Kastamonu'da Sarıkılçık Çeltik Ekimi Başladı

Son Güncelleme:

Tosya'da geleneksel yöntemlerle sarıkılçık çeltiği ekimine başlandı, yüksek rekolte bekleniyor.

Türkiye'nin önemli çeltik üretim merkezlerinden olan Kastamonu'nun Tosya ilçesinde, Ilgaz Dağı'nın kar sularıyla beslenen tarlalarda sarıkılçık çeltiğinin ekimine başlandı. Geçen yıl kuraklık sebebiyle verim kaybı yaşanan çeltikte bu yıl yüksek rekolte alınması bekleniyor.


Türkiye'nin ilk çeltik fabrikasının kurulduğu Kastamonu'nun Tosya ilçesinde, yaklaşık 8 bin dekar alanda çeltik ekimi başladı. Türkiye'nin önemli pirinç üretim merkezleri arasında yer alan Tosya ilçesinde, Ilgaz Dağı'nın kar sularıyla beslenen Devrez Çayı çevresindeki köylerdeki tarlalar, "sarıkılçık" çeltiği ile buluşturuldu. Bir önceki sezondan kalan anızları temizleyen çiftçiler, tarlaları suladıktan sonra "keşan" işlemini gerçekleştirdi. Bir yandan tarlaları ekime hazırlayan çiftçiler, diğer yandan da nadasa bıraktıkları tarlalarda dizlerine kadar ulaşan suyun ve çamurun içerisinde çeltik ekimine başladı.


Geçen yıl kuraklık ve sulama sorunu sebebiyle yüzde 80'e ulaşan verim kaybı yaşayan çeltik üreticileri, bu yıl ki yağışların ardından yaşanan su bolluğundan dolayı yüksek verim beklediklerini söyledi.


Kastamonu'da coğrafi işaret tesciline sahip "sarıkılçık" pirinci başta olmak üzere "yaşar", "maratelli" ve "osmancık" çeşitlerinde pirinç yetiştiriliyor. Öte yandan, yüzde 17 şeker oranına sahip sarıkılçık pirinci büyük ilgi gösteriyor.


Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre, Kastamonu'nun Tosya ilçesinde 233 üretici 5 bin 720 dekar alanda, Hanönü ilçesinde de 31 üretici 2 bin 100 dekar alanda olmak üzere toplamda il genelinde 264 çeltik üreticisi 7 bin 820 dekar alanda çeltik ekimi gerçekleştiriyor.


"Traktörle ve dron ile ekmiyoruz, geleneksel usullerle elimizle ekiyoruz"


Tosya ilçesinde çeltik üreten Akbük köyü muhtarı Hayrettin Gül, "İlk önce keşan işlemini yapıyoruz. Traktörle gölet düzlemesini yapıyoruz. Ondan sonra tohumunu ıslıyoruz, 1-2 gün bekletiyoruz. Çok zahmetli bir iş. Türkiye'nin meşhur pirinci sarıkılçık üretimini biz yapıyoruz. Bu bölgeden başka yerde sarıkılçık üretimi olmuyor. Ilgaz Dağlarının soğuk sularıyla yetiştiği için bu bölgede sarıkılçık pirinci, Tosya'ya özgü bir pirinç. Sürekli suyun içinde oluyor. Çamurun içinde uğraşıyoruz. Alın teri. 'Pirinç fiyatları pahalı' diyenler gelsin de bir kere buradaki çilesini görsünler. Hep el ile oluyor, zor bir üretim. Traktör ve dron ile ekmiyoruz, geleneksel usullerle elimizle ekiyoruz. Direkt lezzetini çiftçinin elinden alıyor. Şeker oranı çok düşük. Diğer pirinçlere göre beşte bir oranında daha az şeker var. Şeker hastaları dahi rahatlıkla yiyebilir" dedi.


Geçen yıl kuraklıktan etkilendiklerini söyleyen Gül, "Geçen yıl kuraklıktan dolayı hiçbir tarlamızı biçemedik. Yaptığımız masraflar boşa gitti. Hiç biçim yapmadık. Bu sene inşallah sularımız iyi gibi gözüküyor. Sonu hayırlı gelsin" dedi.


"Ata tohumu sarıkılçığın şeker oranı yüzde 17'dir"


Karabey köyünde çeltik üreticisi Akif Bilgili ise coğrafi işaretli sarıkılçık pirincinin önemine dikkat çekerek, "Geniyle oynanmamış tohumdur. Şeker oranı düşüktür. 2017 yılında da coğrafi işaret belgesini almıştır. Tohumunu elimizle tutmaya çalışıyoruz. Her ne kadar şartlar ağır olsa da verimi az olsa da geniyle oynanmamış tohumdur. Şeker oranı da yüzde 17'dir. Lezzeti de farklıdır. Tosya'da sarıkılçık pirincine 'tencere patlatan' derler. Çünkü diğer pirinçlere göre iki kat doyurucudur. İnsanı rahatsız etmez, şeker oranını yükseltmez" şeklinde konuştu.


Çeltik ekimi süreciyle ilgili bilgi veren Bilgili, "Pullukla, çiftini süreriz. Akabinde bekler, toprak güneş görür. Daha sonra hayvan gübresi kullanırız. Daha sonra suyu veririz. Tarlalara biz göl, keşan deriz. Suyun içinde keşan yapıyoruz. Daha sonra tohumunu atarız. 30 gün falan sonra yabani ot ilaçlaması yaparız. Daha sonra da gübresini atarız. Biçimine kadar suyun içinde bekler" diye konuştu.


Çifter köyünde çeltik üretien Mürüvet Aşık, "Beyim pek anlamıyor ama ben biraz anlıyorum. Keşan yapılırken ben de kenarlardaki otları temizliyorum. Gübresini de kendim atıyorum. Zor oluyor ama alışkınız, her yıl ekiyoruz" ifadelerini kullandı. - KASTAMONU

Kaynak: İHA