Güngören'de Atlas Çağlayan Davası Başladı
17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçakla öldürülmesiyle ilgili 8 sanığın yargılanmasına başlandı.
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ailesini tehdit ettiği iddiasıyla 8 sanığın yargılanmasına başlandı.
Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Ömer Faruk Ay, Sevgi Timur, Abdülsamet Erdoğan, Ferhat Karadağ ve Ömer Can Özdoğan tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tutuksuz sanıklar Burak Türk ve Ömer Can Derin ile taraf avukatları salonda hazır bulundu.
Sanık Abdülsamet Erdoğan, savunmasında sosyal medyada içerik üreterek geçimini sağladığını ve yarım milyon takipçili bir hesabının olduğunu belirterek, "Olayı duyduğumda çok üzüldüm. Aileye başsağlığı diliyorum. Kimseye mesaj göndermedim. Evimde yapılan aramada el konulan dijital materyallerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır. Mağdurum, suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim." dedi.
Olayla ilgisi olmadığını savunan sanık Ferhat Karadağ, 13 yıl önce çıkardığı telefon hattı nedeniyle burada olduğunu ancak hattı suç tarihinde kendisinin kullanmadığını öne sürerek, "Hattı kullanan kişinin bilgilerini savcılığa teslim ettik. Kendi telefonum siber ekiplerinin incelemesinde temiz çıkmıştır. Tahliye ve beraatimi talep ediyorum." diye konuştu.
Tutuklu sanık Ömer Can Özdoğan, dosyadaki tarafları tanımadığını, Atlas'ın yaşadığı olayla ilgili farkındalık oluşturmak amacıyla "Atlas için adalet" adlı bir sosyal medya hesabı açtığını, oyun üzerinden tanıştığı ve kendisini "Barış" olarak tanıtan kişiyle Discord'dan iletişim kurduğunu, bazı görselleri yapay zekayla hazırlayıp ona gönderdiğini anlattı.
Hesabın bilgilerini söz konusu kişiye verdiğini iddia eden Özdoğan, "Sabah hesabın kapatıldığını gördüm. Paylaşımlardan haberim yoktur. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim." ifadesini kullandı.
Sanık Ömer Faruk Ay, tehdit içerikli mesajlardan haberi olmadığını, paylaşımların yapıldığı IP adresinin kendisine ait olmadığını, paylaşımların sanık Sevgi Timur'un IP adresinden yapıldığını ileri sürdü.
Suçlamaları reddederek olayla ilgisinin bulunmadığını savunan sanık Sevgi Timur, öğrenci olduğunu ve telefonunda yapılan incelemelerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını, paylaşımları kendisinin yapmadığını öne sürerek, tahliyesini ve beraatini istedi.
Tutuksuz sanıklar Burak Türk ve Ömer Can Derin, yaptıkları paylaşımlarda kimseyi suça teşvik etmek gibi bir amaçları olmadığını, yaşanan olaydan etkilenerek paylaşımda bulunduklarını belirterek, haklarında beraat kararı verilmesini talep etti.
Müşteki avukatı, tüm sanıklardan şikayetçi olduklarını ifade ederek, müvekkillerinin olayla ilgili görgü ve bilgilerinin bulunmaması nedeniyle mahkemede dinlenilmelerinden vazgeçilmesi yönünde karar verilmesini istedi.
Görüşü sorulan duruşma savcısı, sanıklardan Abdülsamet Erdoğan ve Sevgi Timur'un tahliyesine, Ömer Faruk Ay, Ferhat Karadağ ile Ömer Can Özdoğan'ın ise tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.
Savcı, tutuksuz sanık Alaa Faısal'ın zorla getirilme kararı bulunmasına rağmen duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle hakkında yakalama kararı çıkarılmasını istedi.
Hakim, Abdülsamet Erdoğan, Sevgi Timur ve Ferhat Karadağ'ın tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verdi.
Sanık Faısal'ın hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmeden hakim, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
İddianameden
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta Güngören'de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan'ın babası Cüneyt Çağlayan ve annesi Gülhan Ünlü müşteki sıfatıyla yer alıyor.
İddianamede, şüpheliler Ferhat Karadağ ve Abdülsamet Erdoğan'ın müştekilere yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderdiği, zanlılar Burak Türk, Ömer Can Derin ve Alaa Faısal'ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan paylaşımlar yaptığı belirtiliyor.
Şüpheli Ömer Can Özdoğan'ın ise "Atlas Çağlayan @atlas.caglayann" isimli sosyal medya hesabı üzerinden Türk milletine, Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ve küfürler ettiği, maktul Çağlayan'a yönelik hakaretlerde bulunduğu anlatılan iddianamede, zanlının, maktulün ölüm şekline ilişkin yapay zekayla video hazırlayıp dalga geçmeye çalıştığı belirtiliyor.
İddianamede, müştekilere bir numaradan gönderilen tehdit içerikli mesajlara ilişkin İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce hazırlanan rapora yer veriliyor. Buna göre raporda, Telegram üzerinden müştekilere tehdit mesajları atan "Biz Sunucu 120" isimli kullanıcının, "PKK-404 #Duyuru" isimli Telegram kanalıyla bağlantısının belirlendiği, yapılan incelemede hattın şüpheli Sevgi Timur'a ait olduğu ancak bunu 18 yaşından küçük şüpheli Y.T'nin kullandığı anlatılıyor.
Şüpheli Ömer Faruk Ay'ın da Telegram'da devlete, Türk vatandaşlarına, Cumhurbaşkanına ve Atatürk'ün heykellerine yönelik saldırı düzenleneceğini belirten ve PKK terör örgütünü destekler nitelikte mesajlarının bulunduğu, şüphelinin ayrıca çocukların kullanıldığı müstehcen görüntülerin yer aldığı Telegram'daki bir gruba üye olduğu kaydediliyor.
İddianamede, zanlılar Ömer Faruk Ay ve Sevgi Timur'un yabancı bir hat üzerinden de müştekilere yönelik tehdit mesajı attığı tespitine yer veriliyor.
Şüpheliler Ömer Faruk Ay, Sevgi Timur, Abdülsamet Erdoğan ve Ferhat Karadağ hakkında "nitelikli tehdit" suçundan 2 yıl 6 aydan 12 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edilen iddianamede, şüpheli Ömer Can Derin hakkında "basın ve yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçundan 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
İddianamede, zanlı Burak Türk'ün "basın ve yayın yoluyla suç işlemeye tahrik" suçundan 9 aydan 7 yıl 6 aya, şüpheli Alaa Faısal'ın "basın ve yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" ve "kamu barışını bozmaya elverişli şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 4 yıl 6 aydan 10 yıl 6 aya, şüpheli Ömer Can Özdoğan'ın ise "verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçlarından 2 yıl 3 ay 15 günden 6 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.
Öte yandan, 18 yaşından küçük şüpheli Y. T. hakkında da "suç örgütlerinin isimlerini kullanarak kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle birden fazla kişiyle tehdit" suçundan 1 yıl 8 aydan 8 yıl 2 aya kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame de değerlendirilmek üzere Bakırköy Çocuk Mahkemesine sunulmuştu.