İran'da kağıt fiyatlarının artması kitap baskı adedini 800'e kadar düşürdü
İran'da ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı savaş sonrası dolar kurundaki yükselişle artan kağıt fiyatları kitap üretimini azalttı. Ortalama baskı adedi 2 bin 500'den 900'e, bazen 800'e düşerken satışlar düzensizleşti, ikinci el ve kaçak kitaplara yönelim arttı.
TAHRAN (AA) – TOLGA AKBABA - İran'da, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı savaşın ardından dolar kurundaki yükselişe bağlı olarak kağıt fiyatlarının artması, kitap üretiminin azalmasına neden oldu.
Ülkede savaş öncesi dönemde yıllık kitap üretimi 120 ila 140 milyon arasında değişirken, 2025'te İsrail'in, 2026'da ise ABD ve İsrail'in ülkeye yönelik saldırıları sonrası döviz kurundaki yükseliş, kitap üretimini de olumsuz etkiledi.
AA muhabirine konuşan İran'ın en eski yayınevlerinden Emir Kebir Yayınevi'nin Müdürü Mecdiddin Muallimi, "Yaklaşık son 50 yıl içerisinde savaşlar dahil türlü sorunlar yaşadık. İran'da kitap başlığı sayısı hiçbir zaman azalmadı. İran'da azalan şey baskı adedidir. Yani kitap başlıklarımızın sayısı artarken, kitapların baskı adetleri azaldı. Örneğin kitapların ortalama baskı adedi 2 bin 500 civarındayken, şimdi örneğin 900'e, bazı zamanlarda 800'e kadar düştü." dedi.
Savaşla birlikte ülkede kağıt fiyatlarının arttığını ve bunun doğrudan kitap fiyatlarına yansıdığını ifade eden Muallimi, buna rağmen İran halkının kitaba olan ilgisinin azalmadığını, hatta savaş sonrasında savaş öncesine kıyasla daha fazla kitap sattıklarını söyledi.
"Siyasi alandaki kitapların satışında artış oldu"
Kağıt fiyatları ve döviz kurundaki yükselişin kitap fiyatlarını artırdığına işaret eden Muallimi, başlangıçta bu durumun kitap satışlarını ve kitabevlerine olan ilgiyi azaltmasını beklediklerini dile getirdi.
Muallimi, şöyle konuştu:
"Fakat tam tersine, sadece bir düşüş yaşamamakla kalmadık, genel olarak yayıncılık faaliyetlerimizde kitabevlerine ve kitaplara yönelik ilgide bir artış gerçekleşti. Siyasi alandaki kitaplar, örneğin ABD'yi tanımaya, İsrail rejimini tanımaya, savaşı anlamaya, İran kimliğini ve İran'ın geçmişini tanımaya yönelik kitapların satışlarında çok ciddi bir artış oldu. Satışları gerçekten çok yükseldi."
Kağıt fiyatlarındaki artışın, ülke içindeki bazı satıcıların döviz kurundaki dalgalanmaları göz önüne alarak ürün satmamasından kaynaklandığını söyleyen Muallimi, "Yani bize göre kağıt vardı, ancak bazı aracılar ve satıcılar, fiyatı kontrol etmek veya daha yüksek fiyata satmak istedikleri için kağıdı piyasaya sürmüyorlardı. Yani ülkede kağıt yok diyemeyiz ancak biraz daha yüksek bir fiyatla kağıt temin etmek mümkün." diye konuştu.
Muallimi, şunları söyledi:
"İran'daki kağıdın bir bölümü Rusya'dan geliyor. Bir kısmı Türkiye üzerinden, bir kısmı da Malezya üzerinden geliyor. Farklı ülkelerden kağıt geliyor. İran piyasasında henüz 'kağıt yok' diyebileceğimiz anlamda bir kağıt sıkıntısı yaşanmadı. Kağıt var, ancak fiyatlarda dalgalanma söz konusu. Örneğin her gün fiyat sormak isterseniz, her gün farklı fiyatlarla karşılaşırsınız. Fakat bana öyle geliyor ki İran'da yeterli miktarda kağıt bulunduğu için henüz kağıt açığıyla karşılaşmadık."
"İran yayıncılığının Türk yayıncılığıyla olan iletişim ve işbirliği kapasitesini çok iyi görüyorum"
Muallimi ayrıca yayıncılık anlamında Türkiye ile yakın ilişkilere sahip olduklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
"Geçen yıl Türkiye Kitap Fuarı'na katıldık ve oldukça iyi sözleşme imkanları oluştu. Geçtiğimiz ay kitaplardan biri için sözleşme imzaladık ve Türkiye'nin hibe programından yararlandık. İran yayıncılığının Türk yayıncılığıyla olan iletişim ve iş birliği kapasitesini çok iyi görüyorum. Bunun nedeni Türkiye ile çok büyük bir kültürel yakınlığımızın olması, hem din açısından hem de insanların sosyal kültürü açısından. Ancak bunun güçlendirilmesi, iletişim ve ilişkilerin artırılması gerektiğini düşünüyorum ki bu kültürel alışveriş daha iyi gerçekleşebilsin."
"Kitap satışları eskisi gibi düzenli değil"
Başkent Tahran'ın önemli alanlarından İnkılap Meydanı yakınlarında kitap satışı yapan ve aynı zamanda hikaye yazarı olan Ali Murad Rızayipur ise, Muallimi'nin aksine, savaşın yalnızca kitabı değil toplumun tüm değerlerini ve hayatın bütün alanlarını etkilediğini dile getirdi.
Rızayipur, şunları söyledi:
"Savaş dönemlerinde her zaman insanların temel ihtiyaç maddeleri, savaşın başlamasıyla ortaya çıkan şeyler yeni fiyatlardan etkileniyor. Kağıt da bunlardan birisi. Daha önce kağıt daha ucuzdu. İnsanların maddi açıdan biraz daha fazla imkanı vardı, daha fazla kitap satın alabiliyorlardı, kendileri için daha çok kitap alabiliyorlardı. Ama şimdi, savaş sonrasında fiyatlar yükseldiği ve kağıt ciddi şekilde pahalandığı için, neredeyse iki katına, hatta iki kattan fazla pahalandı. Dolayısıyla kitap üretim maliyetleri de doğal olarak yükseldi. Bunun sonucunda kitap satışları eskisi gibi düzenli değil. Bu nedenle kitapçılar da bu durumdan zarar görüyor."
"Birçok insan ikinci el kitaplara yöneliyor, birçok insan da kaçak basılmış kitaplara yöneliyor"
Rızayipur, hükümetin geçmiş dönemlerde kağıt için sübvansiyon sağladığını ancak bunun kaldırılmasıyla birlikte kağıdın daha pahalı hale geldiğini ifade etti.
Rızayipur, şu ifadeleri kullandı:
"Birçok insan ikinci el kitaplara yöneliyor, birçok insan da kaçak basılmış kitaplara yöneliyor. Normal bir kitap basıldığında bile, üretim maliyeti çok yüksek olduğu, kağıt pahalı olduğu için fiyatı çok yüksek oluyor. Dolayısıyla insanlar gerektiği kadar kitap satın alamıyor ve kitaptan yararlanamıyor, kitap okuyamıyor. Sonuç olarak basım ve yayıncılık sektöründeki dolaşımın hızı da çok düştü, neredeyse durma noktasına geldi."
Halkın, artan pahalılıkla birlikte elindeki parayı kitap yerine temel yaşam malzemeleri için harcadığını dile getiren Rızayipur, "Gıda ihtiyaçlarını karşılamak, giyim ihtiyaçlarını karşılamak, ev kiralarını ödemek zorundalar. Eğer bütün bunlardan sonra ellerinde bir miktar para kalırsa, o zaman gidip bir kitap da satın alıyorlar." dedi.