İKV'nin 64. Genel Kurul Toplantısı Gerçekleşti
İKV, Türkiye-AB ilişkileri ve uluslararası gelişmeleri ele aldı; barış ve ekonomik güvenlik vurgulandı.
İktisadi Kalkınma Vakfının (İKV) 64'üncü Genel Kurul Toplantısı, vakfın kurucu ve mütevelli kurum başkanları, destekçi kurum temsilcileri ve delegelerin katılımıyla düzenlendi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İstanbul Hizmet Binası'nda gerçekleştirilen genel kurulun açılış konuşmaları, İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç ile Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay tarafından yapıldı.
Genel Kurulun Divan Başkanlığını İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Divan Başkan Yardımcılığını Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Meclis Başkanı Hasan Tahsin Tuğrul ve Divan Yazmanlık görevini İKV Genel Sekreteri Çiğdem Nas üstlendi.
Ayhan Zeytinoğlu, burada yaptığı konuşmada, İKV'nin dış ilişkiler ve Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla 1965'ten beri çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Rusya-Ukrayna savaşı sürerken, Orta Doğu'daki savaş ve çatışmaların tüm dünyayı sarsmaya devam ettiğini söyleyen Zeytinoğlu, "Bir kez daha İsrail'in Gazze'deki soykırımını ve Lübnan ve İran'a yönelik saldırıları kınıyoruz. Bir an önce adil ve sürekli barışın tesis edilmesini temenni ediyoruz." dedi.
Zeytinoğlu, ABD ve İsrail'in saldırısına, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak ve bölgedeki ABD müttefiklerini hedef alarak karşılık verdiğini anımsatarak, şunları kaydetti:
"Hürmüz Boğazı'nın kapanması enerji fiyatlarını artırırken, kritik ham maddelerin tedarikini zora soktu. AB için enerji güvenliği ve tedarik ağlarının devamlılığı ana gündem olmaya devam etti. Bunun yanında özellikle Çin ve ABD karşısında ekonomik güvenlik ve rekabetçiliğin korunması da önemli bir hale geldi. Regülasyonların basitleştirilmesi konuları en önemli gündem başlıkları oldu. Dünyada değişim hızlandı ve belirsizlikler arttı. AB de bu süreçte kendi güvenliğini güçlendirmeye ve ekonomik olarak rekabetçiliğini artırmaya yönelik hamlelerde bulundu."
Türkiye'nin AB için stratejik ortak olarak önemi artarken, aday ülke olarak katılım sürecinin askıda olmaya devam ettiğini bildiren Zeytinoğlu, Türkiye gibi AB adayı olan ülkeler arasında Karadağ, Arnavutluk, Kuzey Makedonya'nın katılım sürecinde başı çeken ülkeler olduğunu söyledi.
"Türkiye-AB ilişkilerinde Schengen vizesi başka bir sorun"
İKV Başkanı Zeytinoğlu, son dönemdeki gelişmelerle birlikte AB ve Türkiye ilişkilerinin yeniden şekillendiğini ve kritik öneminin arttığını belirterek, "Türkiye-AB ilişkilerinde Avrupa güvenlik ve askeri işbirliği, ekonomik güvenlik ve Sanayi Hızlandırıcı Yasası kapsamında 'Made in Europe' kriteri konuları öne çıkıyor. Artan tehditler ve ABD'nin NATO'da Avrupalı ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi yönündeki ısrarı sonucu Türkiye'nin Avrupa güvenliğindeki rolü ön plana çıktı." diye konuştu.
Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğunu söyleyen Zeytinoğlu, "Gelişen savunma sanayi, İHA ve SİHA'lar, hava savunma sistemleri, deniz platformları, kara araçları ve motor teknolojileri ülkemizde önemli ivmeler yaşatıyor. 2025'te toplam savunma ihracatı neredeyse 11 milyar dolara geldi. Yüzde 57'si (6,2 milyar dolar) NATO ülkelerine yapıldı." ifadelerini kullandı.
Zeytinoğlu, Türkiye'nin AB bağlantısallık yaklaşımı içinde ulaştırma, lojistik, enerji ve tedarik zincirindeki öneminin çevre bölgelerdeki çatışma ve çalkantılar sebebiyle daha da arttığını belirterek, şunları söyledi:
"AB ile norm ve standartlarda uyum ve mevzuat yakınlaştırılması, AB reformlarının yeniden gündeme alınması gerekiyor. Jeopolitik fırsat penceresinden AB ile ilişkilerin geliştirilmesi için AB reformlarının yeniden canlandırılması önemli. Türkiye-AB ilişkilerinde Schengen vizesi başka bir sorun. Vize serbestliğinin tamamlanması için altı kriteri yapmamız lazım. Vize sorununda yaşanan zorluklar devam ederken, 2025'te Türk vatandaşlarının Schengen vizesi için ödedikleri ücret de 120 milyon avroyu aştı."
"Katılım müzakerelerinin uzatım müzakerelerine dönüşmesine izin verilmemesi gerekiyor"
İTO Başkanı Avdagiç, İKV'nin Türkiye'de yerli bakış açısıyla güçlü bir AB geleneği oluşmasında ve ülke politikasının belirlenmesinde dinamik rol oynadığını söyledi.
AB ilişkilerine değinen Avdagiç, "Ümit ediyoruz ki en kısa zamanda AB hem kendi iç süreçleriyle ilgili hem de Türkiye ile ilgili süreçleri daha net bir noktaya ulaşır. Ukrayna'da devam eden bir savaş var. Gazze'de yaşanan bir insanlık trajedisi var. ABD'nin İran'a yönelik İsrail'le beraber sürdürdüğü bir savaş var, şu anda bitirilmesi çalışılıyor. Bunları bir araya getirdiğimiz zaman içinden geçtiğimiz dönem küresel ticaret dengelerinin gerçekten yeniden şekillendiği bir dönem." diye konuştu.
Avdagiç, korumacılık eğilimlerinin dünyada devam ettiğini belirterek, "Uluslararası ilişkilerde yaşanan güven kaybı, belirsizlikleri daha da artırıyor. Böyle bir dönemde Türkiye ile AB arasındaki stratejik ortaklık, her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Son dönemde ekonomik güvenlikten enerji güvenliğine, tedarik zincirlerinden rekabet gücüne kadar pek çok alanda Türkiye ve Avrupa Birliği'nin birlikte hareket etmesi ortaya çıkıyor." ifadelerini kullandı.
Üyelik müzakerelerinin yeniden canlandırılması ve Türkiye'nin katılım sürecine somut ve yeni perspektif kazandırılması gerektiğine inandıklarını dile getiren Avdagiç, "Katılım müzakerelerinin uzatım müzakerelerine dönüşmesine izin verilmemesi gerekiyor. Bize göre yeni perspektif, 'AB yapısında öğütülen ülke anlayışından AB kimliğine kendi varlığıyla değer katan ülke anlayışına' geçilmesi gerektiğidir. Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği yalnızca ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda hem Avrupa'nın hem de bölgenin güvenliği açısından stratejik bir konu." diye konuştu.
Avdagiç, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinde, ekonomik ve ticari entegrasyonun derinleştirilmesinde, vize serbestliği sürecinde kalan kriterlerin tamamlanmasında ivedi adımlar atılmasını, mevcut adımların da hızlandırılmasını beklediklerini kaydetti.
Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin geleceğinin iki tarafın elinde olduğuna inandıklarını dile getiren Avdagiç, şunları kaydetti:
"Sorunlarımızı, ortak çıkarlarımızın sağladığı fırsatla stratejik bir vizyona dönüştürebileceğimizi biliyoruz. Bunun için her zamankinden daha fazla diyaloga, işbirliğine ve karşılıklı güvene ihtiyaç duyduğumuzun da farkındayız. Türkiye'nin AB üyelik hedefi stratejik bir tercihtir. Nasıl Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinde Türkiye'siz bir formül işlevsiz ise AB'nin politik ve ekonomik mimarisinde de Türkiye'siz bir formül geçerli olmayacaktır."
"İkiz dönüşüme yönelik mesleki eğitimlere yönelmemiz gerekiyor"
Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, dünyadaki belirsizliklere değinerek, şu anda ülkenin dış politikasının da bağlantısallık üzerinden yeni alternatifler, yeni yollar üzerinde çalışmaya bağlı olduğunu söyledi.
İnsan gücü, kapasite ve istihdamın önemine işaret eden Bozay, "Burada da mesleki eğitim çok önem kazanıyor. İkiz dönüşüme yönelik mesleki eğitimlere yönelmemiz gerekiyor ki KOBİ'lerimizin ana üretimdeki akışı sağlaması, ara malları ya da ana üretimdeki yerlerini sağlam tutması çok önemli." diye konuştu.
Bozay, vize konusunda yaşanan zorluklara dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Vize konusunda da çalışmalarımız var. Bir teknik heyet daha yollayacağız. Vize serbestisi için bizim ayrı bir çalışmamız var. Çünkü bizim karşılamamız gereken kriterler var ama o kriterleri hazırlarken daha fazla neler yapabiliriz? Özellikle iş insanlarımızın da yolunu açacak şekilde. O konuda da sizlerden aldığımız bilgiler üzerine tır şoförlerimizin gidişleri, gelişleri, sizlerin seyahatleri konusuna da bu önümüzdeki dönem yoğunlaşacağız."