Kitap Hakkında Nafer Ermiş Ne Diyor

Son Güncelleme:

Nafer Ermiş Dipnot Tablet'in 210. sayısında yayınlanan röportajda bir röportajında kitabı hakkında açıklamalarda bulundu.

Kitap birbiri içine geçmiş iki ana bölümden oluşuyor. Bu yönüyle değişik bir format oldu. Aslında yayınevinden gelen teklif Twitter'da yayınladığım şeyleri bir kitapta toplamak yönündeydi. Ancak zaten o tweetleri her gün okuyan insanlara bu eziyeti yapmak istemedim. Yani onları bir kitap olarak önlerine yığmak ve okumalarını istemek fazla acımasızlık ve küstahlık olurdu. Bu yüzden kitaba bir de bir hikaye koymak istedim. Hem tweetlerin genel atmosferine uyacak hem de tweetleri okuyanların zihinlerinde bana dair oluşan, oluşan demeyelim, oluşmuş olabilecek olan diyelim, beklentiyi karşılayabilecek, belki bazı sorulara cevap olabilecek bir şey olsun diye düşündüm. Hem de kendi hayat tecrübelerimi, şayet bir değerleri varsa, aktarabileceğim bir şey. Bu kendi hayatımın bir kesitine dair bir hikaye, 80'li yıllarda geçiyor. İçinde iki temel hikaye var, biri bir kitabın hikayesi, bilgisayarın hayatıma, hayatımıza girişini de anlatan bir şey. Yazma serüvenine dair bir şey. Diğeri de bununla bağlantılı bir aşk hikayesi. Aslında buna aşk hikayesi değil de bir unutuş hikayesi demek daha doğru olur. Hayatın çoğu zaman ancak geriye dönüp baktığımızda fark edebileceğimiz şaşırtıcı kurgusunu göstermek isteyen bir hikaye. Bu hikayeye benim dışardan eklediğim hiçbir şey yok. Ben sadece olanları kendi dilimle, bugünkü bakışımla kaleme aldım, o kadar: Aslında başta bu kadar uzun bir şey olacağını da düşünmemiştim. Ama yazmaya başlayınca kendiliğinden aktı gitti, neredeyse bir roman boyutuna geldi.

-Neden okuyalım bu kitabı?

Okumayın. Ama illa da okurum ben bunu diyorsanız, mesela hayatınızın bir döneminde birini unutmak zorunda kaldıysanız bunu başka biri nasıl yapmış diye bakmak isteyebilirsiniz, bugün cebimize kadar giren bilgisayarların nerden nereye geldiğini görmek isteyebilirsiniz, tek yeteneği yazmak olan genç bir adamın aşkı elde etmek için giriştiği tuhaf çabayı merak edebilirsiniz belki, ne bileyim, neden okur ki insan zaten.

Kaynak: Bültenler