Nekbe: Sürekli Göçün Hikayesi
Rahme Hammad, 1948'den beri süren göç ve Yıkımın travmasını anlatıyor.
İsrail'in 1948 yılında kurulmasına yol açan "Büyük Felaket"te (Nekbe) ailesiyle birlikte Hayfa'ya bağlı Sindiyane köyünden Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentine göç etmek zorunda kalan Rahme Abdurrazık Hammad (83) hayatının bitmeyen bir göç olduğunu ifade ediyor.
İlk defa 5 yaşındayken göçle tanışan ve yeni bir hayat kurmak için ailesiyle Cenin'e yerleşen Hammad, İsrail ordusunun 21 Ocak 2025'ten bu yana Cenin, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarında yürüttüğü yıkım ve zorla göçle yeniden yerinden oldu.
Şimdilerde Cenin'in güneydoğusundaki Ez-Zebabde kasabasında küçük bir odada yaşayan Hammad, "hayatının bitmeyen bir göç halkasından ibaret olduğunu" düşünüyor.
Çocukken yaşadığı ilk göçü dün gibi hatırlayan Hammad, köyden yürüyerek, korku ve kaos içinde ayrıldıklarını, köy köy gezerek en sonunda Cenin'e geldiklerini söyledi.
Uzun yıllar sonra Cenin Mülteci Kampı'nda ailesinin bir ev inşa ettiğini, çoluk çocuk ve torunlarla hep birlikte yaşamaya başladıklarını anlatan Hammad, kampın, kendileri için geçici anavatan haline geldiğini dile getirdi.
Hammad, İsrail'in Cenin'e yönelik saldırılarıyla yaşadıkları şoku şöyle anlattı:
"Hayatımızı rayına koyana ve bir düzene oturtana kadar çok yorulduk. Bir ev yaptık ve sonunda istikrarlı bir hayatımız olacağını sandık. Bir kez daha bunu yaşayacağımızı (tehcir) hiç düşünmemiştik. Nekbe bitti sanıyorduk ama yeni bir Nekbe yaşadık."
Atalardan torunlara miras kalan travma: Nekbe
İsrail ordusunun Batı Şeria'daki mülteci kamplarına yönelik saldırılarını artırmasıyla birlikte Filistinli ailelerin tıpkı 1948'de olduğu gibi korku içinde ve ateş altında yollara düştüğünü kaydeden Hammad, "Çocukları alıp evden çıkıyorduk. Bazıları arabalarında uyuyordu, bazıları da akrabalarının yanına gidiyordu." dedi.
Bir zamanlar 8 oğlu ve 4 kızıyla kampta (Cenin) hep birlikte yaşadıklarını ama şimdi ayrı yerlerde olduklarını söyleyen Hammad, bu manzaranın ona 1948'deki ilk göçte yaşadıkları kopukluğu hatırlattığını dile getirdi.
Hammad, "1948'de ailemiz ve akrabalarımız ayrı düşmüştü şimdi de çocuklarım ve torunlarım. Cenin Mülteci Kampı'nda yaşananlar, onlarca yıldır süregelen Nekbe'nin bir devamı. Yıllarca yeni bir hayat kurmaya çalışan Filistinliler birkaç ay içinde her şeyi kaybetti." diye konuştu.
"Çocuklarımız ve torunlarımız bizim yaşadığımızı yaşamaz sanıyorduk ama görünen o ki Nekbe hala devam ediyor." diyen Hammad, yaşı ilerlemiş olmasına rağmen hala kampa ve hatta ilk sürüldükleri yer olan köye dönme hayalini taze tuttuğunu dile getirdi.