Uygulamayı yükle! YÜKLE

İletişim Başkanı Duran, algoritmaların tarafsız olmadığını belirtti

Son Güncelleme:

İletişim Başkanı Duran, TRT World Forum kapanışında algoritmaların tarafsız olmadığını söyledi. Duran, bir avuç şirketin insanların gördüğü şeyi kontrol ederse nasıl düşündüğünü de kontrol edeceğini ve algoritmik çağın gelecek için endişe oluşturduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Algoritmik çağda gerçekten geleceğimiz endişe oluşturmaktadır. Kolektif hafızadan bahsediyoruz. Her ulusun kendi geçmişi, değerleri ve dili vardır. Bugün genç jenerasyonlar kendi tarihlerini, kültürel miraslarını dijital platformlar aracılığıyla öğreniyorlar. Düşünün genç bir kişiyi online araştırma yapıyor, ülkesinin tarihini araştırıyor. Milyonlarca insan bu sistemi şekillendiriyor" dedi.

İstanbul Kongre Merkezi'nde TRT World Forum etkinliğinin kapanışı dolayısıyla katılımcılara bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Yıllardır gazetecilik bizim için kapı bekçisi niteliğinde olmuştur. Editörler, haberler doğru mu değil mi kontrol ediyordu ve orada kasti olmayan zararlara neden olunmasını önlüyorlardı. Bunu romantize etmiyorum. Ticari kaygılar ve politik gerçeklikler de söz konusu ama editoryal kararlar bir isim ile yayınlanıyor ve orada o isim ile ilgili olan profesyonel sorumluluklar söz konusu olabiliyor. Bugün bu gittikçe algoritmanın eline düşmeye başladı. Yüzleşecek bir yüz kalmadı. Kararların ardında bir isim olmuyor" diye konuştu.

"Ticari ve politik çıkarları olan bir avuç şirket, insanların gördüğü şeyi kontrol ederse, insanların nasıl düşündüğünü de kontrol eder"

Habercilik anlamında eldeki verilerin; doğru, doğrulanmış, halk için, kamu için çok önemli olmasının günümüzde çok yeterli olmayacağını belirten İletişim Başkanı Duran, bunun sebebini şöyle açıkladı: "Veriler algoritma nedeniyle duyması gereken insanlara ulaşamıyor olabilir. Buna karşın yanlış ve provokatif bir içerik dakikalar içerisinde kıtaları aşabilir. Bu temel bir soruyu ortaya çıkarmaktadır: Hangi haberin milyonlarca insana ulaştığını ve hangilerinin kamu gözünün arkasında gölgede kaldığını kararını veren kim? Bu aklıma ünlü bir şarkıyı getiriyor. Bence herkes cevabı biliyor. Algoritmalar tarafsız değil. İnsan tercihleri var arkasında. Ticari ve politik çıkarları olan Bir avuç şirketin, insanların gördüğü şeyi kontrol ederse, insanların nasıl düşündüğünü de kontrol ederler"

"Gazeteciliğin bağımsızlığa ihtiyacı var, maddi desteğe ihtiyacı var"

Algoritma sisteminin gündelik hayatta gazetecilik mesleği üzerindeki etkilerinden de bahseden İletişim Başkanı Duran," Gazeteciler aylarca verileri kontrol edip, hikayeyi doğruluyorlar. Bir sürü röportajlar yapıyorlar. Editörler, tercümanlar, yasal uzmanlar. Daha sonra paylaşıyor. Ama online olarak bir karar süreci giriyor ve algoritma kararı veriyor. Yapay zeka kaynağı doğrulanmadan bilgiyi yayıyor. Kamu bunu görüyor ve bu esnada da gazeteciler ofislerinde maddi zorluklar yaşıyor. Yani bir noktada bir tuşa basarak yayın yapabiliyorsunuz ve bu şekilde bir sıkıntı olursa ne olacak? O savaş bölgesinde çalışan spikerler ya da görmediğiniz arka planda çalışan o gazeteciliğin bağımsızlığa ihtiyacı var, maddi desteğe ihtiyacı var, güçlü profesyonel etiklere ihtiyacı var. Her şeyin üstünde gazeteciliğin ihtiyaç duyduğu şey, kamuya ulaşabiliyor olmalı" dedi.

"Algoritmik çağda gerçekten geleceğimiz endişe oluşturmaktadır"

Algoritmaların gazeteciliğin seyrini değiştirdiğini aktaran İletişim Başkanı Duran, "Bizim endişelerimiz bunun da ötesine geçiyor. Algoritmik çağda gerçekten geleceğimiz endişe oluşturmaktadır. Kolektif hafızadan bahsediyoruz. Her ulusun kendi geçmişi, değerleri ve dili vardır. Bugün genç jenerasyonlar kendi tarihlerini, kültürel miraslarını dijital platformlar aracılığıyla öğreniyorlar. Düşünün genç bir kişiyi, online araştırma yapıyor, ülkesinin tarihini araştırıyor. Milyonlarca insan bu sistemi şekillendiriyor. Yani kim karar verecek? Gelecek nesillerin geçmişi hakkında neyi bilip neyi bilmeyeceğine kim karar verecek? Bu yüzden algoritmik çağ gerçekten kültürel kimlik, ulusal hafıza ve medeniyet mirasımızın hangi bilgileri geçecek, buna kim karar verecek? Yani izlediğimiz, okuduğumuz bilgiler ticari çıkarlara hizmet ediyor. Hala fikirlerimizi özgürce mi şekillendiriyoruz sizce? Yoksa şekillerimiz bizim için mi şekilleniyor? Bazı kişiler bunu güçlü medya teknoloji şirketlerinin şekillendirdiğini söylüyorlar. Gerçeklikte açıklamaya çalıştığımız şey çok basit: Bir avuç şirket bizim dijital alanlarımızı kontrol ediyor ve milyarlar kazanıp oralardan bilgi toplayıp fikirlerini şekillendiriyor. Yani onları değiştirmek istiyoruz ve tüm toplumu etkileyecek kararlar o şekilde verilsin istiyoruz. Çok az şey söylenebilecek bu konuyla alakalı ve çok az kişi bu kararlara, bu bilgilere karşı çıkıyor. Bu da bizi yine çekirdek sorumuza getiriyor: O zaman algoritmik çağda direksiyonun başında kim var? Teknoloji şirketleri kullanıcılar diyor. Ama onların neyi izleyeceğini, okuyacağını ve paylaşacağını onlar karar veriyor. O zaman algoritmalar zaten neyin bizim ekranımızda görüneceğine karar veriyorsa biz ne kadar özgür karar vermiş oluyoruz? Bu konuyla ilgili kurallar getirmemiz gerekiyor. Teknoloji devleri kıtalar arası inanılmaz miktarlarda veri transferi yapıyor ve pek çok ülkenin kaynaklarına hükmediyor. Ne şirketler ne de uluslar bu soruya tek başına cevap verebilir. ve katiyen inanıyorum ki geleceğin bu konudaki kurallarında en büyük söz dijital teknoloji şirketlerinindir" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA