılır. Kapalı eğitim 6 ay sürer ve tamamen gizli yürütülürdü. Örgüt içerisinde kurulan NLP adlı istihbarat birimi, DEAŞ terör örgütünün içine milisler göndererek eylem yaptırır. DEAŞ'lı gibi görünen örgüt mensupları, eylemlerini Türkiye'ye karşı yaparak hedef şaşırtmaya çalışır" diye konuştu.

YEREL HALKI DA KANDIRMIŞLAR

Terörist Miray H., itiraflarında Suriye'nin kuzeyindeki şehir ve kasabalarda evlerin birbirlerine sığınaklardan bağlantıları olduğunu belirtirken, şunları söyledi:

"2018 Afrin sürecinden sonra 'Türkiye, Rojava'ya girecek, büyük bir savaş başlatacak' yalanıyla yerel halk kandırıldı. Yerel halka karşı 'Size saklanacak sığınak yapacağız' propagandası yaptılar. Sığınak çalışmalarında büyük tüneller kazıldı. Türkiye sınırı arasında bulunan boş araziye mayınlama çalışması yapılarak tuzaklar kuruldu"

Miray H., örgütün tüm silah teçhizatının ABD tarafından karşılandığını, YPG'nin sözde sorumlularının güvenlik gerekçesiyle sürekli yer değiştirdiğini sözlerine ekledi.

HABER: ADANA,

============================

Polis, tokalaşma bahanesiyle bin lira çalan şüpheliyi arıyor

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, polis ekipleri bankadan çektiği bin lirasını sayan Hamza Canbekler (68), elindeki parayı tokalaşma bahanesiyle çalarak kaçan şüphelinin bulunmasına yönelik çalışmasını sürdürüyor. Kapkaç mağduru Canbekler, olayın şokunu yaşarken, oğlu da babasının parasını çalan şüphelinin yakalanmasını istedi.

Siverek'te emekli Hamza Canbekler, dün sabah bankadan çektiği bin lirayı oğlunun Hayriye Mahallesi'nde işlettiği marketin önünde sayarken yanına bir kişi yaklaştı. Selam vererek yanına yaklaşan kişiye elini uzatan Canbekler, tokalaşmak isterken tanımadığı şüpheli ise elindeki parayı alarak kaçtı. Olayın şokunu üzerinden attıktan sonra Canbekler'in peşine düştüğü şüpheli kayıplara karıştı.

İş yerinin güvenlik kamerasına da yansıyan kapkaç olayının ardından polis, eşkali belirlenen şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Polisin çalışması devam ederken Hamza Canbekler'in market işleten oğlu İhsan Canbekler, "Babam bankadan para çektiği sırada bir genç kendisini takip ederek markete kadar gelmiş. Babam marketin önünde parasını sayarken tokalaşma bahanesi ile şüpheliye elini uzatıyor. Bu sırada şüpheli babamın elindeki parayı alarak kaçıyor. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı kayıtları polise vererek şikayetçi olduk. Bir an önce şüphelinin yakalanmasını ve babamın mağduriyetinin giderilmesini istiyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------

Para sayan yaşlı adam

Yaklaşan genç

Tokalaşmak için el uzatması

Parayı alıp kaçması

Market ve yaşlı amcanın oturduğu yer

Oğlu İhsan Canbekler'in konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet SEZGİN-ŞANLIURFA-DHA

============================

Rus turistin öldüğü paraşüt kazasında 2 sanık tahliye edildi

Antalya'da, bir Rus turistin ölümüyle sonuçlanan deniz paraşütü kazası davasında tutuklu yargılanan su sporları firması sahibi Hüseyin Sirek ile tekne kaptanı Fatih Mehmet Çürümez, tahliye edildi. 400 metre açıkta yaşanan kaza anını anlatan Çürümez, "Şiddetli rüzgar paraşütü yukarı doğru çekti. Vinçle halatı tekrar çekmeye çalıştıysam da, teknenin arka pervane kısmı yukarıya kalktı ve havada kaldı. Sonra ise paraşütün halatı koptu ve sahile sürüklendi" dedi.

Olay, 14 Eylül günü saat 17.30 sıralarında, Konyaaltı ilçesi Akdeniz Bulvarı'nda meydana geldi. Rus uyruklu Tatyana Mitrofanov ve oğlu Mark Mitrofanov (19), sahilde su sporları merkezinden teknenin arkasına bağlanan deniz paraşütüyle yaklaşık 60 metre havalandı. Bir süre sonra paraşütün bağlı olduğu halat koptu. Rüzgarın etkisiyle sürüklenen paraşüt, Akdeniz Bulvarı'ndaki otelin bahçesindeki palmiye ağaçlarına takıldı.

Durumu fark edenler sağlık ekiplerine haber vererek yardım istedi. Kurtarma ekipleri gelene kadar Tatyana Mitrofanov ve oğlu, yaklaşık 20 metreden otelin bahçesine düştü. Ağır yaralanan Mark Mitrofanov tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirirken annesi Tatyana Mitrofanov taburcu oldu. Olayla ilgili su sporları firmasının sahibi Hüseyin Sirek ile tekne kaptanı Fatih Mehmet Çürümez tutuklandı.

'ŞİDDETLİ RÜZGAR PARAŞÜTÜ YUKARI DOĞRU ÇEKTİ'

Hüseyin Sirek ile Fatih Mehmet Çürümez, bugün Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Sanık Çürümez, olayda kusurları olmadığını belirterek, şöyle dedi:

"Olay günü Mark Mitrofanov ve müşteki Tatyana Mitrofanov işletmemize gelerek paraşüte binmek istediklerini söyledi. Sabah saatlerinde rüzgar olduğu için bu hava şartlarında paraşüte binemeyeceklerini söyledim. Havanın düzelmesi halinde kendilerine ulaşabileceğimizi ve çağırabileceğimizi söyledim. Öğleden sonra hava şartlarının daha iyi olacağını Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün internet sayfasından görünce müşteki ve öleni aradım. Geldiklerinde tekneye binerek yaklaşık 400 metre açıldık. Diğer sanık paraşütle ilgili kemerleri bağlayıp kontrollerini yaptı. Ben de paraşütü yavaş yavaş halatla bırakmaya başladım. Bir süre sonra şiddetli rüzgar çıktı ve paraşütü yukarıya doğru çekti. Bunun üzerine vinçle halatı çekmeye çalıştıysam da rüzgarın şiddeti nedeniyle teknenin arka pervane kısmı yukarıya doğru kalktı ve havada kaldı. Bir süre sonra paraşütün bağlı olduğu halat koptu ve paraşüt sahile doğru sürüklendi. Kopan halatı topladıktan sonra ambulansı aradık ve paraşütün savrulduğu yöne doğru gittik. Biz bu sporu yaptırırken tekne ve diğer ekipmanları devamlı kontrol ediyoruz. Bu olayda kusurumuz yoktur. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum."

Diğer sanık Hüseyin Sirek de su sporları işletmecisi olduğunu belirterek, olayın Fatih Mehmet Çürümez'in anlattığı gibi meydana geldiğini ifade etti. Sirek, mayıs ayında teknede bulunan vinç ve bağlı olan halatı yenilediklerini sözlerine ekledi.

Şikayetçi avukatı sanıkların cezalandırılmasını isterken, sanık avukatı kazanın hava muhalefetinden kaynaklandığını, aynı gün Antalya'nın başka bir bölgesinde benzer üç kazanın meydana geldiğini belirterek, müvekkillerinin tahliyesini talep etti.

İKİ SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti, sanıkların sabit ikametgah sahibi olmaları nedeniyle, adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verdi. Heyet, dosyanın makine mühendisi, meteoroloji mühendisi ve iş güvenliği uzmanından oluşacak bilirkişi heyetine gönderilerek, kusur durumu hususunda rapor düzenlenmesine karar verdi.

Görüntü Dökümü

-------------

-Olaya ilişkin ARŞİV görüntüler

HABER: Süleyman EKİN/ANTALYA,

============================


Kaynak: DHA