Saadet Partisi Lideri Arıkan'dan Dış Politikada Şahsiyetli Duruş ve İçeride Adalet Vurgusu
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Mardin'de yaptığı ziyarette ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekerek, Türkiye'nin adalet ve şeffaflıkla kalkınabileceğini vurguladı. Dış politikada ise NATO ve ABD etkisinden sıyrılıp, Türkiye liderliğinde bir birliktelik kurulmasını önerdi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Programları kapsamında Mardin’e yaptığı ziyarette sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Arıkan, Türkiye'nin sorunlarının birbiriyle bağlantılı olduğunu ve Meclis ile Anadolu'nun gündemleri arasında büyük farklar bulunduğunu vurguladı. Halkın sıkıntılarını Ankara'ya taşıma çağrıları aldıklarını belirtti.
Dış politikada, Türkiye'nin bir 'ateş çemberi' içinde olduğunu ve acilen şahsiyetli bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade eden Arıkan, Necmettin Erbakan'ın Siyonizm uyarılarının bugün Batılı yetkililerce itiraf edildiğini söyledi. NATO ve ABD eksenli politikalardan sıyrılıp, Türkiye liderliğinde bir birliktelik kurulmasını önerdi. Kürecik Radar Üssü'nün İsrail'e istihbarat sağladığını savunarak, üssün kapatılması ve İsrail'in gözünün kör edilmesi çağrısında bulundu. Türkiye, Mısır, İran, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanacak bir saldırmazlık paktını içeren 'Beyaz Kuşak' projesini teklif etti.
İç siyasette, ekonomik kalkınmanın ancak adalet ve şeffaflıkla mümkün olabileceğini dile getiren Arıkan, 'gücün hukuku' yerine 'hukukun gücü' prensibinin benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Ekonomik krizin temel sebebinin güvensizlik ortamı olduğunu, kuralların eşit uygulanmadığı bir sistemde refahın sağlanamayacağını belirtti. İktidarın hamaset siyaseti ve televizyon dizileriyle halkı oyaladığını savundu. Yeni NATO karargâhlarının Meclis denetiminden kaçırılmasını eleştirerek, liyakat ve ahlak merkezli bir yönetim anlayışıyla sistemin kökten değişmesi gerektiğini söyledi.
Arıkan, enflasyon ve faiz sarmalına dair çarpıcı veriler paylaştı. Son 35 ayda enflasyonun sadece 7 puan düşürülebildiğini, ÖTV tahsilatının ise son 5 yılda yüzde 12.622 arttığını belirterek, yükün vatandaşın omuzlarına bindiğini ifade etti. Tarımı 'beka meselesi' olarak tanımlayarak, 2026 bütçesinde çiftçiye verilmesi gereken desteğin esirgendiğini ve 605 milyar liranın faiz lobilerine aktarıldığını savundu. 'Türkiye Kalkınma Planı' ile 5 yılda milli hasılayı 528 milyar dolar artırıp 2,5 milyon gence iş imkânı sağlayarak Türkiye'yi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına sokacaklarını vurguladı.
Tarım arazilerinin maden sahası ilan edilmesini eleştiren Arıkan, Giresun, Kaz Dağları ve Muğla'daki durumlara dikkat çekti. Ekonomik ve sosyal sorunlara da değinerek, emeklilerin düşük maaşlarla geçinmek zorunda kaldığını, asgari ücretin açlık sınırının altına gerilediğini, aile yapısının zayıfladığını ve gençlerin işsizlik nedeniyle yurt dışına yöneldiğini belirtti. Rüşvet, yolsuzluk ve sosyal sorunların artış gösterdiğini ifade ederek, çözümün ahlak ve maneviyat temelli politikalarla mümkün olacağını vurguladı.
Konuşmasında ahlaki tutarlılığa dikkat çeken Arıkan, iktidarın yönetim anlayışını 'iyi niyetle işlenen kötülüklerin merkezi' olarak tanımladı. Adalette çifte standarda tepki göstererek, muhalif belediye başkanları ile iktidar partisi üyeleri arasındaki farklı muamelelere değindi. Türkiye'nin önünde iki yol olduğunu söyleyerek, ya mevcut çürümüş sistemi sürdüreceklerini ya da haklının güçlü olduğu yeni bir sistem inşa edeceklerini ifade etti. Hamaset ve hurafe siyasetiyle sorunların çözülemeyeceğini, şahsiyetli bir dış politika ve ilkeli duruşla adalet, ekonomi, eğitim, sağlık, teknoloji, tarım ve hayvancılığın adil bir şekilde yeniden inşa edilebileceğini belirtti.
Son olarak, Türkiye'de artan antidepresan kullanımına dikkat çeken Arıkan, mutluluk verilerinin gerçeği yansıtmadığını, özellikle emeklilerin en mutlu kesim olarak gösterilmesini gerçekçi bulmadığını söyledi.