İsrail'de Tartışmalı Davada Türk Adli Tıp Uzmanının Raporu Sunuldu
İsrail'de tutuklu iken kalp krizinden öldüğü öne sürülen Filistinli Arafat Jaradat'ın ölümüne ilişkin davada ilginç bir gelişme yaşandı.
İsrail'de tutuklu iken kalp krizinden öldüğü öne sürülen Filistinli Arafat Jaradat'ın ölümüne ilişkin davada ilginç bir gelişme yaşandı. İsrailli adli tıp uzmanı Dr. Yehuda Hiss, Jaradat'ın kalp krizinden öldüğünü öne sürerken Türk adli tıp uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı imzasını taşıyan rapor sunuldu. Raporda Jaradat'ın dövülerek öldürüldüğü görüşü dile getiriliyor.
Haaretz gazetesi, "Türk adli uzmanı: Filistinli tutuklu, bir İsrailli cezaevinde ölmeden önce dövüldü" başlığı ile yayımladığı geniş haberine "Bir Türk adli tıp uzmanı, İsrailli bir mahkemeye sunulan uzman görüşünde İsrail'de tutuklu iken vefat eden Filistili'nin ölmeden önce dövüldüğünü iddia ediyor" sözleriyle giriyor.
Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'nın görüşünün, İsrail devletinin adli tıp uzmanının görüşüyle tezat oluşturduğuna dikkat çeken gazete, 30 yaşındaki Filistinli Arafat Jaradat'ın 23 Şubat 2013'de cezaevinde ölmeden beş gün önce İsrail iç istihbarat örgütü Shin Bet tarafından İsrailli bir sivilin yaralamasına yol açan "taş attığı" gerekçesiyle gözaltına alındığını anlatıyor.
Haberde diğer tutukluların Jaradat'ın öldüğü güne karar sağlığının yerinde olduğunu belirterek Shin Bet'i, Jaradat'ı öldüresiye işkence etmekle suçlamaları üzerine hükümetin mahkemeden ölüm olayını soruşturmasını istediği, cesedi inceleyen adli tıp uzmanı Dr. Yehuda Hiss'in ise, mahkemeye ölümün kalp krizinden sonucundan meydana geldiği görüşünü bildirdiği kaydediliyor.
Ancak, Filistinli adli tıp uzmanı Dr. Saber Al-Aloul'un Jaradat'ın işkence sonucunda hayatını kaybettiğini savunduğuna dikkat çeken gazete şöyle devam ediyor:
"Bu çelişkili görüşler dikkate alınarak Jaradat'ın ailesi yurt dışındaki bir uzmandan üçüncü bir görüş istedi. İsrail'deki İşkence'ye Karşı Kamu Komitesi ve Filistinli Al Haq örgütünün yardımıyla Türk adli tıp uzmanı Dr. Şebnem Korur Fincancı'ya ulaştılar, o da görüşünü mahkemeye birkaç hafta önce sundu."
Haaretz "Fincancı, otopsi sırasında alınan fotoğraflarda görülen yaraların, canlandırma çabaları ile tutarlı olmadığını, bunun yerine uzun, kalın bir nesne ile yapıldığı gibi göründüğünü söyledi. Ölüme doğrudan yol açan nedeninin ise, nefes almada ciddi zorlukları yaratan akciğer ödeminin olduğunu ekledi" diye yazıyor.
İşkence'ye Karşı Kamu Komitesinin "Fincancı 27'si adli tıp uzmanı olarak 31 yıllık tecrübesi olan bir doktor. Üstelik, Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan ve işkence iddialarını soruşturmak için dünya çapında kullanılan İstanbul Protokolü adlı kılavuza katkıda bulundu" dediğini belirten Haaretz, davanın savcısının ise Hiss'in görüşünü tekrarlarken Türk adli tıp uzmanının otopside yer almadığını, görüşünün neye dayandığının belli olmadığını söylediğini anlatıyor.
Bunun üzerine mahkemenin 18 Haziran'da Jaradat'ın ailesinden Türk adli tıp uzmanının görüşünün dayandığı materyalin incelenmesi amacıyla bir hafta içinde teslim etmeleri yönünde talimat verdiği kaydedilen haberde davanın duruşmalarının kapalı kapılar ardından yapıldığına dikkat çekiliyor. (ANK)