"Kanserojen Maddeden Uzak Durmak İçin Markalı Kıyafet Giyin"
İHKİB Başkanı Tanrıverdi."Çok renkli ve ucuz Ortadoğu ürünlerinde kanserojen maddeye daha sık rastlanıyor" "Markalı ürünler bu konuda gerekli tedbirleri aldığı için tüketici gönül rahatlığıyla bu ürünleri kullanabilir"."
Semra Orkan - İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, çok renkli ve ucuz Ortadoğu ürünlerinde kansorejen maddeye daha sık rastlandiğını belirterek, "Markalı ürünler bu konuda gerekli tedbirleri aldığı için tüketici gönül rahatlığıyla bu ürünleri kullanabilir" dedi.
AA muhabirine tekstil ürünlerinde bulunan kanserojen maddelerle ilgili bilgi veren İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi, Türkiye'de tüketicinin kansorejen madde konusunda en çok tekstil ürünlerinden endişelendiğini ancak oyuncaktan mutfak araç gereçlerine kadar bir çok ürününün kanserojen konusunda daha riskli olduğunu söyledi.
Tanrıverdi, yaptıkları araştırmalarda gerekli denetimler yapıldığında kanserojen malların kullanılmanın önüne geçilebildiğini gördüklerini belirterek, 2009'da ilk denetimlere başladıklarında bir çok firmanın kontrol etmeden ürünleri Türkiye'ye getirdiğini kaydetti.
Denetimler başladıktan sonra Türk firmalarının ithalat noktasında daha dikkatli davranmaya başladığını dile getiren Tanrıverdi, şöyle konuştu:
" Tüketicilerden sıklıkla 'Kansorejen ürünlerden korunmak için ne yapmalıyız?' sorusu geliyor. Biz de ' Markalı ürün kullanın' diyoruz. Özellikle ucuz Uzakdoğu ürünlerinde sıkıntı çıkıyor. Şal gibi çok renkli testil ürünlerinde kansorejen maddeye daha sık rastlanıyor. Boyayı fazla yiyen siyah ve kırmızı renkli ürünler çok daha riskli, açık renklerde risk daha az. Markalı ürünler bu konuda gerekli tedbirleri aldığı için tüketici gönül rahatlığıyla bu ürünleri kullanabilir."
Tanrıverdi, denetimin sadece ithal ürünlerde değil, yurt içindeki üretimlerde de yapıldığını, ürünlerinde kansorojen maddelere rastlanan firmaların büyük cezalara çarptırıldığını dile getirerek, " Bir marka için imaj çok önemli. Eğer yakalanırsa kendi kendini ilanla deşifre etmek zorunda. Bu nedenle hazır giyim sektöründe markalar çok bilinçli hareket ediyor. Denetimlerini çok sıkı yapıyorlar" diye konuştu.
Türk firmalarının daha alırken ürünleri bir takım testlere tabii tuttuğunu, hatta oradaki testlere güvenmeyen firmaların numuneleri Türkiye'ye getirerek, test yaptırdığını belirten Tanrıverdi, bu bilinç ve hassasiyet nedeniyle firmaların daha sağlıklı ürünler getirdiğini, Türkiye'deki boya sektörünün de firmalar gibi bilinçlendiğini daha kaliteli boyalar üretmeye başladığını kaydetti.
-Hamileler için radyasyonu kesici kumaşlar üretiliyor
İHKİB Başkanı Tanrıverdi, teknik tekstil konusunda Türkiye'de ciddi bir çalışma yapılığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Hamileler için radyasyonu kesici kumaşlar üretiliyor. Bu ürünler gümüş ipliğiyle yapılıyor. Erkek ceketlerinin iç cebinde de bu kumaş kullanılıyor. Böylece ceket iç cebine konan telefonun kişiye zarar vermesi engelleniyor. Yine özel olarak üretilen çoraplar elektrik almanızı engelliyor. Ayak kokusu ve mantarı önlüyor. Teknoloji geliştikçe üretilen iplikler daha vasıflı oluyor ve inovatif ürünler ortaya çıkıyor. "
İnovasyon ve Ar-Ge anlamında Türk firmalarının son 10 yılda önemli gelişmelere imza attığına vurgu yapan Tanrıverdi, bunda devletin verdiği Ar-Ge desteğinin çok büyük önemi olduğunu kaydetti.
Türkiye tekstil sektöründe büyük bir ivme kazandı
Tanrıverdi, 2013"ün ilk 4 ayında yüzde 8,5 civarında bir artış kaydettiklerini belirterek, bunun hedefledikleri bir oran olduğunu, yıl sonuna kadar yüzde 10 'luk bir artış beklediklerini ifade etti.
Hızır giyim olarak geçen yıl 16 milyar 100 milyon dolar bir ihracat yaptıklarını belirten Tanrıverdi, bu yıl 17,5 milyar dolarlık bir ihracat yapmayı hedeflediklerini, ilk 4 ayılık verilerinin de bunu doğruladığını söyledi.
Tanrıverdi, Avrupa'da yaşanan krizin ilki etapta sektörü etkilediğini ama bu durumu bir avantaja dönüştürdüklerini vurgulayarak, "Yeni pazarlar oluşturduk. Irak ve Rusya pazarı yeniden yükseldi. Afrika'ya ihracatımız hızlı arttı ve bölgede 180 noktaya ihracat yapıyoruz" dedi.
Türk markasının Avrupa'da büyük bir prestijinin olduğunu dile getiren Tanrıverdi, şöyle konuştu:
"Avrupalı bir Türk ürünü ile bir Uzakdoğu ürününü yan yana koyduğunda pahalı bile olsa Türk ürününü tercih ediyor. Bu kalite ve güven anlamında Türk markalarının nereye geldiğini gösteriyor. En iyi markalar üretimini Uzakdoğu'da yaptırmaktansa Türkiye'de yaptırıyor. Türkiye'nin iyi bir noktaya gelmesi için ülke imajı da çok önemli, her sektörün aynı hassasiyeti göstermesi gerekiyor. " - İstanbul