Fidan'dan İran ve Hürmüz Açıklamaları
Bakan Fidan, İran'daki durumu takip ettiklerini ve Hürmüz Boğazı için ortak anlayış gerektiğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran'daki durumun çok yakından takip edildiğini belirterek "Bölgedeki Kürt kardeşlerimizin belli bir noktada suistimal edilmesi ve bu oyuna alet edilmesi meselesi, bizim tabii ki görmek istemediğimiz bir husus. Belli örgütlerin bu noktada Mossad tarafından temas edildiğini de biz biliyoruz." ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan, katıldığı A Haber yayınında gündemi değerlendirdi, Haktan Uysal ve Banu El'in sorularını yanıtladı.
Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta herkesin kolektif çaba göstermesinin uygulanabilir olduğunu söyleyerek "Ben şu aşamada arabulucuların içeriklere çok fazla müdahil olduğunu düşünmüyorum. Çünkü çok erken bir dönem, tartışma aşamasına geçilmedi. (Müzakere konusunda) Sadece bir tarafın talebi diğer tarafa iletilmiş durumda. Diğer taraf da kendi cevabını buna iletecek ve pozisyonlar görüldükten sonra, arabulucuların bu pozisyonlara ilişkin eğer uyuşmuyorlarsa kendileri daha yaratıcı fikirleri, çözümleri varsa orada devreye girme imkanları açıkçası oluyor." diye konuştu.
Müzakerelerin başlaması için ilk andan itibaren çok yoğun bir trafik olduğunu belirten Fidan, "Uluslararası kamuoyunda çok ciddi bir beklenti var, istek var ama bu isteğin bir pratiğe dönüşmesi gerekiyor. Biz de o noktada elimizden gelen gayreti gösteriyoruz." dedi.
Hakan Fidan, Avrupa'daki, Rusya, Çin ve diğer Asya ülkelerindeki mevkidaşlarının kendisini sık sık aradığını aktararak, şunları söyledi:
"İki tane husus var: Birincisi ne oluyor? Türkiye olayı nasıl görüyor? Olanı anlamaya çalışıyorlar ve olanı anlamada ve izah etmede de en objektif aktörlerden Türkiye'yi görüyorlar ve onun için bizim olayla ilgili görüşümüze başvuruyorlar. İkincisi, nasıl durdurabilirsiniz? Umutlanmalı mıyız, umutlanmamalı mıyız? Herkesin kendi ekonomisine, iç politikasına ciddi maliyetler getiren, yükler getiren bir noktada yani herkes kendi ayağını yorganına göre uzatacak. O yorganın ebadı ne olacak? Şimdi onu hesaplamaya çalışıyor herkes."
Fidan, hiç kimsenin kendi toplumuna panik havası yansıtmamaya çalıştığını vurgulayarak "Ama Avrupa'da ve Asya'da birçok ülkenin esas itibarıyla ifade ettiğiniz gibi özellikle enerji krizinden kaynaklı sanayi maliyetlerine yansıyan, tüketici fiyatlarına yansıyan çok ciddi ekonomik problem alanlarının olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Piyasaların henüz uzun vadeli bir kriz satın alımına gitmek istemediğini söyleyen Bakan Fidan, şunları kaydetti:
"Esas itibarıyla ülkeler bu görüntüyü vermek istemiyorlar. Dolayısıyla gerçek resimleri bizden duymak istiyorlar. Görüşlerini paylaşıyorlar. Arabuluculuk veya çözüme katkı noktasında beraber neler yapabiliriz, o noktada yoğun öneriler, teklifler geliyor. Hepsiyle görüşüyoruz. Biz de onların görüşlerini alıyoruz. Bu türden bir niyet birliğinin, görüş birliğinin olduğunu görmek, esas itibarıyla bizim sırtımıza daha fazla yük bindiriyor. Daha fazla mesuliyet hissediyoruz. Genel manada bu noktada çok yoğun bir diplomatik trafiğimiz var."
"(Hürmüz'de) Türk gemileri de bu konuda belli noktada istifade edebilir dendi"
Fidan, Hürmüz Boğazı'nın işleyişine ve kalıcı çözüme ilişkin çalışmalar olduğunu belirterek "Amerika'nın başlattığı başka bir tartışma var; buradaki sorunu aşmak için eğer barış olmazsa bir askeri imkan gerekecekse bunu nasıl mobilize edeceğiz? (ABD'nin) Ülkelere yönelik bir çağrısı var." ifadelerini kullandı.
Avrupa'da Hürmüz'le ilgili sorunu, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaştan ayrıştırma eğilimi başladığını söyleyen Fidan, "Orada bazı ülkelerin söylemde de olsa bir destek verebileceğine ilişkin bazı yeni söylemler geliştirdiğini görüyoruz. Bir de ABD'nin görüşmeler esnasında ufak miktarlarda da olsa belli bayrak taşıyan ülkelerin buradan gemilerinin geçmesine izin verilmesinin bir iyi niyet göstergesi olacağını da ifade ettikleri konular oldu." dedi.
Dışişleri Bakanı Fidan, İran'ın da konuya ilişkin pozitif cevabı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:
"Türk gemileri de bu konuda belli noktada istifade edebilir dendi. Ben burada daha fazla açıkçası detaya girmek istemiyorum çünkü bugünlerde de bir paket üzerinde çalışıyoruz taraflarla beraber ama önemi ortada, getirdiği etki ortada ve inşallah bunun çözümü de sulh yoluyla, diyalog yoluyla, diplomasi yoluyla olur. Güç kullanımına gerek kalmaz. Çünkü ülkelerin geri kalanı eğer sorun uzun sürerse, ağır ağır İran karşıtı, çok daha geniş, başka ülkelerin de katıldığı bir koalisyona doğru gidecek Hürmüz'de."
Hürmüz'deki durum
Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı'ndan dünyadaki enerjinin yüzde 20'lik kısmının geçtiğini hatırlatarak, boğaz etrafındaki bütün ülkelerin ortak anlayışına ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
Hürmüz'ün uluslararası ticareti tamamıyla etkileyen bir noktada olduğunu aktaran Fidan, burada uluslararası ticaretin ve aktörlerin baktığı noktanın, geçişin engelsiz olması olduğunu belirtti.
Fidan, fiziki engel olmaması, ticaretin, enerji ve gemi akışının öngörülebilir olmasının önemine değinerek, Hürmüz'den petrol ve gazın yanı sıra birçok ürünün geçtiğine işaret etti.
Aynı zamanda Hürmüz'ün gıda ve diğer tüketici maddeleri açısından da önemini vurgulayan Hakan Fidan, Körfez ülkelerinde kendisine yapılan bilgilendirmelerde bölgede gıda fiyatlarında artış olduğunun dile getirildiğini aktardı.
Türkiye'nin önemi
Fidan, bunun nedeninin ithal edilen gıdaların artık farklı yollardan gelmesi olduğuna dikkati çekerek "Türkiye, bu noktada önemli bir rol oynamaya başladı." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın baştan beri ortaya koyduğu bu bağlantısallık meselesinin ne kadar önemli olduğunun görüldüğünün altını çizen Fidan, Kalkınma Yolu Projesi'ne ilişkin bilgiler verdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, savaştan sonra Türkiye üzerinden geçebilecek enerji hatlarına değinerek, Türkiye'den uluslararası piyasalara transferler yapılmasına şahit olunacağını dile getirdi.
Enerji krizinin "ciddi" olduğunu vurgulayan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve ekibinin çok yoğun çalıştığını ve bakanlıklar ve kurumlar arasında koordinasyon olduğunu bildirdi.
Fidan, Türkiye'nin, uzun zamandır çevre ülkelerdeki enerji kaynaklarını "kendi üzerinden bir hub olarak" hem kendi kullanımına hem de dünyanın hizmetine verme konusundaki vizyonunun haklı çıktığının altını çizdi.
Enerji meselesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da vizyon netliği ve iradesi olduğuna dikkati çeken Fidan, "Çoğu zaman olmayışlar; bizim muhataplarımızın aslında ya yetersizliklerinden, ya karar alamayışlarından, ya başka imkansızlıklardan oluyor." ifadesini kullandı.
Fidan, gelecekteki olası projelerden bahsederek savaşın bağlantısallığın önemini gösterdiği ve dünya enerji piyasalarına ve kaynakların çeşitlendirilmesine etkisi olacağı tespitini yaptı.
Ucuz enerji talep eden ülkelerin farklı arayışlara girebileceğini aktaran Bakan Fidan, nükleer enerjiye daha fazla kayış olabileceğine atıfta bulundu.
İran'daki Kürt gruplar
Fidan, İran'daki durumu çok yakından takip ettiklerini vurgulayarak "(İran) Bölgedeki Kürt kardeşlerimizin belli bir noktada suistimal edilmesi ve bu oyuna alet edilmesi meselesi, bizim tabii ki görmek istemediğimiz bir husus. Belli örgütlerin bu noktada Mossad tarafından temas edildiğini de biz biliyoruz." dedi.
Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) bunu çok hassas bir şekilde takip ettiğini söyleyen Hakan Fidan, şunları kaydetti:
"Her zaman bizim hem Suriye'de hem Irak'taki hem İran'daki Kürt kardeşlerimizin durumuyla ilgili perspektifimiz belli. Cumhurbaşkanımızın durduğu yer belli, bizim durduğumuz yer. Ne oradaki insanların ezilmesine müsaade ederiz ne de başka ülkelerin suistimal etmesine, kendi işlerine karşı."
Fidan, belli Kürt gruplarının suistimal edilerek başkalarının amaçları etrafında kullanılmalarının ve daha sonra daha büyük sıkıntılara yol açılmasının, bölgesel istikrarsızlığa hizmet eden bir husus olduğunu belirtti.
Bakan Fidan, "Bu yakından takip ettiğimiz bir husus olduğu için mümkün olduğunca kontrol altında tutuyoruz ama diğer taraftan İsrail'in bu konudaki arayışı bitmiyor. Bu konudaki temas ve açıklanan teklifleri de hiç saklamadan devam ediyor. Buna yönelik de bizim karşı duruşumuz devam edecek." diye konuştu.
(Sürecek)