Eylülde NASA'nın LRO'su Ay'da 222 metrelik dev krater tespit etti
Eylülde NASA'nın Ay Keşif Uydusu, Ay'da Mayıs 2024'te oluşan 222 metre çapında dev bir krater tespit etti. Kraterin derinliği 43 metre olarak belirlenirken, araştırmalar Ay'daki suyun kalıcı yerleşim için yeterli olmayabileceğini ortaya koydu.
Bazı Afrika fillerinin hastalandıklarında belirli şifalı bitki türlerini tükettiğinin tespit edilmesinden ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic'in geliştirdiği Claude modelinin yeni enzim sisteminin keşfine katkı sağlamasına eylül ayında çok sayıda bilimsel ve teknolojik gelişme kayıtlara geçti.
Bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemeler, evrenin derinliklerinde gizli kalan sırları aydınlatarak insanlığın karşılaştığı problemlere yeni anlayışlar ve çözümler sunmaya devam ediyor.
Bu kapsamda AA muhabiri, eylülde öne çıkan bilimsel gelişme ve keşifleri derledi.
Uzay ve teknolojideki gelişmeler
Çin, 25 Eylül'de Alçak Yer Yörüngesi'nde kurduğu "Guovang" takım uydu ağının parçasını oluşturacak internet uydularının 26. grubunu uzaya gönderdi.
İnternet takım uydu ağının parçasını oluşturacak uydu grubu, "Long March 8A" roketiyle Haynan Adası'ndaki ticari uzay aracı merkezinden fırlatıldı.
Uyduların Alçak Yer Yörüngesi'ndeki planlanan konuma ulaştığı fırlatma, Long March roketleriyle icra edilen 669'uncu taşıma görevi oldu.
Ay'da devasa bir krater saptandı
ABD Havacılık ve Uzay Ajansının (NASA) Ay Keşif Uydusu (LRO), yaklaşık iki yıl önce meydana gelen güçlü çarpışma sonucu Ay'da oluşan devasa bir krater keşfetti.
NASA'nın Ay Keşif Uydusu, Ay'ın görünür yüzünde bir asteroit veya kuyruklu yıldız parçasının Mayıs 2024'te çarpmasıyla oluşan krater tespit etti.
Dik kenarlı bu kraterin çapının yaklaşık 222 metre, derinliğinin ise 43 metre olduğu belirlendi.
Güneş sisteminde yakın zamanda oluştuğu bilinen "en büyük çarpışma krateri" olan bu krater, Houston Ay ve Gezegen Enstitüsünün eski Direktörü Thomas McGetchin'in adını taşıyor.
Yeni kraterin, NASA'nın Ay Keşif Uydusu tarafından 10 yıl önce keşfedilen önceki kraterin 3 katı büyüklüğünde olduğu ve büyüklüğünün İtalya'nın başkenti Roma'daki Kolezyum'u aştığı belirtiliyor.
1300'den fazla yeni yıldız keşfi
Çin, Beşyüz Metre Aralıklı Küre Teleskobu'nun (FAST), 2016'da hizmete girmesinden bu yana "pulsar" adı verilen, kendi etrafında hızla dönerek yüksek manyetizma yayan 1300'den fazla nötron yıldızını kayda aldı.
Dünyanın en büyük radyo teleskobu olan FAST, aktif olduğu son 10 yılda dünyadaki diğer teleskopların hepsinden daha fazla pulsar gözlemi yaptı.
Kurulumu 2016'da tamamlanan ve faaliyete başlayan teleskop, bugüne dek 1300'den fazla pulsarı kayda aldı.
Ay'daki su kaynakları büyük yerleşimleri uzun süre desteklemeye yetmeyebilir
Bilim insanları, Ay yüzeyinde büyük miktarda su bulunduğunun tahmin edilmesine rağmen bu kaynakların milyonlarca kişinin yaşayacağı kalıcı bir yerleşim yeri için yeterli olmayabileceğini ortaya koydu.
"Frontiers in Space Technologies" dergisinde yayımlanan araştırmada, Ay'da insan kullanımına uygun yaklaşık 1 milyar ton su bulunduğu varsayımından hareketle burada kurulabilecek farklı büyüklükteki yerleşimlerin su ihtiyacı hesaplandı.
Suyun insan tüketimi, temizlik, gıda üretimi, roket yakıtı ve oksijen elde edilmesi gibi çeşitli alanlarda kullanılacağını göz önünde bulunduran bilim insanları, Ay'da 1 milyon kişinin yaşadığı bir kentin mevcut su kaynaklarını 2,5 yıldan kısa sürede tüketebileceğini belirledi.
Araştırmacılar, su rezervlerinin Ay'da kalıcı bir yerleşim bölgesi için yeterli olmayabileceğini aktararak, suyun mümkün olduğunca geri dönüştürülmesi halinde bile kaynakların en fazla 100 yıl yeteceğini vurguladı.
Yapay zeka modeli Claude, yeni enzim sisteminin keşfine yardımcı oldu
ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, geliştirdiği Claude modelinin, yeni enzim sisteminin keşfine katkı sağladığını bildirdi.
Şirket bünyesinde Claude yardımıyla biyolojik araştırmalar yapması amacıyla kurulan ekip, yaklaşık 950 Claude ajanına DNA dizilimlerinden oluşan büyük bir veri tabanı içinde RNA'dan DNA sentezleyen "revers transkriptaz (RT)" enzimlerin "yeni ve ilginç örneklerini" bulması yönünde komut verdi.
Sürece sadece komut yazma ve laboratuvar çalışmaları bağlamında dahil olan ekip, 21 saatlik taramalar sonucunda ajanlardan birinin "alışılmadık" bir bulguya rastladığını gördü.
Araştırmacıların laboratuvar çalışmaları sonucunda bu bulgunun, daha önce bakterilere bulaşan türden virüslerde rastlanan ancak şimdiye kadar karakterize edilmemiş enzim sistemine işaret ettiği saptandı.
Sağlık ve biyoloji alanındaki gelişmeler
ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH), felçli hastaların konuşmalarını ve beden dillerini aynı anda iletebilecek yeni bir beyin-bilgisayar arayüz sistemi geliştirdiğini duyurdu.
Bilim insanları, üç felçli hastanın beyin dalgalarını "makine öğrenmesine" dayalı beyin-bilgisayar arayüzü kullanan bir sistem aracılığıyla sanal bir karaktere dönüştürmeyi başardı.
Bilim insanlarının geliştirdiği bu sistem, hastalara bağlanan özel kablolar aracılığıyla beden hareketleri ve konuşmayla ilgili beyin sinyallerini aynı anda dijital ortamda bulunan sanal bir karaktere aktarıyor.
Kullanılan arayüz ile oluşturulan sanal karakter, özellikle ALS hastalarının daha hızlı bir şekilde iletişim kurabilmesine imkan sağlıyor.
Daha önce geliştirilen cihazlarda konuşma veya beden hareketlerinin aktarımında ayrı ayrı başarılar elde edilirken, bu yeni cihazın her iki alanda da aynı anda başarı sağlayan ilk sistem olduğu belirtildi.
Beyninin yaklaşık yarısı insan dokusundan oluşan fareler geliştirildi
Stanford Üniversitesinden araştırmacılar, insan beyin hücrelerinin fare beynine nakledilmesiyle beyninin yaklaşık yarısı insan dokusundan oluşan fareler geliştirdi.
Yapılan araştırmaya göre, bilim insanları, farelerin beyinlerindeki serebral korteks ve hipokampusun gelişimini genetik müdahaleyle büyük ölçüde sınırlandırarak insan beyin dokusunun büyüyebileceği alan oluşturdu.
Daha sonra laboratuvarda, bağışlanan deri hücrelerinin yeniden programlanmasıyla elde edilen insan beyin organoidlerinden hücreler yeni doğan farelerin beyinlerine nakledildi.
Her enjeksiyonda yaklaşık 100 bin insan beyin hücresi kullanılırken, nakiller sonucunda fare beyninde yaklaşık 4 milyon insan beyin hücresinin geliştiği ve bu hücrelerin beynin hacim olarak yaklaşık yarısını oluşturduğu belirtildi.
Genetiği değiştirilmiş domuz böbreğiyle 271 gün diyalizsiz yaşam
ABD'de genetiği değiştirilmiş domuz böbreği nakledildikten sonra 271 gün boyunca diyaliz olmadan yaşayan kişi, daha sonra insan donöründen alınan böbreğin nakledilmesiyle tıp tarihinde bir ilke imza attı.
Tip 2 diyabetle bağlantılı son dönem böbrek yetmezliği olan Tim Andrews adlı hasta, insan donöründen bir böbrek nakli beklediği 271 gün boyunca genetiği değiştirilmiş bir domuz böbreği ile hayatta kaldı.
Ocak 2025'te Massachusetts'te bir hastanede domuz böbreği nakli yapılan Andrews'a nakledilen organ, hastanın 271 gün boyunca diyaliz olmadan hayatta kalmasına olanak sağladı.
Afrika fillerinin şifalı bitki kullanımı
Bilim insanları, Afrika fillerinin hastalandıklarında kendilerini ve yavrularını tedavi etmek amacıyla şifalı bitkilerden yararlanıyor olabileceğini tespit etti.
Araştırmacılar, bazı fillerin rahatsızlandıklarında belirli bitki türlerini tükettiğini, anne fillerin de yavrularını bu bitkilerle besliyor olabileceğini ortaya koydu.
Fillerin 35 farklı bitki türünden yararlandığını saptayan araştırmacılar, bunlardan 25'inin yerel halk tarafından da tıbbi amaçlarla kullanıldığını belirtti.
Bir yaban hayatı görevlisi, fillerin bölgede "Angurweet" olarak bilinen ve mide ağrısı gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bitkinin yapraklarını, bazı ağaçların kökleriyle birlikte ağızlarında çiğneyerek karışım haline getirdiğini ve bu karışımı anne sütüyle birlikte yavrulara verdiğini kaydetti.