Gazze'de Arıcılık Krizi
İsrail saldırıları, Gazze'deki arıcılığı yok olma noktasına getirdi, arıcılar zor durumda.
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, on binlerce Filistinlinin yaşamını yitirmesine, kentlerin büyük bölümünün yıkılmasına ve altyapının çökmesine yol açarken, bölgenin en eski geçim kaynaklarından biri olan arıcılığı da yok olma noktasına getirdi.
İsrail saldırılarında evler, tarım alanları ve seraların yanı sıra yüzlerce arılık da tahrip edildi. İsrail ordusunun kara saldırılarıyla geniş alanları erişime kapatması ve "güvenlik bölgesi" ilan etmesi nedeniyle arıcılar yıllardır kullandıkları mera alanlarına ulaşamaz hale geldi.
İsrail saldırılarında narenciye bahçeleri, yabani çiçekler ve arılar için nektar kaynağı oluşturan bitki örtüsü büyük ölçüde tahrip edildi. Abluka nedeniyle kovan yapımında kullanılan malzemelerin tükenmesi ve yeni ekipman girişinin durması da yüzlerce ailenin geçim kaynağı olan arıcılığı ağır bir krizle karşı karşıya bıraktı.
Gazze'nin orta kesimindeki Zevayide beldesinde yaşayan Filistinli arıcı Emin Iyd, oğluyla birlikte yıkıntılar arasında ayakta kalan az sayıdaki kovanıyla geçimini sürdürmeye ve mesleğini yaşatmaya çalışıyor.
Savaş öncesi 950 arıcı vardı, bugün parmakla sayılıyor
AA muhabirine konuşan Iyd, İsrail saldırılarından önce Gazze'de arıcılığın önemli bir üretim kolu olduğunu, üretilen balın Gazze dışına da ihraç edildiğini söyledi.
Iyd, "İsrail saldırıları öncesi Gazze'de yaklaşık 950 arıcı faaliyet gösteriyordu. Bugün ise arıcılar parmakla sayılacak kadar az kaldı." dedi.
İsrail ordusunun işgal ettiği bölgelerin tamamen erişime kapatıldığını belirten Iyd, daha önce Salahaddin Caddesi'nin doğusundaki geniş alanlara yerleştirdikleri kovanları artık götüremediklerini ifade etti.
Iyd, İsrail ordusunun oluşturduğu ve Filistinlilerin girişini yasakladığı "Sarı Hat" nedeniyle bu bölgelere kovan yerleştirmelerinin artık mümkün olmadığını belirterek, "Bugün o bölgelere kovan koyan herkes hayatını tehlikeye atmış olur." dedi.
İsrail'in yol açtığı yıkım nedeniyle arıların beslendiği bitki örtüsünün de büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını aktaran Iyd, "İsrail'in bitki örtüsünü tahrip etmesi ve geniş alanları buldozerlerle dümdüz etmesi nedeniyle arılarımızın besleneceği alanlar ortadan kalktı. Bu yüzden bugün arıcılığı sürdürmek çok daha zor hale geldi." ifadesini kullandı.
İsrail saldırıları öncesinde yüzlerce kovanı bulunan çok sayıda arıcının bugün ancak 10-20 kovanla üretim yapabildiğini anlatan Filistinli arıcı, "Bugün arıcılar, en kısıtlı imkanlarla ve en ağır maliyetler altında yeniden üretime tutunmaya çalışıyor." dedi.
"Uluslararası kuruluşlar arıcılık malzemelerinin Gazze'ye girişini sağlamalı"
Filistinli Iyd, İsrail ablukası nedeniyle bal mumu, çerçeve, kovan ve diğer temel ekipmanların temin edilemediğini, mevcut malzemelerin fiyatlarının ise saldırılar öncesine göre onlarca kat arttığını belirtti.
İsrail saldırıları sırasında yaşanan yakıt krizi nedeniyle bazı Filistinlilerin bal dolu çerçeveleri ve boş kovanları yakacak olarak kullanmak zorunda kaldığını aktaran Iyd, bunun bugün yaşanan ekipman sıkıntısını daha da derinleştirdiğini ifade etti.
Uluslararası kuruluşlara çağrıda bulunan Iyd, "Bize bal mumu, çerçeve, kovan, şeker ve güvenli çalışma alanları sağlansın. Malzemeler Gazze'ye girsin, bitki örtüsü yeniden oluşsun, biz de yeniden kaliteli ve doğal bal üretelim." diye konuştu.
Iyd, Gazze'de üretilen balın tamamen doğal olduğuna dikkati çekerek, gerekli malzeme girişinin sağlanması ve güvenli üretim alanlarının oluşturulması halinde bölgenin yeniden kendi bal ihtiyacını karşılayabileceğini vurgulayarak, saldırılar öncesinde Gazze balının bölge dışına da gönderildiğini hatırlattı.
İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik saldırılarında 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 173 binden fazla kişi yaralandı. Saldırılar nedeniyle konutların büyük bölümü yıkılırken tarım arazıları, meyve bahçeleri ve hayvancılık altyapısı da ağır zarar gördü.
Devam eden abluka nedeniyle üretimde kullanılan temel ekipman ve ham maddelerin Gazze'ye girişindeki kısıtlamalar, tarım ve hayvancılığın birçok kolunu olduğu gibi arıcılığı da varlığını sürdürme mücadelesi veren sektörlerden biri haline getirdi.