Hamas: İsrail Ateşkese Uymuyor

Son Güncelleme:

Hamas, İsrail'in ateşkes anlaşmasına uymadığını, insani yardımları engelleyerek soykırıma devam ettiğini belirtti.

Hamas Sözcüsü Hazim Kasım, İsrail'in ateşkes anlaşmasının yürürlükte olmasına rağmen Gazze Şeridi'nde "öldürme, aç bırakma ve tedaviyi engelleme" uygulamalarını sürdürdüğünü belirterek, bunun "soykırım savaşının farklı yöntemlerle devamı" anlamına geldiğini söyledi.

Kasım, Gazze'de Ekim 2023'te başlayan savaşın 1000. güne girecek olması dolayısıyla AA muhabirine verdiği röportajda, ateşkes anlaşmasının uygulanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hamas'ın ateşkes anlaşmasının uygulanmasına ilişkin değerlendirmelerinin "oldukça olumsuz" olduğunu ifade eden Kasım, İsrail'in "anlaşmanın hiçbir maddesine uymadığını" belirtti.

Kasım, İsrail ordusunun ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana saldırılarını sürdürdüğünü, bu süreçte 1050'den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 3 bin 400'den fazla kişinin de yaralandığını, ölen ve yaralananların çoğunun kadın ve çocuklardan oluştuğunu dile getirdi.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 70'ini kontrol ettiğini aktaran Kasım, sınır kapılarının kapalı tutulduğunu ve insani yardımların girişinin kısıtlandığını söyledi.

İsrail anlaşmadaki insani yükümlülüklerini yerine getirmedi

Kasım, İsrail'in anlaşmada öngörülen miktarlarda gıda, ilaç, tıbbi malzeme, barınma ekipmanları ve prefabrik konutların Gazze'ye girişine izin vermediğini belirtti.

Gazze'de 1,5 milyonu yerinden edilmiş olmak üzere yaklaşık 2,4 milyon Filistinlinin yaşadığını kaydeden Kasım, temel ihtiyaç malzemelerinin girişine yönelik kısıtlamalar nedeniyle bölgede insani durumun ağırlaştığını ifade etti.

Kasım, ABD Başkanı Donald Trump'ın 29 Eylül 2025'te ayrıntılarını açıkladığını belirttiği ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında ateşkesin sağlanması, İsrail'in kısmi çekilmesi, Gazze'deki İsrailli esirlerin serbest bırakılması ve günlük 600 yardım tırının bölgeye girişinin öngörüldüğünü söyledi.

Hamas'ın ilk aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirerek İsrailli esirleri serbest bıraktığını dile getiren Kasım, buna karşılık İsrail'in insani yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve saldırılarını sürdürdüğünü belirtti.

İkinci aşamanın İsrail ordusunun Gazze'den daha geniş çaplı çekilmesini ve yeniden imar sürecinin başlamasını, buna karşılık Filistinli grupların silahlarına ilişkin düzenlemelerin ele alınmasını içerdiğini aktaran Kasım, İsrail'in bu maddeleri uygulamadığını ve önce silahsızlanma şartını öne sürdüğünü kaydetti.

Kasım, arabulucular ile anlaşmanın garantörü ülkeleri de İsrail'i anlaşmayı uygulamaya zorlayamamakla suçladı.

Gazze Barış Kurulu'na eleştiri

Kasım, Gazze'deki geçiş sürecini denetlemekle görevli Barış Kurulu'nun da anlaşmanın uygulanmasına ilişkin mekanizmaları hayata geçirmekte başarısız olduğunu dile getirdi.

Hamas'ın anlaşmanın tüm hükümlerine bağlı kaldığını aktaran Kasım, kurulun Mısır'da faaliyet gösteren Gazze Ulusal Yönetim Komitesinin Gazze'ye girişini sağlayamadığını ve uluslararası istikrar gücünü konuşlandıramadığını söyledi.

Bunun, arabulucuların, garantör ülkelerin ve Barış Kurulu'nun anlaşmayı uygulama kapasitesindeki eksikliği gösterdiğine işaret etti.

Gazze'deki insani durum felaket düzeyinde

Kasım, 1000. güne girecek olan savaşın ardından Gazze'deki yaşam koşullarını "tam anlamıyla felaket" olarak nitelendirdi.

İsrail'in konutlar, hastaneler, okullar ve barınma merkezleri dahil altyapının büyük bölümünü tahrip ettiğini vurgulayan Kasım, altyapının en az yüzde 90'ının yıkıldığını, Birleşmiş Milletler'in (BM) yeniden inşa maliyetini yaklaşık 70 milyar dolar olarak hesapladığını söyledi.

Filistinlilerin ciddi gıda ve ilaç sıkıntısı yaşadığını belirten Kasım, hastanelerin yeniden inşası için gerekli malzemeler ile cenazelerin çıkarılması ve yolların açılması için ihtiyaç duyulan ekipmanların, anlaşmanın insani protokolünde yer almasına rağmen Gazze'ye girişine izin verilmediğini dile getirdi.

Kasım ayrıca, Gazze dışına tedavi amacıyla çıkarılan yaralı sayısının anlaşmada öngörülen sayının dörtte birinin altında kaldığına işaret etti.

Sözcü Kasım, devam eden öldürme eylemlerinin, yardım girişinin engellenmesinin ve tedavinin önlenmesinin "soykırımın başka yollarla devam ettiği" anlamına geldiğini vurguladı.

Siyasi süreç ve Filistin iç diyaloğu

Kasım, Hamas'ın ateşkesin kalıcı hale gelmesi, insani yardımın ulaştırılması ve yeniden imar sürecinin başlaması amacıyla arabuluculara çeşitli öneriler sunduğunu belirtti.

Hamas'ın Gazze'nin yönetimi için ulusal bir komite kurulmasını kabul ettiğini, "yönetim, Filistinli grupların silahları ve uzun süreli ateşkes" konularında esneklik gösterdiğini vurgulayan Kasım, ancak arabulucuların önerilerinin her defasında İsrail'in tutumu nedeniyle sonuçsuz kaldığına dikkati çekti.

Kasım, Filistinli grupların arabulucular tarafından olumlu karşılanan "kabul edilebilir öneriler" sunduğunu ancak bu sürecin, Barış Konseyinin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov'un son ziyaretinin ardından gerilediğini ifade etti.

Mladenov'u "İsrail'in yaklaşımını yansıtan farklı bir belge sunmakla" suçlayan Kasım, buna karşın Hamas ile diğer Filistinli grupların ateşkes anlaşmasının uygulanmasının tamamlanması ve ikinci aşamaya geçilmesi için "sorumlu ve esnek" tutumlarını sürdürdüğünü söyledi.

Kasım, "Top artık arabulucuların sahasında." diyerek, İsrail'in varılan mutabakatı uygulamaya zorlanması çağrısında bulundu.

Hamas'tan Filistin iç diyaloğu çağrısı

İç siyasi düzenlemelere de değinen Kasım, Hamas'ın, ulusal komitenin oluşturulması konusunda uzlaşma sağlanmasının ardından güvenlik dosyası da dahil olmak üzere Gazze Şeridi'nin yönetimini devretmeye hazır olduğunu arabuluculara bildirdiğini ifade etti.

Devir sürecinin tamamlanması için Gazze'deki ilgili kurumların "tam lojistik hazırlık" içinde olduğunu belirten Kasım, Filistin yönetimine de tüm Filistinli grup ve güçlerin katılımıyla "ciddi ve gerçek bir ulusal diyalog" başlatması çağrısı yaptı.

Kasım, bu diyalogla Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Kudüs'teki gelişmeler karşısında ortak bir ulusal strateji oluşturulmasını istediklerini kaydetti.

Filistin yönetimini eleştiren Kasım, Filistin yönetiminin hala "grupçu bir anlayışla hareket ettiğini", seçim ve anayasa gibi başlıkları Filistinli gruplarla uzlaşı sağlamadan gündeme getirdiğini aktardı.

Kasım, mevcut sürecin tüm Filistinli aktörlerin katılımıyla kapsamlı bir ulusal diyalog ve ortak strateji gerektirdiğini ifade etti.

Filistin siyasetinde 2007'den bu yana coğrafi ve siyasi bölünme devam ediyor. Gazze Şeridi Hamas, Batı Şeria ise Filistin yönetimi tarafından idare ediliyor.

Kaynak: AA