CHP Kurultayı'na İptal Kararı... İzmir Baro Başkanı: Mutlak Butlan Kararı, Demokrasinin Rafa Kaldırılmasıdır
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nı iptal kararına karşı basın açıklaması yaptı. İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, kararı 'darbe' olarak nitelendirerek, AKP'nin demokrasiyi rafa kaldırdığını söyledi.
(İZMİR) - İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nı iptali kararını vermesine kaşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı yapan İzmir Baro Başkaı Sefa Yılmaz, "AKP'nin mutlak butlan kararı, ülkemizde hiçbir şekilde örgütlenme ve demokratik siyaset yapma alanı bırakmayarak demokrasinin rafa kaldırıldığının ilanıdır" dedi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nı iptali kararını vermesine tepkiler devam ediyor.
Kararın ardından İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Konak'ta bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde geniş katılımlı basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya, meslek örgütleri, STK'lar ve çeşitli siyasi partilerden de destek geldi.
Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklamayı, İzmir Baro Başkanı Sefa yılmaz yaptı. Yılmaz, kararı "darbe" olarak nitelendirdi.
"BUNUN ADI AÇIKÇA YÖNETEMEME KRİZİDİR"
Gelinen noktayı 'yönetim krizi' olarak adlandıran Yılmaz, şunları söyledi:
"Alınan bu mutlak butlan kararı, gerek seçilenlerin gerekse o alanda seçilenleri seçenlerin iradelerine, özgürlüklerine vurulan en büyük darbedir. Bu bir rejim sorunudur. Türkiye Cumhuriyeti, dört yanı demir parmaklıklarla çevrili açık bir ceza evidir. O yüzden dayanışma ve birlikte olma, bir arada olma ve direnme, sivil itaatsizlik hakkını kullanma; bunlar bizler için çok değerli ve önemlidir. Ülkemiz çok ağır faşizm koşullarından geçmektedir. Tek partili otokratik bir rejimde ne varsa ülkemizde de benzerlerini her gün görmekteyiz. Egemenler bu şartlar altında ülkeyi istediği gibi yönetememekte, halk da bu şekilde yönetilmek istenmemektedir. Bunun adı açıkça yönetememe krizidir. Yaşamın gerçekleriyle, bizzat kendi pratiğiyle ülkenin durumunu ve ne hale geldiğini gören yurttaşlar AKP rejiminden hızla uzaklaşmaktadır. Rejimin toplumsal desteği erimiş, sefalet ve faşizm şartlarında toplumda meşruiyeti dahi kalmamıştır."
MÜCADELE MESAJI
Mutlak butlan kararına karşı mücadele mesajı veren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Belediye seçimlerinden birinci parti olarak çıkan CHP'nin varlığının ve parti içerisindeki yenileşme hareketinin egemenleri ne kadar rahatsız ettiği ortadadır.CHP'nin kazandığı ve kazanacağı ne varsa siyasi komplolarla, yargı operasyonlarıyla elinden alınmaya çalışılmaktadır. CHP'nin ne operasyon görmedik belediye başkanı kalmıştır ne de hapse atılmadık cumhurbaşkanı adayıdır. Buna son olarak CHP'ye kayyum atanması da eklenmiştir mutlak butlan kararıyla. Siyaseten yenemediklerini ya kendi partilerine geçirerek ya kayyum atayarak ya da hapsederek silmeye çalışan AKP rejimi, hiçbirinden dilediği sonucu elde edemeyince bu sefer topyekün olarak partiyi ele geçirmeye çalışmaktadır. Bunu yargı eliyle yapıyor olması da bu ülkede artık hiçbir kurumun, kişinin hukuk güvenliğinin kalmadığının açık resmidir."
"KAZANMAK ZORUNDAYIZ"
AKP'nin mutlak butlan kararı, ülkemizde hiçbir şekilde örgütlenme ve demokratik siyaset yapma alanı bırakmayarak demokrasinin rafa kaldırıldığının ilanıdır. Bugünden itibaren demokrasi, özgürlük, emek ve barış mücadelesi her zamankinden daha çetin şartlarda yürütülmek zorundadır. Bu faşist saldırı dalgası CHP'yi de başka bir partiyi de sarsa, aynı demokrasi zeminini göstermekten asla imtina etmeyiz. Faşizme karşı birleşmeyenlerin faşizmin zindanlarında buluşacağı çok açıktır. Fiilen veya hukuken dikensiz gül bahçesi yaratarak bu zulüm ve sefalet düzeninden beslenmeye devam etmek isteyen sömürücü sınıflara karşı demokrasi, özgürlük, kardeşlik mücadelesini büyütmek, direnmek ve kazanmak zorundayız.Kazanacağız.
"BU YIKIMI UNUTMAYACAĞIZ"
Gelinen noktada bırakın siyaset yapmayı, nefes alma alanı bile kalmamıştır. Bu ülkenin insanlarını, emekçilerini, gençlerini, kadınlarını, çocuklarını kimse nefessiz bırakamaz. Hiç kimse muhalefetsiz bir toplum yaratmak için yargıyı, kolluğu, devletin imkanlarını kullanamaz. Elbette bu günler geçecek. Ancak bu karanlık dönemin yarattığı yıkımı bir an bile unutmayacağız. Tekrarına da asla müsaade etmeyeceğiz."