Merkez Bankası Başkanı Başçı Açıklaması
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, kısa vadeli sermaye akımlarının kredilerde ve döviz kurlarında aşırı oynaklığa neden olarak hem fiyat istikrarını hem de finansal istikrarı bozucu yönde etki yapabildiğini belirterek, "Birden fazla politika"...
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, kısa vadeli sermaye akımlarının kredilerde ve döviz kurlarında aşırı oynaklığa neden olarak hem fiyat istikrarını hem de finansal istikrarı bozucu yönde etki yapabildiğini belirterek, "Birden fazla politika aracı kullanarak buna karşı tedbirler aldık ve alıyoruz" dedi.
Başçı, Merkez Bankası'nın 81. Olağan Genel Kurulunun açılışında yaptığı konuşmada, geçmiş yıllardaki enflasyon hedefindeki sapmalara bakıldığında, önemli bir kısmının döviz kurundaki aşırı hareketlerden kaynaklandığını vurguladı. Başkan Başçı, şunları söyledi:
"1 yıl içinde yüzde 20'nin üzerinde bir değer kaybı olduğunda, yüzde 15 mertebesinde bir geçişkenlikten dolayı enflasyona 3 puanlık bir sapma gelebiliyor. Bu oldukça önemli bir sapma. Merkez Bankası döviz kurundaki bu oynaklığı azalttıkça fiyat istikrarı açısından da önemli bir mesafe almış olacaktır. Dolayısıyla biz hem fiyat istikrarı hem de finansal istikrar açılarından iki tür oynaklığı mercek altına alıyoruz. Bunlar kredi büyüme hızındaki oynaklık ve reel döviz kurundaki oynaklıktır. Her ikisindeki oynaklık, enflasyonda da oynaklığa yol açmaktadır, bu yüzden bunlardaki oynaklığı azaltmak, fiyat istikrarına önemli ölçüde katkı sağlamaktadır."
Merkez Bankası'nın temel görevlerinden birinin finansal sistemde istikrarı sağlayacak ve para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak olduğuna işaret eden Başçı, TCMB'nin finansal istikrardan tek başına sorumlu bir kuruluş olmadığına, önemli kuruluşlardan biri olduğuna vurgu yaptı.
Aşırı dalgalanmalardan uzak bir sistemin, finansal istikrara sahip olduğunu belirten Başçı, "Dolayısıyla kredi artışlarında aşırı oynaklık finansal istikrara da zarar veriyor. Önce çok hızlı bir kredi büyümesi, arkasından çok yavaş bir kredi büyümesi istemiyoruz. Benzer şekilde reel efektif döviz kurlarında aşırı oynaklık istemiyoruz. Çünkü döviz kurlarındaki ani hareketler reel sektörü de etkiliyor, fiyatlamaları etkiliyor ayrıca aşırı değerli zamanlarda dış dengeye, aşırı değersiz zamanlarda enflasyona zarar veriyor" diye konuştu.
-"2013-2015 dönemi için hızlı ve sürdürülebilir büyümenin başlangıç koşulları hazır"-
Başçı, kredi hızındaki artışla cari açık arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu dile getirerek, kredi hızının cari açığı bir miktar öncülediğini anlattı.
Lehman krizi öncesi bu oranın yüksek olduğunu ve krizle birlikte piyasanın bir düzeltme yaptığını kaydeden Başçı, sert bir şekilde yavaşlama olduğunu, TL'nin ise bu dönemde aşırı değerli olduğunu çünkü reel efektif kur endeksinin 130'a geldiğini ve bunun aşırı değerlenmeyi gösterdiğini belirtti.
Aynı dönemde petrol fiyatlarının yüksek olduğunu dile getiren Başçı, petrol ithal eden bir ülke olduğu için bu dönemde TL'nin değerli olmasının beklenmeyeceğine işaret etti.
TL'nin zaman zaman aşırı değerli olmasının nedeninin kısa vadeli sermaye akımları olduğuna dikkati çeken Başçı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Peki, kısa vadeli sermaye akımlarına karşı ne yapılabilir- Bütün ülkeler, bütün dünya buna çözüm arıyor. 'Buna karşı kayıtsız mı kalalım, yoksa bir şeyler mi yapalım-' sorusu soruluyor. Giderek 'buna karşı tedbir alalım' yaklaşımı kabul görmeye başlıyor. Kısa vadeli sermaye akımları kredilerde ve döviz kurlarında aşırı oynaklığa neden olarak hem fiyat istikrarını hem de finansal istikrarı bozucu yönde etki yapabilmektedir. Buna karşı biz ne yapıyoruz- Birden fazla politika aracı kullanarak buna karşı tedbirler aldık ve alıyoruz. Bu sayede önemli bir dış dengesizlik göstergesi olan cari işlemler açığı 2011 sonunda GSYH'nin yüzde 10'undan 2012 yılı sonunda yüzde 6'nın da altına kadar gerilemiş bulunmaktadır.
Aşırı borçlanmaya ilişkin Maliye Bakanlığımız ve BDDK ile eşgüdüm içinde aldığımız tedbirlerin ve Avro bölgesinden gelen talep zayıflamasının etkisi ile 2012 yılında GSYH büyümesi önemli ölçüde yavaşlamıştır. Burada önemle altını çizmek isterim ki 2012 yılında sağlanan bu dengelenme sayesinde cari açığa ilişkin riskler önemli ölçüde azaltılmış ve 2013-2015 dönemi için daha hızlı ve daha sürdürülebilir bir büyümenin başlangıç koşulları hazırlanmıştır."
(Bitti) - ANKARA