Dinleyicide Bağımlılık Yaratmak İstiyorum!

Son Güncelleme:

Her albümünde yeni bir sound'la müzikseverlerin karşısına çıkan Hande Yener, yeni albümü 'Kraliçe'de de bu özelliğini sürdürüyor.

'Kraliçe' adını verdiği yeni albümünü 12.12.2012'de çıkaran Hande Yener; içine tam anlamıyla sinen bir işe imza attığı için çok mutlu. Sinan Akçıl'la işbirliğini yeni albümünde de sürdüren Yener; yeni şarkılarını, yenilik arayışını ve 'kraliçe' ruhunu anlattı...


Kızlar küçükken prenses olmak ister; siz bunun bir adım ötesine geçip kraliçe olmayı mı hayal ediyordunuz?


Bu şarkıyı ben yapmadım ki; Sinan Akçıl bana yaptı.


Demek ki sizi kraliçe gibi görüyor...


Doğrudur; Sinan Akçıl kişiye göre beste yapıp söz yazıyor çünkü! Benim fanlarım, patronum Polat Yağcı falan hep bana 'Kraliçemiz' der. Bir de anacım çünkü oğlum var. Çalıştığım arkadaşlarımla aile gibiyimdir. Bunların hepsi kraliçeyi anımsatıyor.


Şarkıyı böylesine benimsediğinize göre, kendinizi kraliçe gibi hissediyorsunuz demek ki?


Ben çok net ve güçlü biriyimdir, çok narin bir hanımefendi değilimdir. Kraliçeler de güçlü ve lider ruhlu oluyorlar.


Ezelden beri mi güçlüydünüz, yoksa hayat şartları mı sizi böyle yaptı?


Aslında ikisi de... Küçüklüğümde de olgun, ne istediğini bilen bir çocuktum. Nasıl şarkıcı olacağım deyip kendimi bir savaşın içinde buldum. Müzik yapıyorsunuz ama savaşarak çünkü bir sürü engel çıkıyor karşınıza. Bütün bunlarla mücadele ederek bu noktalara geldim.


BU DİZİ DEVAM EDECEK!


'Kraliçe olarak kraliyetimi kolay kurmadım, uğruna çok savaşlar verdim' diyorsunuz yani, öyle mi?


(Gülüyor) Mevzuyu 'Muhteşem Yüzyıl'a bağlayacağız galiba! Şunu söyleyeyim; bu dizi devam edecek!


Siz, söylediğiniz her şarkıya çok inanıyorsunuz değil mi? Sözlerini ruhunuzda hissediyorsunuz gibi geliyor bana...


Ben şarkılarıma aşık oluyorum, aşık olmadan o şarkıları seslendirmem mümkün değil zaten. Aylarca üzerinde çalıştıktan sonra, her kelimenin ruhunu vereceğimi hissettiğim zaman stüdyoya girip okuyorum. Çünkü benim için dinleyiciyi ikna etmek çok önemli. Artık "Ne kadar güzel söz, ne kadar güzel melodi, ne kadar güzel ses rengi" denmesi beni kesmiyor. Benim beklentim çok daha büyük.


Sizin beklentiniz ne?


Bağımlılık yaratmak! Benim için dinlemek için can attığınız, CD'sini bulamadığınızda kriz geçirdiğiniz, gece benzinciye gidip almak zorunda kaldığınız, internette binlerce kez tıkladığınız şarkı tutmuş şarkıdır.


Peki bağımlılık yarattınız mı sizce?


O bağımlılık olmasaydı şu an ben bu işi yapıyor olamazdım. Çünkü herkesin bir dönemi var; gelirsin ve geçersin, neden adam seni 40 yıl dinlesin? Dinleyicinin sende kalması için özelliklerinin fazla olması gerekiyor. Bunun için o bağımlılığı yaratmanız ve dinleyicinin o lezzetten asla vazgeçmemesi lazım. Ben de bunu başardığımı düşünüyorum.


Sizin her albümde bir yenilik yapmanıza alıştık. Bu albümde yaptığınız yenilik ne?


Bu albümde 'Tribe Gir' diye R & B tarzında bir şarkı var mesela. 'Kraliçe' aslında elektronik altyapıları yüksek bir şarkı. 'Hasta' günümüzün pop şarkısı bence. Albümdeki soundlar çok yeni yani. Aranjeler farklı, çünkü ilk kez Sinan Akçıl aranjelere girdi. Kayıtlarda; sahnede müzik yaparken yakaladığımız enerji birebir albüme yansıtıldı.


#Sayfa#


EZİĞİ OYNAMAK ÇOK SIKICI


Albümde bu kadar çok tarza yer vermek, "Ben her türü söyleyebilirim" iddiasında olduğunuzu mu gösteriyor?


Ben sadece bu tarzları seviyorum. Kimisi türkü, arabesk ekliyor albümüne; ben de modern müzikleri koyuyorum. Piyasadaki standart pop şarkılarını da söyleyebilirim ama ben daha derin duyguları anlatan, içinde felsefesi de, eğlencesi de olan şarkılar söylemek istiyorum. Hep aynı noktaya parmak basıp hep eziği oynamak bana çok sıkıcı geliyor; öyle pop şarkılarına tahammül edemiyorum. Artık kendimden de, herkesten de yeni bir cümle bekliyorum.


Sahne kostümleriniz, şovlarınız da çok iddialı oluyor genelde; çoğu şeyi ilk sizde görüyoruz...


Doğru; saçımı ilk pembe yaptığımda, "Böyle sokağa mı çıkacaksın?" diyordu herkes. Ben durup dururken Kemal'i (Doğulu) arayıp "Saçımı mor yapalım" diyorum, bir bakıyoruz, bir ay sonra Rihanna saçını mor yapmış. Sen yapmazsan başkası yapar. Sen güncelsen, evrenselsen; oturup toplantıda onlar ne konuşuyorsa sen de onları konuşuyorsun.


Bu konuda Türkiye'de sizin kadar cesur olan başka bir isim yok; neden sizce?


Ben de bunu düşündüm ve sonunda "Bana nasip oldu" dedim. Önceleri "Neden kimse yapmadı, neden ilk olup bütün ceremeleri çektim?" diyordum; tüm bunları yaparak dertsiz başıma dert aldım çünkü... Ama insanlara "Ne yapmış yine?" dedirtmek, şaşırtmak beni mutlu ediyor. Dediğim gibi yenilikler bana nasip oluyor.


AŞKTA GERÇEKÇİYİMDİR


Sizin şarkılarınız hiç aşk acısından isyan eden, acı çeken kadınları anlatmıyor...


Aslında yaşadığımız şeyleri söylüyorum ben de ama tavrı, duruşu daha dik, daha kendine güvenli. Başkaları hep bitmiş ilişkiler üzerine şarkılar söylüyor. Bitmiş gitmiş, silmişsin, o seni silmiş; bunun üstüne şarkı söylemem ben, su içerim. Aşk asalettir çünkü. Ben gururlu ve gerçekçiyim aşkta. Bu, şarkılarıma da yansıyor.


DÖRDÜNCÜ ÖĞÜNÜM SPOR


"Şu an 34 bedenim. Her gün mutlaka spor yapıyorum. Akşam işim varsa kahvaltıdan sonra 30 dakika koşuyorum, 20 dakika pilatesten sonra bacak hareketleri de yapıp duşumu alıyorum. Spor benim için yemek gibi; dördüncü öğünüm oldu. Tabii bunun yanında çok düzenli ve düzgün besleniyorum."


TEK TABANCA İYİYİM BEN!


Sizi en son üç-dört yıl önce yanınızda sevgilinizle gördük...


Ben bir ilişkimle çıktım ortaya; yani bir kere gördünüz, bir daha da görmediniz.


Bu sizin tercihiniz mi, yoksa hayatınızdaki kişinin mi?


Özel hayatımı hep gizleyerek yaşadım. En son o ilişkimde, bunu saklamayayım dedim çünkü kaçmaktan sıkılmıştım. Fakat daha sonra o fikirden daha çok kaçtım çünkü doğru bir karar değilmiş. Basın size bir çift gibi davranmaya başlıyor, nereye gitseniz sevgilinizi soruyor. Bu da markaya zarar veren bir şey. Çift olarak basına malzeme olmak istemiyorum ben, işimle haber olmak istiyorum. İleride Brad Pitt-Angelina Jolie gibi bir durum olursa bakarız. (Gülüyor) Tek tabanca iyiyim ben.


#Sayfa#


SİNAN AKÇIL KRAL, KEMAL DOĞULU ŞÖVALYE


Sizin kraliyetin kraliçesi sizsiniz; peki diğer üyeleri kim?


Ben alemin kraliçesiyim. Tabii ki kral Sinan Akçıl. Yapımcım Polat Yağcı, kralın babası olsun. (Gülüyor) Oğlum Çağın prens. Kemal Doğulu şövalyedir, bayağı savaşmıştır benim için. Marka danışmanım Selim Akar vezir. Şarkılarımın düzenlemelerini yapan Ümit Kuzer de gladyatörü albümün. Asistanım Bige Boran ise kadı olabilir.


SİNAN AKÇIL DÜNYADA TANIDIĞIM EN İYİ KALPLİ İNSAN


Uzun zamandır Sinan Akçıl'la çalışıyorsunuz. Bunun sırrı ne; sizin ruhunuzu mu çok iyi anladı, sizi çok mu iyi çözdü?


Tüm bu söylediklerin! Bu bana has bir şey değil; çalıştığı her soliste göre şarkı üretebilme özelliği olan bir müzisyen. O, benim dünyada tanıdığım en iyi kalpli insan. Egoları da çok yüksek ama herkese yardımcı olmaya çalışıyor, hiç kimseye kapılarını kapatmıyor. Yani özel biri.


ONNO TUNÇ GİBİ SİNAN DA BİR TANE


Her sanatçı gibi sizin de egonuz yüksektir, Sinan Akçıl'ın da yüksekmiş; ego çatışması yaşamıyor musunuz?


Çok uyumlu çalışıyoruz biz. O biliyor ki ben kolay beğenmiyorum, ben biliyorum ki o kötü bir şey yapmıyor. Ortada kavga edecek hiçbir şey kalmıyor. Zaten daha başında çok büyülü başlıyoruz çalışmaya. İkimiz de çok heyecanlı oluyoruz ve çok özel bir şey yaptığımızı hissediyoruz. Sonra da "Biz ikimiz bunu nasıl yaptık?" oluyoruz. Genelde insan muhteşem anlarını hatırlamaz. Zaten şuur gittiği an çıkan şey, çok daha gerçek oluyor. Bazı insanlar için "Yakında biter" denir; Sinan zamansız bir müzisyen, onun bitmesi için hayatta olmaması gerekiyor. Çünkü müzik için doğmuş. Nasıl bir tane Onno Tunç varsa, bir tane de Sinan Akçıl var.


Sabah : http://www.sabah.com.tr

Kaynak: Sabah.com.tr