"Iı. Abdülhamid ve Büyük Güçler" Konferansı
Prof. Dr. Yasamee: "Abdülhamid'in ilkeleri, Osmanlı İmparatorluğu'nu çok uluslu bir ülke olarak savunmak, hilafetin ve saltanatın ve Meclis i Mebusan'ın güçlerini kullanarak toprak bütünlüğünü sağlamak, Osmanlı İmparatorluğu'nu merkezci bir imparatorluk olarak sürdürmek ve borçlanmayı önlemek, Müslümanların.
Osmanlı tarihi uzmanı Prof. Dr. Feroze A. K. Yasamee, Sultan 2. Abdülhamid Han'ın ilkeleri olduğunu belirterek, "Bunlar, Osmanlı İmparatorluğu'nu çok uluslu bir ülke olarak savunmak, hilafetin ve saltanatın ve Meclis-i Mebusan'ın güçlerini kullanarak toprak bütünlüğünü sağlamak, Osmanlı imparatorluğunu merkezci bir imparatorluk olarak sürdürmek ve borçlanmayı önlemek, Müslümanların üstünlüğünü kabul ederek azınlıklara da çeşitli haklar vermektir" dedi.
Yasamee, Türk Tarih Kurumunun (TTK), "Dünü Hatırlamak, Bugünü Anlamaktır" temalı konferanslar dizisi kapsamında, "II. Abdülhamid ve Büyük Güçler" konulu bir sunum gerçekleştirdi.
2. Abdülhamid Han'ın Batı ile ilişkisini hem kötü hem de mucizevi bir efsane olarak nitelendiren Yasamee, Abdülhamid'in uluslararası ilişkiler alanında diğer padişahlardan çok daha farklı bir yöntem izlediğini söyledi.
Yasamee, Abdülhamid'in tahta geçtiği dönemde Osmanlı'nın hala hem nüfusu hem de yayıldığı büyük coğrafya dolayısıyla İngiltere, Fransa, Rusya, Almanya ve Fransa ile dönemin büyük güçlerinden biri sayıldığını ifade etti.
Osmanlı'nın 1800'lü yıllardan itibaren borç yükünün artması ve Batılı güçlerle ilgili endişeleri dolayısıyla 2. Abdülhamid'in inşaat, vergilendirme, nüfusu kayıt altına alma gibi konularda çeşitli önlemler belirleyerek, devletin gücünü korumaya çalıştığını aktaran Yasamee, bunların da milletin refahını artırmak için önemli adımlar olduğunu vurguladı.
Abdülhamid'in ilkeleri -
Yasamee, aynı dönemlerde Avrupalı güçleriden hiçbirinin tek başına istediğini yapamadığını, çeşitli ittifaklara yöneldiğini dile getirerek, Abdülhamid'in geliştirdiği kontradenge siyasetine dikkati çekti.
Rusya ile savaşın kaybedilmesi ve Belgrad Anlaşması'nın ardından Batılı güçlerin ileriye dönük ve uzun vadede Osmanlı'ya inancını kaybettiğini belirten Yasamee, Osmanlı'nın içeride yaşadığı güvenlik probleminin dışarıda da güven sorununa neden olduğunu ve bundan sonra diğer devletlerin Osmanlı ile ilgili neler yapılabileceğini konuşmaya başladığını söyledi.
Yasamee, Sultan Abdülhamid'in çeşitli ilkeleri bulunduğuna işaret ederek, bu ilkeleri, "Osmanlı İmparatorluğu'nu çok uluslu bir ülke olarak savunmak, hilafetin ve saltanatın ve Meclis-i Mebusan'ın güçlerini kullanarak toprak bütünlüğünü sağlamak,, Osmanlı imparatorluğu'nu merkezci bir imparatorluk olarak sürdürmek ve borçlanmayı önlemek, Müslümanların üstünlüğünü kabul ederek azınlıklara da çeşitli haklar vermek" olarak sıraladı.
Büyük düşman, İngiltere -
Abdülhamid'in, 1890'lı yılların sonuna doğru İngiltere'yi "Büyük düşman" ilan ettiğini de hatırlatan Yasamee, İngiltere'nin Osmanlı'yı yıkmak istediği düşüncesiyle çeşitli tedbirler almaya çalıştığını da belirtti.
Yasamee, Abdülhamid'in aslında İngiltere'nin Osmanlı'yı içten içe etkileme ihtimalinden endişelendiğine de değinerek, neticede gelinen noktada bu etkinin görüldüğüne işaret etti.
"Abdülhamid ne kadar başarılıydı?" sorusunu soran Yasamee, Abdülhamid Han'ın konsolidasyon ve savunmayla ilgili çalışmalarında büyük başarı kazandığını ancak ülkenin güvenliği ve toprak bütünlüğü konusunda başarılı olduğunun söylenemeyeceğini savundu.
Yasamee, daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı. - Ankara