Küçük İşletmelerde Çalışan ve Müşteri Memnuniyeti
Yaptığınız iş ne olursa olsun başarınızı sağlayacak temel unsurlar vardır .
Yaptığınız iş ne olursa olsun başarınızı sağlayacak temel unsurlar vardır . Bu temel unsurların başında personel ve müşteri memnuniyeti gelir . Bu iki unsur bir birine bağlı ve kesinlikle ayrıştıramayacağınız kavramlardır .
Yaptığınız işin hacmi, sektörü ve yeri farketmeksizin, müşterinizi memnun etmediğiniz takdirde başarılı olmanız imkansızdır . Müşterinizi memnun edecek ana unsurda personelinizdir . Personeliniz gerekli donanıma sahip değil, yaptığı işten veya çalıştığı ortamdan memnun değilse başarısızlık sizin için kaçınılmaz sondur .
Çalışan Neden Mutsuz Olur?
Çalışanlar ülkemiz şartlarında genellikle kazançları konusunda mutsuzluk yaşarlar . Temelinde doğru bir tespit olsada mutsuzluğu sadece kazanca bağlamak doğru değildir . Patronu veya yöneticisi tarafından gördüğü kötü muamele, aşırı iş yükü, uzun çalışma saatleri çalışanı mutsuz eden nedenlerdir . İş ortamında huzurlu ve gereken saygıyı gören çalışan kazanç konusunu çok fazla önemsemeyebilir . Yukarıda belirttiğimiz unsurların hepsi bir arada olduğunda çalışan işini yapamaz duruma gelecektir ve şirketine yarardan çok zarar vermeye başlıyacaktır . Ürününüzün kalitesi ne kadar iyi olursa olsun müşteri ilişkileriniz sorunlu ise şirketinize sadık bir müşteri profili oluşturamassınız . Bu gibi durumlarda olduğunuz yerde saymanız iyi ihtimal olacaktır, çünkü müşteri kaybı işletmeyi kapatmaya yetecek, büyük bir nedendir .
Çalışma Yöntem ve Sistemi
Aile şirketi, kurumsal şirket, patron şirketi . Bu tarz işletmelerde işleyiş çok farklıdır kimine göre kurumsal yapı ağır işler ve sıkıcıdır . Patron şirketlerinde ise kural yoktur patronun insafına kalırsınız . Bu unsurların ülkemiz için doğru olduğunu kabul ediyoruz fakat bunların yanında en büyük sorunumuz çalışmayı bilmiyoruz . İşveren de çalışan da ne haklarını biliyor ne çalışmayı ne de çalıştırmayı .
Esnek çalışma saatleri ! Türkiye coğrafyasında çok çalışmak verimlilikle doğru orantılı olarak düşünülüyor . Bu büyük bir yanılgı . Doğrusu , doğru çalışmak . Sektöre göre belirlenmiş çalışma saatleri olmalı . Ağır işte çalışan bir personelle, masa başı işte çalışan bir personeli aynı kefeye koyamassınız .
Almanya'dan örnek verelim ; Bir çalışan işe girerken tüm haklarını bilir . Çalışma saati bellidir . Çalışma saatleri içerisinde özel işleriyle ilgilenmez . Şahsi e-mail'lerine,facebook hesabına vs vakit geçiremez . Hatta biraz bize ters bir durum ama mesai arkadaşlarıylada çok fazla diyaloğa girmez . Mola saatinde molaya çıkar, mesai saati bitince işi bırakır . Kimsede sen neden erken çıkıyorsun diyemez . Burada hedeflenen personelin kendini işe vermesi, iş saatinde iş dışı konularla kendini meşgül edip konsantresini bozmaması . Bu şekilde işler işlediği için verimlilik yukarı seviyelerde oluyor . Her şey zamanında gerçekleşiyor . Klasik olacak ama tam bir makine düzeni .
Durumu özetlemek gerekirse Türkiyede düzgün bir sistem mevcut değil . En kötü sistem bile sistemsizlikten iyidir . İşveren haklarını bilmediği ve doğru yönetmediği için, çalışanda haklarını bilmediği ve doğru çalışmadığı için bir çok işletme sorun yaşıyor veya kapanıyor . Belirttiğimiz bu unsurları birbirinden ayıramassınız . Makinanın parçaları gibi,bir yerde sorun varsa tüm makinanın çalışmasını etkilenecektir . Türkiyede dengeler her sektörde ve konuda olduğu gibi farklı değerlendirilmeli . İstanbulda yaşayan biri için ekstra şartlar gözetmek gerek . Trafik ! İnsanlar işlerinde ayrı, eve giderken ayrı yoruluyor . Bu durumda motivasyon kaybına yol açan başka bir unsur . İşveren bu durumu da gözönünde bulundurmalı .
İyi bir işletme olmak için tüm unsurları gözönünde bulundurmalı ve uygulamalısınız . Bu bütünü oluşturup ve sürekliliğini sağladığınızda başarı kendiliğinden gelecektir .