Prof. İpşirli, NKÜ'deki Balkan sempozyumunda ulemanın 1878 sonrası tutumunu anlattı
3. Uluslararası Balkan Sempozyumu, NKÜ'de 'Osmanlı Döneminde Balkanlar'da Bilim ve Sanat' temasıyla sürüyor. Prof. Dr. Mehmet İpşirli, Osmanlı ulemasının Balkanlar'daki rolünü ve 1878 sonrası farklı tutumlarını anlattı.
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu devam ediyor.
Rektörlük Konferans Salonu'nda "Osmanlı Döneminde Balkanlar'da Bilim ve Sanat" temasıyla düzenlenen sempozyumda, Osmanlı ulemasının Balkanlar'daki rolü ele alındı.
İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet İpşirli, sempozyumda yaptığı konuşmada, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da uzun süre varlığını sürdürmesinde hanedanın, devlet görevlilerinin yanı sıra ulema ve dervişlerin de önemli katkıları olduğunu söyledi.
Ulemanın askeri seferlerde askerlerin moralini yüksek tutmaya çalıştığını, askerler ve yöneticiler arasında yaşanan anlaşmazlıkların çözümünde İslam hukuku ile Türk örf ve adetlerinden yararlandığını anlatan İpşirli, fetihlerin ardından müftülerin ve medrese görevlilerinin fetva ve vaazlarıyla toplumsal birlikteliğin korunmasına katkı sunduğunu ifade etti.
İpşirli, Osmanlı'nın Balkanlar'daki yaklaşık 600 yıllık varlığında ulemanın rolünün çeşitli akademik çalışmalara konu olduğunu dile getirerek, özellikle son dönemde yaşanan siyasi değişimlerin ulemanın faaliyetlerini anlamak açısından önem taşıdığını belirtti.
1878 Berlin Antlaşması'nın ardından Osmanlı yönetiminin bölgedeki gücünü kaybetmesi ve Bosna'da Avusturya-Macaristan yönetiminin başlamasıyla farklı yaklaşımların ortaya çıktığını belirten İpşirli, bu dönemde ulemanın tek tip bir tutum sergilemediğini söyledi.
İpşirli, bazı ulemanın yeni yönetime karşı sert bir tutum benimsediğini, bazılarının ise mevcut koşulları dikkate alarak Avusturya-Macaristan yönetimiyle iletişim kurulmasını savunduğunu belirterek, "Müslüman topluluk bundan zarar görmesin. Ama biz yine bu arada faaliyetlerimizi Osmanlı ile, özellikle İstanbul ile irtibatımızı kaybetmeyelim diyorlardı." ifadelerini kullandı.
Osmanlı'nın siyasi anlamda bölgedeki gücünün zayıflamasına rağmen ilmi ve dini ilişkilerin sürdüğüne dikkati çeken İpşirli, ulemanın medreselerde eğitim vermeye ve camilerdeki faaliyetlerine devam ettiğini aktardı.
İpşirli, bu dönemde yaşanan gelişmelerin ve ulemanın farklı tutumlarının incelenmesinin Balkanlar'ın tarihini anlamak açısından önemli olduğunu dile getirdi.