Paul Tudor Jones enflasyona karşı Bitcoin'i seçiyor
Makro yatırımcı ve fon yöneticisi Paul Tudor Jones, Bitcoin'i "tartışmasız, var olan en iyi enflasyon güvencesi" olarak nitelendirdi. Jones, sabit arzı ve merkezi olmayan yapısını altınla kıyasladığı analizde Bitcoin'in en yüksek kıtlık değerine sahip varlık olduğunu savundu.
Tudor Investment'ın kurucusu ve baş yatırım yöneticisi Jones, salı günü yayımlanan bir podcast konuşmasında büyük piyasa hareketlerinin tipik olarak aşırı gerilmiş koşullarda, dengesizliklerin sürdüğü dönemlerde ya da politika yapıcıların hata yaptığı anlarda gerçekleştiğini vurguladı. Jones bu tür fırsatları "nakavt fırsatları" olarak tanımlıyor.
"Yani düşük sahiplenilmiş, düşük değerlenmiş, dengesizliğin had safhaya ulaştığı, insanların tembelleştiği bir şey arıyorsunuz. Ve o katalitik anı bekliyorsunuz." dedi.
Jones, Bitcoin'i ilk kez 2020 yılında merkez bankalarının para basımına karşı bir güvence olarak savunmuş ve varlıklarının yüzde 1 ila yüzde 2'sini Bitcoin'e yatırdığını açıklamıştı. Jones, 2020 yılında varlıklarının yüzde 1 ila yüzde 2’sini Bitcoin’e yatırdı. Bir yıl sonra bu oranı yüzde 5’e çıkardı. 2020’de büyük mali müdahaleler gerçekleşti ve en iyi enflasyon güvencesi olarak Bitcoin’i seçti.
Bitcoin'in altına neden üstün geldiğini arz kıtlığıyla açıkladı. Altının yılda birkaç yüzde oranında yeni arz ürettiğini belirten Jones, Bitcoin'de madencilik yapılabilecek toplam miktarın 21 milyon BTC tavanıyla sınırlı olduğunu ve bu rakamın 1 milyonun altına indiğini hatırlattı.
"Altın her yıl arzını birkaç yüzde artırıyor. Bitcoin'de madencilik yapılabilecek sonlu bir miktar var. Merkezi değil. Bu anlamda herhangi bir şeyin en yüksek kıtlık değerine sahip." dedi.
BİTCOİN İÇİN RİSKLER DE MASADA
Jones, Bitcoin'in enflasyon güvencesi olarak zayıf kalabileceği senaryoyu siber savaşı kapsayan "kinetik" bir çatışma ortamında gördü. "Elektronik olarak yönetmek zorunda olduğunuz her şey çöküyor, Bitcoin dahil." dedi.
Kuantum bilişimi ise uzun vadeli bir risk olarak öne çıktı. Jones, yapay zekanın bu hızda ilerlemesi halinde kuantum bilişimine ulaşılabileceğini ve o noktada herhangi bir sisteme sızılabileceğini söylerken bu riskin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin ve zamanlamasının belirsiz olduğunu da kabul etti.