Fransız Aktivistler, İsrail'e Yaptırım Çağrısında Bulundu
Küresel Sumud Filosu aktivistleri, İsrail'in işkence uygulamalarına karşı Fransa'dan yaptırım talep etti.
Küresel Sumud Filosu'nun Fransız aktivistleri, İsrail tarafından alıkoyulduklarında işkence ve şiddete maruz kaldıklarını belirterek, bu ülkeye yönelik yaptırım kararları alınması çağrısında bulundu.
Fransa'da Yeşiller Partisi (EELV) Milletvekili Sabrina Sebaihi, İsrail tarafından alıkoyulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerinin katılımıyla Paris'te Ulusal Meclis'te basın toplantısı düzenledi.
EELV Milletvekili Cyrielle Chatelain, burada yaptığı konuşmada, bu toplantının, filonun aktivistlerinin neler yaşadığını ve Fransız hükümetinden beklentilerini anlatabilmesini amaçladığını kaydetti.
Sebaihi, filo girişiminin faydalı olduğunu belirterek, "Öncelikle bu ablukadan bahsedilmesini sağlıyor, normalde bu abluka ateşkesle birlikte kaldırılmalıydı. Ancak kesinlikle kaldırılmadı." dedi.
Ülkesinin İsrail'e karşı yaptırım kararı almak için Avrupa Birliği'ni (AB) beklemek zorunda olmadığını vurgulayan Sebaihi, "Fransa (İsrail ile) askeri işbirliğini ve silah sevkiyatını tamamen durdurmaya karar verebilir." ifadesini kullandı.
Sebaihi, ülkesinin Fransız aktivistler için tazminat ve telafi talebiyle İsrail hükümetinden Uluslararası Adalet Divanı (UAD) nezdinde şikayetçi olması gerektiğini kaydetti.
"Maskelerin düşmesini sağladık"
Eski Fransız Senatörü ve filonun Fransız aktivistlerinden Alima Boumediene-Thiery de İsrail tarafından alıkonulan aktivistlerin işkenceye ve psikolojik baskıya maruz kaldığını aktardı.
Boumediene-Thiery, birçok aktivistin yaralandığına değinerek, aktivistlerin yaşadıklarının çok zor olmasına rağmen Filistinlilerin her gün yaşadığının yüzde birine tekabül edebileceğini anlattı.
İsrailli askerlerin aktivistlerin uyumasını engellemesine ve tokatlamasına anlam veremediklerinin altını çizen Boumediene-Thiery, "Bu bir nevi sadist yön, bana göre kaybolmuş, çıldırmış bir toplumun göstergesi." diye konuştu.
Boumediene-Thiery, siyasi söylemi artık geçerli olmayan ve tecrit edilen İsrail toplumunun paniklemekte olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "Muamele gördüğümüz şekil belki de bizi korkutmak ve yıldırmak içindi. Ben ve burada bulunan arkadaşlarım bunu onlara iyice söyledik: Sizler bizi korkutamazsınız. Eğer buradaysak, buna karar verdiğimiz için bu böyle ve devam edeceğiz." yorumunu yaptı.
Uluslararası hukuku ihlal eden İsrail hakkında şikayetçi olacaklarını bildiren Boumediene-Thiery, "Bugün bir konudan eminiz. Ablukayı kırmadık belki ancak sessizlik duvarını yıktık. Maskelerin düşmesini sağladık. İsrail'in yüzünün görülmesini ve gerçekte ne olduğunu, şiddetini göstermeyi başardık." dedi.
"Türk hükümetine bizim için yaptıkları için teşekkür etmek istiyorum"
Filonun Fransız aktivistlerinden Sylvie Parmentier, "Sığınaklarda şiddete uğrayan arkadaşların seslerini duyup da bir şey yapamamak çok zordu." diye konuştu.
Aktivistlerin getirilmesi için Türkiye'nin uçaklar tahsis ettiğini anımsatan Parmentier, konuşmasına şöyle devam etti:
"(Türkler) Bizi karşıladılar ve bundan ötürü o kadar duygulandım ki uçaktan inince bize yönelik tüm bu hoşgörüyü görünce ağladım. Dünyayı terk edip başka yeni bir dünyaya gelmiş gibi hissettim. Duygular çok yoğundu. Türk hükümetine bizim için yaptıkları için teşekkür etmek istiyorum."
Parmentier, Türkiye'nin aktivistler için doktor, hemşire görevlendirdiğine işaret ederek, ağır yaralıları götürmek için ambulanslar da tahsis edildiğini söyledi.
Türk makamlarının aktivistlerin iyi koşullarda dönmesini sağlamak için tüm imkanları seferber ettiğini ifade eden Parmentier, Fransız hükümetine İsrail ile olan anlaşmalarını ve işbirliklerini askıya alması ve bölgede işlenen suçların sorumlularına yönelik yaptırım kararları çıkarması çağrısında bulundu.
"Hayvan muamelesi gördük"
Filonun Fransız aktivistlerinden Jihene Hadj Mbarek de Türkiye'de olağanüstü ve güzel bir şekilde karşılandığını dile getirdi.
Mbarek, "(Türkiye) Bizlerle ilgilenilmesi için doktor ve hemşirelerin olduğu bir hastanenin tamamını hepimizin kullanımına açtı." diyerek, Türkiye'de filonun aktivistlerine kıyafet ve yemek getirildiğini anlattı.
Mbarek, Türk vatandaşı olmamalarına rağmen Türkiye'nin kendileriyle çok iyi ilgilendiğinin altını çizerek, "Bu nedenle Türkiye'ye teşekkür etmek istiyorum." dedi.
İsrail'de son derece şoke edici bir deneyim yaşadıklarını aktaran Mbarek, "İnsanlık dışıydı. Hayvan muamelesi gördük, aşağılandık, fiziksel ve psikolojik olarak işkence gördük, arkadaşlarımızın işkence görmesine şahit olduk." ifadelerini kullandı.
Mbarek, İsrailli askerlerin sebepsizce aktivistlerin arasından birilerini seçip işkence ettiğini kaydederek, amaçlarının Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail hapishanelerinde Filistinli esirlere neler yapıldığına ışık tutmak olduğunu söyledi.
İsrail hapishanelerinde yaklaşık 10 bin Filistinli esirin cehennemi yaşadığına ve acı çektiğine dikkati çeken Mbarek, cezasızlığın sona ermesi için İsrail'e karşı somut yaptırım kararlarının alınmasını istedi.
"Biz onların yüzünü bilmiyoruz ancak onlar bizim yüzlerimizi biliyor"
Filonun Fransız aktivistlerinden Meriem Hadjal, İsrail'de aktivistlere işkence yapan Fransız vatandaşı İsrailli askerler nedeniyle güvensizlik duygusu hissettiğini belirterek, "Bize orada işkence eden vatandaşlarımız maskeliydi. Biz onların yüzünü bilmiyoruz ancak onlar bizim yüzlerimizi biliyor." şeklinde konuştu.
Filonun Fransız aktivistlerinden Sabrina Azizi, İsrail'de kendilerine işkence yapılan yerde aktivistlere karşı insancıl bir davranış sergileyen kimseye rastlamadığını dile getirerek, "Hepsi ya bizi aşağılıyor ya bize hakaret ediyor ya da dövüyordu." dedi.