İnşaat Malzemeleri Sanayicileri Derneği Başkanı Orhan Turan:
İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İmsad) Başkanı Orhan Turan, İnşaat Sektöründeki Büyümenin Devam Edeceğini Söyledi. Sektörün İki Yılda Yüzde 45 Büyüdüğüne Dikkat Çeken Turan; "2008 Yılında da Yüzde 15 Oranında Büyüme Bekliyoruz" Dedi
İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Başkanı Orhan Turan, inşaat sektöründeki büyümenin devam edeceğini söyledi. Sektörün iki yılda yüzde 45 büyüdüğüne dikkat çeken Turan; "2008 yılında da yüzde 15 oranında büyüme bekliyoruz" dedi
İnşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisinin mevcut durumunu masaya yatırmak amacıyla sektörün sorunlarına yönelik çözüm önerilerini de içeren "İnşaat Sektörü ve İnşaat Malzemeleri Sanayi Ekonomik Değerlendirme ve Öneriler" başlıklı rapor, İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yönetim Kurulu üyelerinin katıldığı bir basın toplantısı ile açıklandı. Sektörün iki yılda yüzde 45 oranında büyüdüğüne dikkat çeken Turan "2008 yılında sektördeki büyümenin yüzde 15 oranında büyümesini bekliyoruz.
Raporda işaret ettiğimiz çözüm önerilerinin uygulanması halinde inşaat sektöründeki büyüme oranları önümüzdeki birkaç yılda yüzde 30-35'lere kadar çıkabilir" dedi.
İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan toplantının açılışında yaptığı konuşmada büyüyen inşaat sektörünün Türkiye ekonomisine katkısının günden güne arttığını ve bu sektörün sanayicisi ve dernekleri ile İMSAD çatısı altında güç birliği yaptığını açıkladı. Raporu hazırlayan Dr. Can Fuat Gürlesel ise "9. Kalkınma Planı kapsamında Hükümet her sektör için ayrı ayrı kalkınma stratejisi hazırlamak durumunda. Ancak bu raporla hem sektörün genel durumu hem de kalkınma için çözüm önerileri detaylı bir şekilde
anlatılıyor. Rapor en kısa zamanda ilgili Bakanlıklarla da paylaşılacak" dedi.
Rapordaki önerilerin hayata geçmesi ile elde edilecek temel sonucun, daha rekabetçi firmalar yaratılması yanında ve inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisinde katma değerin mevcut üretim kapasitesinin yüzde 30-35'i oranında arttırılabilmesi olduğuna dikkat çeken Gürlesel, "Yine önerilerin hayata geçmesi ile inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisinin birlikte büyümeye sağladıkları katkı 1.5 puana ve üzerine çıkabilecektir. Ayrıca nitelikli inşaatlar yapılması ve standart inşaat malzemelerinin
kullanılması sonucu başta yapılarda kullanılan enerji konusunda olmak üzere önemli derecede kaynak ve döviz tasarrufu sağlanacaktır" dedi.
BÜYÜMENİN YÜZDE 20'Sİ İNŞAATTAN
İnşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisinin Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden olduğu vurgulanan rapora göre; 2006 yılında yakalanan yüzde 6'lık büyümenin yaklaşık yüzde 20'si inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisindeki büyümeden kaynaklandı. İnşaat sektörü 2006 yılında yarattığı 21.2 milyar dolarlık katma değer ile 400 milyar dolarlık Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) içinde yüzde 5.3 oranında pay alırken, inşaat malzemeleri sanayisi 6.36 milyar dolarlık katma değer ile sanayi içinde yüzde
5.44, GSMH içinde ise yüzde 1.37 oranında pay aldı.
Raporda yer alan bilgilere göre, 2006 yılı sonunda inşaat sektöründe, faaliyet gösteren müteahhit firmaların sayısı 85 bin 290. Yurtdışı müteahhit firmaların sayısı ise 700. 23 odaya kayıtlı 308 bin 663 mühendis ve mimar ile 2 bine yakın teknik müşavirlik firması sektörde faaliyet gösteriyor. Sektörde yer alan 150 büyük firma yurtiçi işlerin yüzde 75'ini gerçekleştirirken, bu firmaların yurtdışı faaliyetlerindeki payı ise yüzde 90 seviyesinde bulunuyor.
Rapora göre, inşaat malzemeleri sanayisinde faaliyet gösteren üreticilerin sayısı ise 6 bin 500. Bu firmaların 2006 yılı toplam üretimleri 27.2 milyar dolar iken üretimin yüzde 60'ı iç pazarda tüketiliyor, yüzde 40'lık kısmı ise ihraç ediliyor.
1.5 MİLYON KİŞİ ÇALIŞIYOR
Raporun devamında şu bilgilere yer verildi:
"İnşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayinin istihdama katkısı da azımsanmayacak kadar büyük. 2006 yılı sonunda inşaat sektöründe çalışanların sayısı 1.3 milyona yakın. İnşaat malzemeleri sanayisinde ise 6 bin 500 üretici firmada çalışanların sayısı 255 bin. Her iki sektörde çalışan toplam 1.5 milyon kişi toplam istihdamın yüzde 6.84'ünü oluştururken, inşaat sektörünün istihdama tek başına katkısı yüzde 5.7, inşaat malzemeleri sanayisi ise yüzde 1.14 olarak hesaplanıyor. İnşaat sektöründe istihdam
edilenlerin 344 bini sürekli ücretlilerden, 662 bini ise yevmiyeli-mevsimlik çalışanlardan oluşuyor.
Döviz getirilerine bakıldığında inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayinden elde edilen toplam 12.1 milyar dolar seviyesinde. Bu rakam 2006 yılında Türkiye'nin sağladığı 116.4 milyar dolarlık gelirin yüzde 10.4'ünü oluşturuyor. Raporda 2001 yılında elde edilen 3.86 milyar doların yüzde 7.8'inin de inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisi tarafından sağlandığına da dikkat çekiliyor.
İnşaat malzemeleri sanayisinin ihracatta da önemli bir yer tuttuğuna işaret edilen raporda 2000 yılında 2.5 milyar dolar olan toplam ihracatın, 2006 yılında 4 kattan daha fazla artarak 11.2 milyar dolara çıktığı ifade ediliyor. 177 ülkeye yapılan 11.2 milyar dolarlık ihracat, toplam imalat sanayi ihracatının yüzde 14.4'ü, toplam ihracatın ise yüzde 13.1'ini oluşturuyor. Yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde ise şirketlerin 2006 yılında üstlendiği proje tutarı 16 milyar dolar olurken, 2002-2006 yıllarında
üstlenilen toplam tutar 39.5 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Önemli bir sektörel ve kurumsal rekabetin yaşandığı yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde dünyanın en büyük 225 şirketi arasında 22 şirketle ABD ve Çin'in ardından üçüncü sırada gelen Türkiye'nin geçen yıl 880 milyon dolarlık döviz girişinin sağlandığı bu alandan 2007 yılında daha fazla döviz girişi sağlaması bekleniyor."
Önerileri, inşaat sektörü ve inşaat malzemeleri sanayisi için ayrı ayrı sıralayan Can Fuat Gürlesel; inşaat sektöründe katma değer yaratılması ve firmaların orta ve uzun vadeli planlama yapabilmesi ile kamu işlerinde etkinlik ve verimlilik sağlanması gerektiğini belirtti. Gürlesel inşaat sektöründe yapılması gerekenleri "Kamuda sektör ile ilgili tek yetkili bir otorite kurulması, kamu-özel kesim arasındaki uzlaşmazlıkların çözümünde etkinliğin arttırılması, arsa üretiminde uzun vadeli planlama ve
etkinlik sağlanması" olarak sıraladı. Gürlesel "İnşaat faaliyetlerinde istikrarlı ve sürdürülebilir piyasa koşullarının yaratılması için, altyapı yatırımlarında kamu ve özel sektör ortaklık modellerinin geliştirilip yaygınlaştırılması gerekmektedir. Ayrıca arz ve talep yönlü finansman modellerinin geliştirilmesi de piyasanın daha sağlam bir hale gelmesine yardımcı olacaktır" dedi.
İnşaat sektörüne girerken ve faaliyet gösterirken yerine getirilmesi gereken asgari koşulların belirlenmesi ve zorunlu hale getirilmesinin; daha yüksek katma değer yaratma konusunda yardımcı olacağını vurgulayan Gürlesel aynı zamanda mesleki yetkinlik ve yeterlilik sisteminin kurulması, yapı denetim sisteminin etkinleştirilmesi ve tüketicileri bilinçlendirici kampanyaların önemine dikkat çekti.
Sektörde rekabetçi firmaların yaratılmasının önemine de dikkat çeken Gürlesel'e göre sektörü ileriye taşıyacak bir başka önemli konu ise maliyet yüklerinin azaltılması. Bunun yolu ise sosyal güvenlik yüklerinin azaltılması ve zorunlu istihdamın esnetilmesi ile üretim aşamasında ve sonrasında karşılaşılan vergi yüklerinin azaltılmasından geçiyor.
Verimliliği yüksek, ölçek ekonomisi kullanan rekabetçi firmaların yaratılması ve dış rekabette desteklenmesinin de sektöre ivme katacağını ifade eden Gürlesel, "Bunun için ise işgücü niteliği ve işbaşı eğitiminin arttırılmasının yanısıra, satın alma ve birleşmelerin desteklenmesi, AB Katılım sürecinde ve yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde de bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir" diye konuştu.
(BGO-BGO-BA-E)