İBB Davası'nda Hasan Tahsin Sönmez'in Savunması
Sönmez, cezaevindeki hak ihlallerini ve kızına verdiği sözü tutamadığını anlattı.
Haber: Mehmet OFLAZ
(İSTANBUL) - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının 32. gününde, "Cebeci Maden Sahası'nda yapılan hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu" iddiasından yargılanan iş insanı Hasan Tahsin Sönmez savunma yaptı. Sönmez, "Örgüt üyesi iddiası olduğu için cezaevinde şartlarımız ağır. Haklarımızın geri verilmesini söylediniz, 1 günlüğüne verildi. Kızıma her gün arayacağımı söyledim. Sonra bu hakkım geri alındı. O, her gün elinde telefonla beni bekliyor. Bize bunları neden yaşatıyorsunuz?" dedi ve tahliyesini talep etti.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu İBB Davası'nın duruşması 32. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.
77'si tutuklu 414 sanıklı davada, firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinden, "Güney Cebeci Madencilik Sanayi Ticaret AŞ'ye ait Cebeci Maden Sahası Bölgesi'ne, İBB tarafından hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu" iddiasından tutuklu yargılanan iş insanı Hasan Tahsin Sönmez'in savunması alındı.
Cebeci köyünde 100 yılı aşkın süredir yaşayan bir ailenin üyesi olduğunu belirten Sönmez, "Benim burada bulunma sebebim, Şükrü Kaynar isimli kişinin hakkımda verdiği beyandır. Bu şahsı tanımam. Kendisi de beni tanımıyor ki zaten adımı yanlış söylemiştir. Ortada psikolojisi bozuk bir insan var. Ben diyorum ki psikoloğa götürelim, iddia makamı diyor ki hacı hocaya gönderelim. Durum bundan ibarettir" diye konuştu.
Sönmez, kendisine ait olmayan bir şirket ve işlemediği bir suç nedeniyle 10 aydır tutuklu bulunduğunu ifade ederek, "Kendimi bu iddiaya dair savunmaktan utanıyorum" dedi. Sönmez, "Bir şirketin vergi denetim raporu yazılmadan o şirketin sahibini bile tutuklayamazsınız; bırakın beni, sahibini dahi tutuklayamazsınız. Söz konusu şirket dediğim gibi kuzenim Turgay Tokdemir'e aittir. Kendisi aile büyüğümdür, başarılarıyla da gurur duyarım. Kendisi de bu şirketin ona ait olduğunu kabul ediyor. Şirket hakkında da Vergi Usul Kanunu'na aykırılıktan dolayı düzenlenmiş bir belge veya tanzim edilmiş bir rapor mevcut değildir" ifadelerini kullandı.
"Bize bunları niçin yaşattınız?"
Cezaevinde yaşadığı olumsuzluklara değinen tutuklu sanık Sönmez, şöyle konuştu:
"İçeride yaşadığımız bir dünya olumsuzluklar vardır; işte en kötüsü de daha geçen gün yaşadım, size de burada anlattım dedim ki, örgüt üyesi olduğumuzdan dolayı cezaevindeki şartlarımız diğer mahkumlara göre biraz daha ağır. Telefon hakkımız yok, görüntülü konuşma hakkımız yok. Sağ olun size iddianamede sevk maddemde örgüt üyesi olmadığımdan dolayı siz de cezaevine yazı yazdınız, 'hakları geri verilsin' diye. Bir günlüğüne hakkım geri verildi, kızımı aradım. Dedim 'bundan sonra her gün seni arayacağım kızım, telefon haklarımız geri verildi.' 10 aydır ben kızımı görmüyorum bu arada, cezaevine getirtmiyorum, buraya gelip beni burada görmesini istemiyorum. O da sevindi, 'Her gün arayacak mısın baba?' dedi, 'Arayacağım kızım' dedim. Üstüne çok sevindiğimden dolayı bir de söz verdim ona, 'Seni arayacağım', diye. Buraya geldik, tekrar yargılama yapıldı, cezaevine gittik, sevinçle tekrar kızımı arayacağım, diye telefona geldim, hakkımızı geri almışlar."
Bir gün bekledim, hakkımız tekrar geri verilmedi; 'bir yanlışlık olmuştur' dedik. Ondan sonra duydum ki, kızım her gece ben onu aradıktan sonra elinde telefonla 'babam beni arayacak', diye elinde telefonla uyumuş. Yani bize bunları niçin yaşattınız, niçin yaşatıyorsunuz, hala da devam ediyorsunuz? Yani bir babanın kızına verdiği sözü tutamamasının ne demek olduğunu kelimelerle zaten anlatamam. Allah kimseye yaşatmasın, düşmanıma dahi yaşatmasın bunları. Benim yattığım 10 ay yattığım cezaevi hiç umurumda değil fakat en son yaşadığım bu olay beni çok yaralamıştır. Yani dediğim gibi Allah bana bunları yapanlara dahi yaşatmasın bu olayı. Mümkünse tahliyemi talep ediyorum, diyeceğim bu kadar."
Hasan Tahsin Sönmez'in avukatı Serhat Aydoğan, müvekilinin örgütün varlığından dahi haberdar olmadığını ifade etti ve "Karşısında Bakanlık, Valilik ve İBB vardır. Bir örgütten bahsediyorsak bu Türkiye Cumhuriyeti'dir" dedi. Aydoğan'ın tahliye talebinden sonra bir diğer tutuklu sanık Turgay Tokdemir'in savunması başladı.