Hürmüz Boğazı Krizi Küresel Tedarik Zincirlerini Yeniden Şekillendiriyor
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla derinleşen kriz, enerji ve kritik hammaddelerde arz şoku yaratırken, şirketler tedarik zincirlerini daha esnek ve güvenli hale getirmek için yeni stratejiler benimsiyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve artan jeopolitik gerilimler, küresel ticaret akışını etkiliyor. Covid-19 pandemisi ve ABD'nin ticaret politikalarıyla zaten zorlanan tedarik zincirleri, şimdi de enerji ve hammadde kesintileriyle karşı karşıya. 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a askeri harekâtı sonrası, küresel petrol arzının yüzde 10'u ve LNG'nin beşte biri piyasadan çekildi. Uzmanlar, bu krizin enerji ve emtia alanında ciddi bir arz şoku yarattığını belirtiyor.
Şirketler, tedarik zincirlerini çeşitlendirerek tek bir ülkeye bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. 'Reshoring' ve 'nearshoring' eğilimi hız kazanırken, 'tam zamanında üretim' modeli yerini 'ihtiyati tedarik'e bırakıyor. Artan enerji ve emtia fiyatları, enflasyon beklentilerini yukarı çekerken, sigorta primleri ve lojistik giderler de yükseliyor. Jeopolitik riskler, şirketler için en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiş durumda.