Ekonomi Tek Partide Uçuyor Her Koalisyonda Sallanıyor
İş Dünyasındaki "Koalisyon Hükümeti de Olur" Söylemine İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, Ekonomik Araştırma Yaptırarak Karşı Çıktı. Yalçıntaş, "1923-2006 Arası Türkiye'nin Yıllık Büyüme Hızı Ortalama Yüzde 4.9'dur, Her Koalisyon Döneminde Büyüme Bu Rakamın Altında Kaldı, Her Tek Parti Döneminde de Üstüne Çıktı" Dedi. Yalçıntaş, Tek Parti İsteğiyle AKP'yi İşaret Etmediğini Belirtti.
İş dünyasındaki "koalisyon hükümeti de olur" söylemine İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, ekonomik araştırma yaptırarak karşı çıktı. Yalçıntaş, "1923-2006 arası Türkiye’nin yıllık büyüme hızı ortalama yüzde 4.9’dur, her koalisyon döneminde büyüme bu rakamın altında kaldı, her tek parti döneminde de üstüne çıktı" dedi. Yalçıntaş, tek parti isteğiyle AKP’yi işaret etmediğini belirtti.
DÜNYANIN en büyük ticaret odalarından biri olan İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, son dönemde bazı iş dünyası örgütlerinin başkanlarıyla bazı ünlü işadamlarının "tek partiden umduğumuzu bulamadık, koalisyon da olur" diye mesajlar vermelerini ’ekonomik açıdan’ anlamsız bulduğunu söyledi. Yalçıntaş, İTO uzmanlarına yaptırdığı 1923-2006 dönemi ekonomik performans analizine göre Türkiye’de koalisyon dönemlerinin ekonomi açısından son derece kötü, belirsiz ve istikrarsız yıllar olduğunu savundu. Tek parti hükümeti istemekle, kesinlikle AKP’yi işaret etmediğini söyleyen Yalçıntaş, "1923-2006 arası Türkiye’nin yıllık büyüme hızı ortalama yüzde 4.9’dur, her koalisyon döneminde büyüme bu rakamın altında kaldı, her tek parti döneminde de bu rakamın üstüne çıktı" dedi.
ÖNCELİĞİMİZ EKONOMİ:
Yalçıntaş, İTO olarak ve İstanbul iş dünyası olarak önceliklerinin Türkiye’deki ekonomik istikrarın bozulmaması, ekonomik reform sürecinin devam etmesi olduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi: "1923’ten bu yana ülkemizin ekonomik performansıyla ilgili bir inceleme yaptık. Bizim herhangi bir siyasi ve sosyolojik analiz yapmamız doğru olmaz ama ekonomik analiz yapmak hem görevimiz hem de imkanımız dahilinde. Ortaya çok net bir tablo çıkıyor; ve bu tablonun önümüzdeki 23 Temmuz sabahı için de geçerli olduğunu düşünüyorum."
EN HIZLI BÜYÜME ATATÜRK’LE:
Büyüme, dış ticaret, enflasyon, borçlanma, faiz oranları, İMKB kurulduktan sonra endeks hareketleri gibi parametrelere bakınca koalisyon dönemlerinin ’çok kötü’ yıllar olduğunu söyleyen Başkan Murat Yalçıntaş şöyle konuştu: Türkiye Cumhuriyeti en hızlı büyümesini 1923-1938 döneminde Atatürk’le yüzde 7.8’lik yıllık ortalamayla yaşamış. 1923-2006 cumhuriyet dönemi yıllık büyüme ortalaması yüzde 4.9. Bu ortalamayı aşağıya çeken her dönem koalisyon dönemi, yukarıya çeken her dönem de tek parti dönemidir. Hiçbir koalisyon dönemi yok ki büyüme yüzde 5’in üzerinde olsun ve hiçbir tek parti dönemi yok ki yüzde 5’in altında kalsın. En son dönem 2003-2006 yüzde 7.2, 1965-71 yüzde 6, 1950-1960 yüzde 6.3 ve hep tek parti dönemleri."
ORTAK SAYISI ARTINCA BÜYÜME DÜŞÜYOR:
Murat Yalçıntaş, iktidardaki koalisyon partisi sayısı ne kadar fazlaysa büyümenin de o kadar düştüğünü söyledi. Yalçıntaş, "Mesela 1999-2002 dönemi yüzde 1.2, 1991-1994 yüzde 2.7, 1995-1999 yüzde 4.2. Sadece büyümede mi böyle. Enflasyona baktık ve şunu gördük. Enflasyon hayatımıza bir koalisyon döneminde 1971-80 döneminde girmiş. O tarihlere kadar Türkiye yüksek enflasyonu tanımamış. Çok partili dönemlerde hızı yüksek, tek parti dönemlerinde ise düşük" diye konuştu.
Ekonominin perişan olduğu yıllar, koalisyon dönemleri
İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, siyasi istikrar ile ekonomik istikrar arasındaki ilişkinin çok net olduğunu savundu ve şunları söyledi: "Koalisyon dönemlerinde siyasi istikrar olmuyor ve ekonomik verilerde muazzam bir oynaklık oluyor Hiç birşeyi tahmin edemiyorsunuz. 1991-2002 arasında 11 yılda 9 hükümet kurulmuş. Bunların ortalama ömrü 1.2 yıl. Ömrü 1 yıldan az 5 hükümet olmuş. Bu dönemdeki rakamlara bakınca ne çıkıyor? Türkiye’nin ekonomik anlamda perişan olduğu çıkıyor."
Sağ ya da sol önemli değil yeter ki tek parti çıksın
İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, bazı işadamlarının koalisyon hakkında fikir üretirken ekonomik değerlerden başka değerleri göz önüne almış olabileceklerini belirterek, şöyle konuştu: "Biz bir kurum olarak tek parti yorumu yaparken siyasi düşünmüyoruz. Tek başına iktidarlar hep sağcı partilerdir, dolayısıyla biz tekparti olsun derken, AKP’yi ya da sağcı iktidarları mı öneriyoruz? Hayır kesinlikle böyle bir şey yok. Sonuçta seçim olacak ve partilerimiz arasında muhafazakar, sosyalist, milliyetçi, solcu olanlar var. Hangisinin iktidara geleceğine yüce Türk milleti karar verecek. Sol da olabilir sağ da ama tek parti iktidarı olsun. Türk milleti hangi partiyi iktadara layık görecekse onun tek parti olarak iktidara gelmesinin ekonomi için daha iyi olacağını söylüyoruz sadece."
1923-2006 arası dönemlere göre Türkiye ekonomisinin performansı
Cumhuriyet boyunca en yüksek oranlı büyüme yüzde 7.8 ile Atatürk, yüzde 7.2 ile AKP dönemlerinde gerçekleşti.
En düşük oranlı büyüme yüzde 1.2 ile İnönü döneminde yaşandı ancak bu dönem İkinci Dünya Savaşı yıllarıydı ve çok zor dönemdi. Yüzde 1.2’lik kötü performansın yaşandığı ikinci dönem ise 1999-2002 DSP-MHP-ANAP Koalisyonu dönemi oldu.
1991-2002 arası ekonomi açısından kayıp yıllar oldu.
1991-2002 arasındaki 11 yılda 9 Hükümet kuruldu, ortalama ömürleri 1.2 yıl oldu. 1995-96 arasında 3 ayda bir hükümet değişikliği yaşandı. 1991-2002 arası ömrü 1 yıldan az 5 hükümet kuruldu.
Dış borcun Gayri Safi Milli Hasıla’ya Oranı, 1991-2002 dönemi sonunda yüzde 78 ile Cumhuriyet rekoru kırdı.
İç Borcun GSMH’ye oranı 1991-2002 döneminde yüzde 68 ile rekor kırdı.
1994-99 Döneminde İMKB 100 endeksi yüzde 5.400 değer kazanırken, 1999-2002 döneminde yüzde 32 geriledi. 2003-2006 arasında yüzde 277’lik değer artışı oldu.
Biz şerbetliyiz ama yabancı bekle gör pozisyonunda izliyor
İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, son dönemde siyasi ortamdaki gerilime rağmen ekonominin sarsıntı yaşamamasının, son 5 yıldaki istikrar nedeniyle oluşan güvene ve Türkiye’ye son dönemdeki yoğun yabancı sermaye girişine bağlı olduğunu söyledi. Yalçıntaş, "Bizler şerbetliyiz ve kendi ülkemizin siyasi durumlarını anlıyoruz ama yabancılar bu durumu pek anlamıyorlar. Güvenleri şimdilik devam ediyor ve bekle gör durumundalar. Ancak her sermaye, istikrar ve kazanç gördüğü yere gider, tersini görünce kaçar" dedi.