Kurtulmuş'tan Terör Raporuna Destek

Son Güncelleme:

TBMM Başkanı Kurtulmuş, terörün ortadan kaldırılması için atılacak adımları vurguladı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporuna ilişkin, "Ümit ederim ki bu raporda ortaya konulan yol haritasının gereği olan adımlar atılır ve Türkiye'de artık terör tamamen geride kalır ve Türkiye kendi gelişme istikametinde hızlı adımlarla yoluna devam eder." dedi.

Kurtulmuş, Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonu'nda düzenlenen "İstanbul Üniversitesi Ödülleri 2026" programındaki konuşmasında, hayatının önemli bir kısmının geçtiği İÜ çatısı altında öğrencilerle ve öğretim üyeleriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kendisine takdim edilen "İstanbul Üniversitesi Onur Ödülü" dolayısıyla teşekkür eden Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmaları dolayısıyla bu ödüle layık görülmüş olmasının fevkalade büyük bir onur vesilesi olduğunu ifade etti.

Kurtulmuş, TBMM'nin, Cumhuriyet'in ilk asrının en önemli sorunu olan Türkiye'deki terör meselesinin ortadan kaldırılması, tam manasıyla barışın, kardeşliğin, dayanışmanın temin edilmesi ve Türkiye'nin demokratik standartlarının yükseltilerek artık terör meselesinin tamamen raflara kaldırılarak yok edilmesi konusunda önemli bir siyasi kararlılığı ortaya koyduğunu vurguladı.

Komisyon tarafından 21 toplantı sonunda ortak bir metin oluşturarak bu konuda sadece bir Türkiye deneyimi değil, dünyadaki çatışma çözümleri bakımından bir Türkiye modeli ortaya konulduğunu aktaran Kurtulmuş, Komisyon çalışmalarında emeği geçenlere teşekkür etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Komisyon toplantıları boyunca üniversitelerden, sivil toplum kuruluşlarından, Türkiye'nin farklı bölgelerinden insanların gelerek bu sorunun nasıl çözülebileceğine ilişkin fikirlerini dile getirdiğini ve büyük bir olgunlukla bu konunun tartışılarak sonunda bütün siyasi partilerin ittifakla kabul ettiği bir raporun benimsendiğini kaydederek, "Ümit ederim ki bu raporda ortaya konulan yol haritasının gereği olan adımlar atılır, Türkiye'de artık terör tamamen geride kalır ve Türkiye kendi gelişme istikametinde hızlı adımlarla yoluna devam eder." ifadesini kullandı.

"Yeni bir dünya sisteminin kurulamamasının verdiği büyük sancıları yaşıyoruz"

Dünyada insanoğlunun, nadir görülür şekilde bir arada yaşadığı büyük altüst oluşların içinde olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Eski dünyaya ait ne varsa hepsi altüst oluyor, hepsi yıkılıyor ama yerine henüz yeni bir dünya sisteminin kurulamamasının verdiği büyük sancıları da yaşıyoruz. Yani yeni bir doğum sancısını hep beraber 8 milyar insanlık olarak yaşıyoruz. Dolayısıyla artık bundan sonraki döneme ilişkin sözler, alelusul, şimdiye kadar alıştığımız, bildiğimiz ezberler üzerinden asla değerlendirilemez, konuşulamaz, anlaşılamaz ve anlatılamaz. Dolayısıyla bu yeni dönemin şartlarını bilen, hazırlıklı olan ve bunlara çözüm üreten bir perspektifle yolumuza devam etme mecburiyetimiz var." diye konuştu.

Kurtulmuş, üniversitelerin iki alanda önemli görevlerinin bulunduğunun altını çizerek, bunlardan birinin bilimde uluslararası alandaki rekabette öne geçebilmek, diğerinin ise özgün fikirler üretmek ve dünyaya takdim etmek olduğunu söyledi.

Yapay zekanın geliştiği, bunun vasıtasıyla onlarca öğretim üyesinin ürettiği bilimsel sonuçlardan daha fazlasının üretilebildiği bir çağda kuru bilginin tek başına bir önemi olmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, kitabi bilginin mutlaka hikmetle irfanla yoğrulması gerektiğini ifade etti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, soykırım yapanların bilimsel olarak dünyanın en ileri görülen ülkeleri olduğunun herkesçe bilindiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Dünyanın iklim felaketine sürüklenmesinin baş mimarlarının, üniversitelerinin laboratuvarlarında nice büyük deneyleri yaptığının ve nice büyük bilimsel buluşları öne koyduklarının farkındayız. Dünyanın birçok yerinde ısıya ayarlı ve insan gölgesini takip eden gelişmiş silahları üretenlerin ve bunlar vasıtasıyla dünyayı bir silahlı cehenneme çevirenlerin de çok büyük bilimsel çalışmaların öncülüklerini yaptığını biliyoruz. Mesele bunlara sahip olmamak değil, bunları insani değerler çerçevesinde ortaya koyamamaktır. Mesele topu tüfeği olmamak değil, mesele irfanı, insafı olmamaktır. Mesele hukuk fakültelerinde kanunları yazan hocaların olmaması değil, adaletin eksik kalmış olmasıdır. Bütün bunları ortaya koyduğumuzda hiç şüphesiz çok büyük bir ödeve sahip olduğumuzu, tarihsel sorumluluğun içerisinde olduğumuzu biliyoruz."

"Üniversitelerimizin üç temel konuyu bilimsel çalışmalarının odağına alması gerekiyor"

Başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere, köklü eğitim kurumlarına çok büyük sorumluluklar düştüğünü belirten Kurtulmuş, "Artık bilimsel makalelerimizi, bilimsel başarılarımızı ürettiğimiz makale, tefrişattan geçirdiğimiz öğrenci sayılarıyla binalarımızın metrekare hesaplarıyla ifade edemeyiz. Bilimsel başarılarımızı, dünyanın geleceği için ortaya koyduğumuz özgün sözlerle ve özgün projelerle ifade ederek ortaya koyabiliriz. Onun için (üniversitelere) çok büyük sorumluluklar düşüyor. Büyük kurumlarda görev yapmak, büyük sorumlulukları ortaya koymaktadır." dedi.

Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesinin bundan sonraki çalışma mesaisinde üç temel konuyu odak noktasına alması gerektiğine işaret ederek, şunları söyledi:

"Bunlardan birincisi, insan onurunu merkeze koyan bilimsel haysiyet. Bundan asla taviz vermeden, güçlü bir şekilde yolumuza devam etmemiz lazım. İkincisi, ilim mutlaka toplumsal faydayı büyütmek için ortaya konulmalıdır. Halktan kopuk, insanların geleceğine bir şey söylemeyen ve insanların sorunlarını çözme perspektifinden uzak bilimsel gelişmelerin toplumsal fayda sağlamayacağı açıktır. Mutlaka bilimsel çalışmalarımız toplumsal faydayı sağlamalı ve güçlendirmelidir. Üçüncüsü ise küresel sorunlara karşı duyarlı, küresel sorunların çözümüne küresel cevaplar hazırlama becerisine ve kapasitesine sahip olmak. İstanbul Üniversitemizin ve bütün iddialı üniversitelerimizin bu üç temel konuyu bilimsel çalışmalarının odağına alması gerektiği kanaatindeyim."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, dünyanın bundan sonraki döneminde her alanda sözü güçlü, gücü tesirli olan bir Türkiye'yi hep beraber oluşturacaklarını, üniversitelerin bu hedefte en etkin merkezlerden birisi olacağının aşikar olduğunu dile getirdi.

İstanbul Üniversitesinin Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde ve Osmanlı'nın modernleşmesinde öncü rol üstlendiğini anlatan Kurtulmuş, üniversitenin bundan sonraki süreçte de dünyada yeni bir çözümün, paradigmanın ve bir çıkışın ortaya konulmasında her alanda öncülük yapacak güce, kuvvete, kudrete ve birikime sahip olduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, ödül alan akademisyen, öğrenci ve proje sahiplerini tebrik ederek, 2053 perspektifi içerisinde İstanbul Üniversitesinin ortaya koyduğu bu ödüllerin uzun yıllar boyunca devam etmesi temennisinde bulundu.

Kurtulmuş'a "İstanbul Üniversitesi Onur Ödülü" takdim edildi

İÜ Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar da üniversitelerin yalnızca bilgi üreten değil, aynı zamanda üretilen bilginin toplumla buluşmasını sağlayan kurumlar olduğunu söyledi.

Ödüllerin toplum ile bilimin birbirine temas ettiği noktaları görünür kıldığını ifade eden Zülfikar, İstanbul Üniversitesi Ödülleri 2026 kapsamında hak sahiplerinin, Rektörlük bünyesinde oluşturulan komisyon tarafından 42 başlıkta belirlenen kriterler doğrultusunda tespit edildiğini aktardı.

Zülfikar, ilk defa takdim ettikleri İstanbul Üniversitesi Onur Ödülü'ne, ülkenin ve dünyanın içerisinde bulunduğu evrensel aşamalarda çözüm üretme çabası ve "Terörsüz Türkiye" sürecinde gösterdiği katkılar dolayısıyla TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'u layık gördüklerini sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş'a, Prof. Dr. Zülfikar tarafından "Terörsüz Türkiye" hedefiyle TBMM çatısı altında kurulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"na başkanlık ederek toplumsal barışın tesisi, kardeşlik hukukunun tahkimi ve milli birliğin demokratik bir zeminde güçlendirilmesi sürecine en yüksek seviyede stratejik katkı sunması dolayısıyla "İstanbul Üniversitesi Onur Ödülü" takdim edildi.

Kurtulmuş, Prof. Dr. Nilgün Lütfiye Karalı'ya "Disiplinler Arası Araştırma ve İş Birliği Ödülü"nü verirken, törende 6 kategoride toplam 26 ödül ve belge sunuldu.

İstanbul Valisi Davut Gül ile üniversitenin yönetimi, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı törenin açılışında sanatçı Ferhat Göçer sahne aldı.

Kaynak: AA