Meme kanserini yaklaşık 2 yıllık tedaviyle yenen Azize Özdemir, belirtilere dikkat çekti
Tekirdağ'da yaşayan 51 yaşındaki Azize Özdemir, şişliğe rağmen doktora gitmeyi erteleyince geç fark edilen meme kanserini yaklaşık 2 yıllık tedaviyle yendi. Ailesinin desteğiyle moralini yüksek tutan Özdemir, kanserin belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Tekirdağ'da yaşayan 51 yaşındaki Azize Özdemir, meme kanseriyle mücadelesini ailesinin desteği ve hayata bağlılığıyla kazandı.
Eski Tekirdağ Fotoğrafları Müzesi'nde çalışan Özdemir, vücudunda fark ettiği şişliğe rağmen doktora gitmeyi erteledi.
Yapılan kontrollerin ardından meme kanseri teşhisi konulan Özdemir, kemoterapi başta olmak üzere zorlu bir tedavi sürecinden geçti.
Tedavi boyunca ailesinin desteğiyle moralini yüksek tutmaya çalışan Özdemir, günlük yaşamından kopmamaya özen göstererek hastalığı yenmeyi başardı.
Özdemir, AA muhabirine, kanserin belirtilerine dikkat edilmesi gereken sinsi bir hastalık olduğunu söyledi.
Vücudundaki değişiklikleri fark etmesine rağmen doktorla yüzleşmekten çekindiği için hastaneye başvurmayı ertelediğini anlatan Özdemir, bu nedenle hastalığının geç fark edildiğini belirtti.
Meme kanseri teşhisi konulduğunda büyük bir şaşkınlık yaşadığını dile getiren Özdemir, daha önce kendisini sağlıklı hissettiğini, bilinen herhangi bir hastalığının bulunmadığını ifade etti.
Hastalığı ilk öğrendiğinde yaşadığı duyguları anlatan Özdemir, şunları kaydetti:
"Çok sağlıklı bir insandım. Başım, dişim bile ağrımazdı. Bilinen hiçbir hastalığım yoktu. Bir anda böyle bir teşhisle karşılaşınca dünyam altüst oldu. Uzun süre hastalığı kabullenmekte zorlandım. Ancak tedavi sürecine girdiğinizde kabullenmek zorunda kalıyorsunuz."
Tedavi sırasında kemoterapi aldığı merkezde kendisi gibi hastalıkla mücadele eden birçok insanla karşılaştığını belirten Özdemir, bu sayede yalnız olmadığını anladığını söyledi.
Hastalık sürecinde günlük yaşamından mümkün olduğunca kopmamaya çalıştığını vurgulayan Özdemir, hareketli yaşamını sürdürmenin ve kendisini eve kapatmamanın moralini yüksek tutmasına yardımcı olduğunu dile getirdi.
Ailesinin desteğinin kendisi için büyük önem taşıdığını ifade eden Özdemir, "Ailemin desteği de benim için çok önemliydi. Çocuklarım vardı. Onlara annelik yapmak, büyüdüklerini görmek ve onlarla birlikte yaşamak istiyordum. Bu istekle hayata sıkı sıkıya tutundum." diye konuştu.
"Bugün çok mutluyum, çünkü hastalığımı yendim"
Hastalığını sürekli düşünerek yaşamaktan kaçındığını anlatan Özdemir, en zor günlerinde bile hayata tutunmak için çaba gösterdiğini söyledi.
Özdemir, çalışmayı seven, hareketli ve aktif bir insan olduğunu belirterek, tedavi sürecinde de yaşamın içinde kalmaya gayret ettiğini ifade etti.
Yaklaşık 2 yıllık zorlu tedavinin ardından sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını dile getiren Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:
"Çalışmayı seven, hareketli ve aktif bir insanım. Hastalığımı düşünüp evde oturmak yerine yaşamın içinde kalmaya çalıştım. En kötü günümde bile ayakta durmaya, dışarı çıkmaya ve hayata devam etmeye gayret ettim. Hayata dört elle sarıldım. İyi ki de sarılmışım. Bugün çok mutluyum çünkü hastalığımı yendim."