Kırmızı Öncesi ve Sonrası

Son Güncelleme:

Manchester City-Barcelona eşleşmesiyle birlikte Şampiyonlar Ligi’nin son 16 turundaki en yüksek profilli maç olan Arsenal-Bayern Münih eşleşmesinin de kaderi düne benzer şekilde çizildi.

180 dakikalık eşleşmenin ilk 90 dakikası başlarken aşağı yukarı herkesin emin olduğu noktalar vardı. Neydi bunlar? Bayern Münih Arsenal'e oranla çok daha ritimli, çok daha organize ve çok daha formdaydı. Keza kadro genişliği, takımın oturmuş olması Arsenal'in bu sezon büyük maçlardaki verimsizliği alt alta yazıldığında eşleşmenin açık favorisi Bayern'di. Yine de Arsenal'in bu sene iyi yaptığı işler vardı. Zaman zaman topu çok hızlı gezdirip, kenarları da iyi kullanarak rakip savunmaların dengesini bozabiliyorlardı. Savunmada Koscielny'nin de iyi bir sezon geçirmesi ve Mesut'un özellikle sezonun ilk bölümünde takıma yaptığı etki Arsenal'ın Premier Lig'de şampiyonluk yarışının içinde kalmasını sağlıyordu. Ancak Walcott ve Ramsey'nin sakatlıkları ve Mesut'un oyunundaki olağanüstü düşüş Arsenal'i son bir ayda hayli sıkıntıya sokmaya başlamıştı.


Bu şartlar altında çıkılan maçın 37 dakikalık diliminde iki büyük kırılma anı yaşandı ve ikisi de Arsenal'in aleyhine gelişti. Karşılaşmaya müthiş bir tempo ile başlayarak Bayern'i bir anda neye uğradığına şaşırtan Londra temsilcisi 8. dakikada Mesut'un düşürülmesiyle penaltı kazandı. İlk kırılma anı buydu ve Mesut penaltıyı gole çevirebilse eşleşmenin favorisi hala Bayern olmakla beraber işler başka noktalara gidebilirdi. Arsenal bu golü kaçırdıktan sonra da mücadelesini sürdürdü ama zaten kötü bir dönem geçiren Mesut Özil tamamen kontak kapattı.


Sonrasında ortada geçmeye devam eden maçta ikinci ve daha büyük kırılma anını 37. dakikada yaşandı. Szczesny'nin son adam olarak Robben'i düşürüp penaltıya sebebiyet vermesi ve oyundan atılması ile maç belki de o noktada bitti ve Arsenal Şampiyonlar Ligi'ne havlu attı. O noktadan sonra Alaba'nın penaltıyı kaçırıp kaçırmaması dahi çok önemli değildi çünkü Wenger'in oldukça yanlış bir değişiklikle Mesut yerine Cazorla'yı oyundan çıkarıp yedek kaleci Fabinaski'yi kaleye sokması ile adeta Arsenal maçın geri kalanını 9 kişi oynamaya başladı. Dünyanın şu an için en organize en etkili en durdurulmaz takımına karşı tüm şartlar bu kadar aleyhinize döndüğünde işiniz artık mucizelere kalmıştır ki Pep Guardiola böyle bir mucizeye izin vermeyeceğini de ikinci yarının hemen başında gösterdi.


Gibbs'in sakatlanıp Monreal'in sol kanat savunmasına geçmesiyle oranın sallanmaya başladığını gören Pep bir başka gerçeği de yine iyi analiz etti. Daniel Boateng'in ilk yarıda biraz da hakemin göz yumması ile oyunda kaldığını gözden kaçırmayan İspanyol teknik adam o'nu kenara alırken Rafinah'yı oyuna sürdü ve Lahm'ı sağ kenardan merkeze kaydırırken ilk yarıyı orada oynayan Javi Martinez'i de daha geriye çekti. Zaten sahada kolu kanadı kırılmış durumda olan Arsenal bu dizilimle birlikte oyunun merkezinde tamamen dağıldı ve ikinci yarı top Bayern yarı sahasına birkaç kez gelebildi. Uzun uzun ikinci yarıya dair bir şey yazmaya gerek var mı bilmiyorum çünkü gardı tamamen düşen bir boksör ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynayan bir yenilmez dövüşçü vardı kırmızı karttan sonra sahada. ve maçın sonlarına doğru Thomas Müller'in ikinci golü ile birlikte Bayern Münih Arsenal'e "Münih'e yine gelin ama turdan umudunuzu kesin, artık müze sergi gezersiniz" dedi.


Toparlamak gerekirse Bayern zaten favorisi olduğu eşleşmede bugün burada olmasa zaten evindeki rövanşta çok büyük ihtimalle yine istediğini alacaktı. İki takım arasında önemli farklar olduğu açık. Gelgelelim Arsenal kendi içerisinde bu kadar şanssız kırılma anları yaşamasa ve Wenger'de Mesut'un formsuzluğuna kenardan eşlik etmese daha sıkı bir kapışma, daha heyecanlı ve mücadeleci bir eşleşme görebilirdik. Bayern geçen sene olduğu gibi bu sene de Londra'da Arsenal'i yendi. Bu sefer Almanya'da kaybederler mi bilmiyorum ama Arsenal'in turu Kaf dağının ardına koyduğu aşikar.

Kaynak: TotemSpor.Com