Kadınların Emeği ve Hakları İçin Mücadele
TÜRK-İŞ, 8 Mart'ta kadınların hak ve özgürlükleri için kararlılıkla mücadele edeceğini vurguladı.
(ANKARA) - Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla "Cumhuriyet ile kazanılan çağdaş hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi ortak sorumluluğumuzdur. Kadınların karar alma süreçlerine etkin katılımı sağlanmadan, demokrasinin ve sosyal adaletin güçlenmesi mümkün değildir. 'Sendikalı kadın güçlü kadındır' anlayışıyla; TÜRK-İŞ ve bağlı sendikalar olarak kadınların çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi, ayrımcılığın ve şiddetin son bulması, eşitlikçi ve adil bir çalışma hayatının tesisi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.
TÜRK-İŞ, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların eşitlik, özgürlük ve insan onuruna yaraşır bir yaşam mücadelesinin simgesidir. 1921 yılında ülkemizde 'Emekçi Kadınlar Günü' olarak anılmaya başlanan 8 Mart, aradan geçen yıllara rağmen kadınların çalışma hayatında, sosyal yaşamda ve karar alma mekanizmalarında karşı karşıya kaldıkları sorunların devam ettiğini bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Kadın emeği; üretimin, toplumsal yaşamın ve ekonomik kalkınmanın temel unsurlarından biridir. Ancak kadınlar hala kayıt dışı istihdam, güvencesiz ve esnek çalışma biçimleri, düşük ücret, cam tavan engeli ve iş-aile yaşamı dengesizliği gibi çok yönlü sorunlarla mücadele etmektedir. İşgücüne katılım oranlarının düşüklüğü, yönetim kademelerinde ve siyasette yetersiz temsil, sendikal örgütlenme önündeki engeller, kadın emeğinin yeterince değer görmediğinin göstergesidir."
Öte yandan kadına yönelik şiddet, taciz ve ayrımcılık; yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Kadınların en temel insan hakkı olan yaşama hakkının korunması, etkin ve caydırıcı önlemlerin alınması, toplumsal farkındalığın artırılması ve hukuki mekanizmaların kararlılıkla uygulanması hayati önem taşımaktadır. Kadınların ekonomik bağımsızlığının güçlendirilmesi; eğitim, istihdam, sağlık, sosyal güvenlik ve siyaset alanlarında fırsat eşitliğinin sağlanmasıyla mümkündür. Eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi, bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, güvenceli çalışma koşullarının oluşturulması ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, toplumsal refahın da anahtarıdır.
Cumhuriyet ile kazanılan çağdaş hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi ortak sorumluluğumuzdur. Kadınların karar alma süreçlerine etkin katılımı sağlanmadan, demokrasinin ve sosyal adaletin güçlenmesi mümkün değildir. 'Sendikalı kadın güçlü kadındır' anlayışıyla; TÜRK-İŞ ve bağlı sendikalar olarak kadınların çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi, ayrımcılığın ve şiddetin son bulması, eşitlikçi ve adil bir çalışma hayatının tesisi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. 8 Mart'ın yalnızca bir anma günü değil; kadın emeğinin görünür kılındığı, eşitlik talebinin yüksek sesle dile getirildiği ve dayanışmanın güçlendirildiği bir mücadele günü olduğunun bir kez daha altını çiziyoruz.
Dünyanın farklı bölgelerinde süren savaş ve çatışmaların kadınlar ve çocuklar üzerinde yıkıcı etkileri olmaktadır. Ortadoğu'da artan gerilim ve büyüyen savaş tehdidi, bölgesel istikrarı zedelemekte; ekonomik ve sosyal açıdan en ağır sonuçlarını ise özellikle emekçiler, kadınlar ve çocuklar yaşamaktadır. Bu vesileyle Gazze'de, Orta Doğu'da ve diğer bölgelerde yaşanan savaşlarda kadınları, çocukları ve sivilleri katledenleri bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. TÜRK-İŞ olarak, savaşların ve çatışmaların karşısında olduğumuzu, kalıcı barışın, diyalogun ve uluslararası hukukun esas alınmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha ifade ediyor, tüm emekçi kadınlara sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz."