Erdoğan: Terörsüz Türkiye'yi kararlılıkla hedefliyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında Terörsüz Türkiye hedefinde kararlı olduklarını, örgütün tasfiyesi için çalışmaların sürdüğünü ve sorunu kalıcı çözecek iradeye sahip olduklarını söyledi.
(TBMM) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsiz Türkiye"yi menziline ulaştırmakta kararlı olduklarını vurgulayarak, "Devletimizin ilgili kurumları, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. Bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Türkiye, bu sorunu kalıcı biçimde çözecek iradeye, kapasiteye ve tecrübeye ziyadesiyle sahiptir" dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin haftalık grup toplantısında konuştu.
Dava arkadaşlarıyla dertleşmek, açık yüreklilikle konuşmak, özellikle gençlerle hasbihal etmek, gönlünden geçenleri paylaşmak istediğini belirten Erdoğan, Yunus Emre'nin, "Bu yol uzaktır. Menzili çoktur. Geçidi yoktur. Derin sular var" beyitini hatırlatarak, "Biz bu yola çıkarken uzun bir yola çıktığımızın, menzili çok, geçidi yok bir yola çıktığımızın, derin sulardan geçeceğimiz bir yola çıktığımızın idrakiyle, şuuruyla, bilinciyle çıktık" diye konuştu.
Kimsenin kendilerine "kolay olacak" demediğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"En başta karşımızda merhum Menderes'in, merhum Polatkan'ın, merhum Zorlu'nun talihsiz hatıraları duruyor. 27 Mayıs'ın, 12 Mart'ın, 12 Eylül'ün, 28 Şubat'ın tehditleri üzerimizde bir ağırlık olarak kendilerini hissettiriyordu. Kimilerimiz işkencelerden geçti. Kimilerimiz hapislerde yattı. Partilerimiz kapatıldı. Siyasi yürüyüşlerimiz engellendi. Yok sayıldık. Ötelendik, dışlandık, kendi öz yurdumuzda örselendik. Hiçbir zaman korkmadık. Hiçbir zaman vazgeçmedik. Çünkü bu hareket, bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildi. Bu hareket kişisel rant peşinde koşan bir hareket değil. Bu hareket köksüz bir hareket değildi. Saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir. Bu hareket, ta en başından itibaren millet davasıdır, memleket davasıdır, büyük Türkiye davasıdır, bu hareket ümmet davasıdır."
"RAHAT YATAKLARIMIZDA ETLEYE SÜTLÜYE KARIŞMADAN GÜNÜMÜZÜ GÜN EDEBİLİRDİK"
Kuruldukları andan itibaren kendilerini saf dışı bırakmak amacıyla pek çok senaryonun ve suikast girişiminin uygulamaya konulduğunu söyleyen Erdoğan, iktidarlarının henüz 5'inci yılında partilerine kapatma davası açıldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Muhtıralar gördük, sokak hareketleri gördük, yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. Huzur ortamını, güven ortamını, istikrarı, ekonomiyi, demokrasiyi hedef alan nice saldırıların, suikast girişimlerinin hedefi olduk. Bunlar sizin gördükleriniz, halkımızın gördükleri. Görünmeyen nice saldırıyı, görünmeyen nice badireyi atlattık. Neydi derdimiz, boyun eğebilirdik, teslim olabilirdik, uyum sağlayabilirdik. Suyuna gidebilirdik, 'Ağamsın', 'paşamsın' diyebilirdik. Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda etliye, sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik. Bizden önceki pek çok hükümetin yaptığı gibi biz de rahatımızı bozmaz, riske girmez, idareimaslahatla işi götürebilirdik ama biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük. Biz bir hayalin peşinde koştuk. Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık."
"BİR TAYYİP ERDOĞAN GİDER AMA BİN TAYYİP ERDOĞAN GELİR"
Tarihe, şehitlere, ecdada, millete, ümmete, yolda kalmışlara borçlu olduklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bizim bu davayı noktaya taşımış bizden önceki fedakar, cefakar, cesur, mert dava adamlarına, bizim bu hareketin öncülerine bir borcumuz var. Bizim, üstat Necip Fazıl'ın ifadesiyle 'Allah ve ahlak' demenin yasaklandığı karanlık günlerde hohlaya hohlaya buz dağını eriten iman dolu o yüreklere bir borcumuz var. O borcu ödemek için can vermek mi gerekiyor? Hiç tereddüt etmeyiz. 'Gerekirse hocanı da veririz' diyerek bu yollara revan olduk. Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir. Bize düşen, bizden öncekilerden devraldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir. Bizim arzumuz, gayemiz, amacımız işte budur. Yarın ruzi mahşerde huzura vardığımızda vazifesini hakkıyla yapmış olmanın yüz akına sahip olabilirsek bu bize ziyadesiyle yeter."
Bizden öncekiler bu davaya, bu harekete ömürlerini verdiler. Hamdolsun bizim yaptığımız da budur. Biz bu hareketin içinde doğduk, bu hareketle büyüdük. Vakti zamanı gelince dava taşını omuzladık. Allah'ın yardımıyla o dava taşını gücümüz yettiğince, eğilmeden, bükülmeden taşıdık ve taşımaya da devam ettik. Biz üzerimizde milletin, memleketin, ümmetin mesuliyetini taşıyoruz. Kimilerine bu kolay gelebilir. Hariçten gazel okumak kolay. Mesuliyet makamında olmadan ahkam kesmek kolay. Sırça köşklerde teori üretmek kolay. Hayallerle yaşamak kolay. Biz kolayı değil, zoru seçtik. Biz çileyi seçtik, mücadeleyi seçtik.
Kendi siyasi tarihim boyunca çok ihanet gördüm, çok vefasızlık gördüm, çok nankörlük gördüm. Varsın olsun, yine Yunus'un beyitleriyle, 'Bu halk içinde bize gülen var. Gülen gülsün. Gafil ne bilsin Hakk'ı seven var. Hakk'a esir var. Hakk'a tapan var. Hak yoluna başı koyan var. Hak için candan, serden geçen var'. Unutmayın, hak bilsin, halik bilsin, bize bu yeter."
"KLAVYE KAHRAMANLARINA SORUYORUM: SİZ HİÇ HAYATINIZDA RİSK ALDINIZ MI?"
Mükemmel, kusursuz olmadıklarını, eksiklerinin ve yapmak isteyip de yapamadıklarının bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir engeli aşmak için bin engelle mücadele etmek zorunda kaldıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi sağdan soldan klavye kahramanları, AK Partinin, bu kadronun açtığı yolda, tesis ettiği iklimde, refah ve konfor ortamında, sıcak yataklarından, rahat koltuklarından ahkam kesiyor olabilirler. Bunlara soruyorum, siz hiç hayatınızda risk aldınız mı? Siz hiç hayatınızda kavgaya girdiniz mi? Siz hiç hayatınızda ölümle burun buruna geldiniz mi? Menderes'in akıbeti gözünüzün önünde dururken hayatınızda hiç canınızdan, serinizden vazgeçecek bir harekete dahil oldunuz mu? Kavgada yoklar ama kavga bitince sırça köşklerinden laf üretirler. Bakın biz bu yola çıkarken de bu yolda yürürken de Türkiye'nin yakın tarihine bakarak hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlara hedef olmayı, hatta idam edilmeyi göze alarak girdik. Peki bizi acımasızca, bizi insafsızca eleştirenler, siz ne yaptınız? Hangi fedakarlıkta bulundunuz? Hangi bedeli ödediniz? Konforlu, güvenli alanlarınızdan yapılan hizmetlere kulp takmak dışında Allah aşkına hangi marifeti icra ettiniz?" şekinde konuştu.
Hakk'ın ve halkın nazarında takdir edilmek dışında bir gayelerinin bulunmadığını, milletin de her seçimde takdirini, teşekkürünü kendilerine ifade ettiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ancak sevdiğimiz, saydığımız, itibar ettiğimiz, kendimizden gördüğümüz kimilerinin izan ve insaf sınırlarını aşmasında açıkçası canımızı acıtmıştır. Bu yolculukta bu da var. Hani diyor ya şair Atila İlhan, 'Ayrılık sevdaya dahil'. Yola çıkarken bu sevdaya bunun da dahil olduğunu bilerek çıktık. Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık, biz yüzde 52'nin oyunu alarak göreve gelmiş bir iktidarız. Yüzde 48'in önemli bir kısmının oy vermese de gönlünün bizimle olduğunu bilen bir iktidarız. Hepsinden öte, biz yüzde 100'ün, onun ötesinde mazlum, mağdur coğrafyaların, ümmetin de mesuliyetini omuzlayan bir iktidarız. Kökümüzü ve özümüzü unutmayız. Nereden geldiğimizi de çok iyi biliyoruz. Nereye gittiğimizi de çok iyi biliyoruz. Bizi biz yapan değerlerden asla kopmadık. Her zaman duamızda, günde beş vakit namazlarımızda ettiğimiz dua da bizi 'sıratımüstakime eriştir' duasıdır. İnşallah doğru bildiğimiz yolda eğilmeden, bükülmeden, boyun eğmeden, teslim olmadan, yorulmadan, yılmadan yürümeye devam edeceğiz."
"TEK BAŞIMA KALSAM DAHİ BU YOL HAK YOLUDUR, DÖNMEK BİLMEZ YÜRÜRÜM"
Bizimle aynı yolda yürüyen, birlikte yürüdüğümüz milyonlar, 10 milyonlar var. Bizimle aynı ufka bakan, aynı menzile doğru koşan milyonlarca genç var. Dünyanın dört bir yanında, Filistin'den Suriye'ye, Arakan'dan Afrika'ya bizim için ellerini semaya açan yüz milyonlar var. Hepsinin umudunu, hepsinin emanetini taşıyoruz. Ama şunun da bilinmesini isterim, tek başıma kalsam dahi bu yol hak yoludur, 'Dönmek bilmez yürürüm' der, bu yolda sabırla yürümeyi sürdürürüm. Bu yolda yalnız değilim. Türkiye'ye çok güzel eserler kazandırdık. İnşallah daha fazlasını yapacağız. İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakıyla yeni başarılara ve yeni zaferlere imza atacağız.
"EN BÜYÜK ESERLERİMİZDEN BİRİ TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ"
İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile omuz omuza verecek, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz. En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, sağduyu ile, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. İttifak ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz. Hayırlı işlerde çabuk olunması gerektiği inancıyla bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Bugün bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum; Türkiye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu sorunu kalıcı biçimde çözecek iradeye, kapasiteye ve tecrübeye ziyadesiyle sahiptir. En güçlü dayanağımız millettir."
Erdoğan'ın konuşmasının bir sonraki bölümünde, AK Parti'nin iktidara gelişinden günümüze Türkiye'deki siyasi gelişmelerin kronolojik akışını içeren video izletildi.