Genel-İş Sendikası'ndan Belediye Şirketi İşçilerine Kadro Eylemi. Remzi Çalışkan: "Sorunun Kökten Çözümü Hakkımız Olan Kadronun Verilmesidir"

Haberin Videosunu İzlemek İçin Tıklayın
Son Güncelleme:

DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası, belediye şirketlerinde çalışan işçilere kadro verilmesi talebiyle Ankara Ulus’ta eylem yaptı. Genel İş Sendikası GEnel Başkanı Remzi Çalışkan, “450 bin işçiye ayrımcılık yapıldı ve bu işçilere kadro verilmedi. Bu durum birçok eşitsizliği de beraberinde getirdi… Yargı kararıyla ticari şirket olarak nitelendirilip ilave tediye hakkını alamayan belediye şirket işçileri de kamu işçisidir. Bu nedenle belediye şirket işçilerinin tüm mali, sosyal, özlük farklılıkları giderilmelidir. Bunun tek bir yolu vardır. Bu sorunun kökten çözümü, hakkımız olan kadronun verilmesidir” dedi.

HABER: CEYLAN SAĞLAM/ KAMERA: DURSUN ALKAYA

DİSK'e bağlı Genel İş Sendikası, belediye şirketlerinde çalışan işçilere kadro verilmesi talebiyle Ankara Ulus'ta eylem yaptı. Genel İş Sendikası GEnel Başkanı Remzi Çalışkan, "450 bin işçiye ayrımcılık yapıldı ve bu işçilere kadro verilmedi. Bu durum birçok eşitsizliği de beraberinde getirdi… Yargı kararıyla ticari şirket olarak nitelendirilip ilave tediye hakkını alamayan belediye şirket işçileri de kamu işçisidir. Bu nedenle belediye şirket işçilerinin tüm mali, sosyal, özlük farklılıkları giderilmelidir. Bunun tek bir yolu vardır. Bu sorunun kökten çözümü, hakkımız olan kadronun verilmesidir" dedi.

DİSK'e bağlı Genel-iş Sendikası üyeleri, bugün Ankara Ulus Meydanı'nda belediyelerde çalışan taşeron işçilerin kadroya geçirilmesi talebiyle eylem yaptı. "Kadro hakkımızı alacağız" yazılı pankart açan işçiler, "Gerçek kadro istiyoruz", "Sermayeye değil emekçiye bütçe", "Yaşasın örgütlü mücadelemiz", "Vergide adalet istiyoruz" sloganları attı.

Sendika üyeleri adına açıklamayı okuyan Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan, şunları söyledi:

"BASKIYLA, ZORLA, SANSÜRLE SESİMİZİ KISMAYA ÇALIŞANLARIN BİZE DAYATTIKLARI 'KADER'E RAZI OLMAYACAĞIZ"

"Kararname ile başlayan bu hukuksuzluğa OHAL sürecinde de bu hukuksuzluğun başladığı dönemlerde de meydanlarda itiraz ettik. Türkiye'nin dört bir yanında meydanlarda alanlarda kadro talep ettik. Bugün de Ulus'ta kadro talebimiz için buradayız.

Uzun zamandır, yoksulluğun, işsizliğin düşük ücretle çalışmanın, güvencesizliğin, enflasyonun, kötü çalışma ve zorlu yaşam koşullarının pençesindeyiz. Her geçen gün alım gücümüz biraz daha eriyor. Ekmeğimiz biraz daha küçülüyor. Ekonomik ve siyasal krizlerin sarmalındayız. Yoksulu daha yoksul, zengini daha zengin yapan bu düzen açıktır ki, emek ve işçi düşmanı bir düzendir. DİSK/Genel-İş Sendikası olarak, içinden geçtiğimiz bu kriz ve kaos ortamında bu politikaların karşısında durmaya, işçi sınıfının hakları için mücadele etmeye ve demokrasi cephesini büyütmeye kararlı bir şekilde devam edeceğiz.

Bizler, mücadelemizi büyüterek haklı taleplerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Baskıyla, zorla, sansürle sesimizi kısmaya çalışanların bize dayattıkları kadere asla razı olmayacağız. Bu nasıl bir kader ki, yoksulu, işçiyi, madenciyi öldürüyor; patronu yaşatıyor?

"GELİR VERGİSİ DİLİMLERİ İŞÇİLERİ MAĞDUR EDİYOR"

Değerli kardeşlerim, Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşıyoruz. Zamlar, düşük ücretler, yüksek enflasyon ve ağır vergilerle işçinin emekçinin sırtına yüklenen yük, artık taşınamaz bir haldedir. Adaletsizlik, hukuksuzluk had safhadadır. Kamu yararı için alındığı söylenen vergiler sermayenin yararına harcanıyor. Adaletsiz bir vergi sistemi var. Gelir vergisi dilimleri işçileri mağdur ediyor. Aldığımız ücret zamlarının önemli bir kısmı bu vergi dilimlerine gidiyor. Gelir vergisi işçilerin lehine yeniden düzenlensin ve zenginden daha çok, fakirden daha az vergi alınsın, vergide adalet sağlansın diyoruz.

"İŞÇİLERİN YÜZDE 92'SİNİ OLUŞTURAN BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİLERİ DE UZUN ZAMANDAN BERİ BÜYÜK BİR AYRIMCILIĞA MARUZ KALMAKTADIR"

Genel-İş Sendikamız, belediye işçilerinin hakları için, ülkemizin geleceği için, emek ve demokrasi mücadelesini ısrarla ve kararlılıkla sürdürmektedir. Gelir eşitsizliği, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, açlık sınırı altındaki ücretler, işçilerin geçinmesini ve insanca yaşamasını olanaksız hale getirmiştir. Bu koşullar altında ayrımcılık, güvencesizlik ve eşitsizlik yayılmaya devam ediyor. Belediyelerde çalışan işçilerin yüzde 92'sini oluşturan belediye şirket işçileri de uzun zamandan beri büyük bir ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Bu ayrımcılık, bu eşitsizlik, bu adaletsizlik, taşeron işçilerin 696 sayılı KHK ile belediye şirketlerine geçirilmesi ile başladı.

"450 BİN İŞÇİYE AYRIMCILIK YAPILDI VE BU İŞÇİLERE KADRO VERİLMEDİ"

696 sayılı KHK ile kamuda çalışan taşeron işçilerden merkezi idarede bulunanlar, doğrudan kadroya geçirilirken belediyelerde çalışan taşeron işçileri, belediye şirketlerine aktarıldı. Sonuç olarak, 450 bin işçiye ayrımcılık yapıldı ve bu işçilere kadro verilmedi. Bu durum birçok eşitsizliği de beraberinde getirdi. Örneğin belediye işçileri kamu işçisi olmasına rağmen kamuda çalışan işçilerin yararlandığı, 52 günlük ilave tediye hakkını alamıyorlar. 696 sayılı KHK çıktığından bugüne kadar sendikamız söz konusu ayrımcılık ve adaletsizliğe karşı eylemler ve basın açıklamaları yaptı, kadro talebinin gerçek savunucusu oldu. Her eylemimizde ve açıklamamızda, hakkımız olan kadroyu haykırdık; belediye şirket işçilerine 'gerçek kadro istiyoruz' dedik, 'belediye işçileri kamu işçisidir' dedik, 'ayrımcılık son bulsun hak ettiğimiz kadro verilsin' dedik.

"BELEDİYE İŞÇİLERİNİN GERÇEK SINIF VE MÜCADELE ÖRGÜTÜ OLARAK BİZLER; BU AYRIMCILIK KARŞISINDA MÜCADELEYİ BÜYÜTEREK, TÜM BELEDİYE İŞÇİLERİNİN SESİ OLMAYA, DEVAM EDECEĞİZ"

Bir kez daha haykırıyoruz: yargı kararıyla ticari şirket olarak nitelendirilip ilave tediye hakkını alamayan belediye şirket işçileri de kamu işçisidir. Bu nedenle belediye şirket işçilerinin tüm mali, sosyal, özlük farklılıkları giderilmelidir. Bunun tek bir yolu vardır. Bu sorunun kökten çözümü, hakkımız olan kadronun verilmesidir.

Burada soruyorum: Belediye şirket işçileri, kar amaçlı ticaret mi yapıyor? Elbette hayır! Belediye şirket işçileri kamu işi yapıyor, doğumdan ölüme halk hizmeti veriyor. Nerede ticaret? Bu hukuksuzluğun çözümü hakkımız olan kadrodur. Bu kadroyu mutlaka ama mutlaka alacağız.

Bir başka sorun da şudur; yıllarca kadroya geçme hayali kuran binlerce taşeron işçi ise şirketlere geçirildikten sonra emekli olmak zorunda bırakıldı. Hala yüz binlerce işçi benzer sorunlarla karşı karşıyadır. Belediye şirket işçileri, Anayasa'da güvence altına alınmış olan çalışma hakkına ve eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde çalıştırılıyor. Artık bu ayrımcılığa ve eşitsizliğe son verilsin istiyoruz. Belediye işçilerinin gerçek sınıf ve mücadele örgütü olarak bizler; bu ayrımcılık karşısında mücadeleyi büyüterek, tüm belediye işçilerinin sesi olmaya, devam edeceğiz. Taleplerimiz doğrultusunda, eylem ve etkinliklerimizi artırma kararlılığındayız. Gerekli yasal düzenlemeler bir an evvel yapılarak belediye şirketlerine çalışan işçilerin de diğer işçiler gibi kadroya geçirilmesi ve ilave tediye haklarının bir an önce verilmesi temel talebimizdir. Bu talebimizi Meclis'te de dile getirmek için girişimlerde bulunacağız. Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerle görüşüp yasa teklifi verilmesi için çağrıda bulunacağız. Biz bu haklı davadan asla vazgeçmeyeceğiz. Kadro hakkımızı alana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Biz gücümüzü kendi örgütlülüğümüzden ve haklılığımızdan alıyoruz. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz ve kazanacağız."

Kaynak: ANKA